7 hasta sıra beklerken öldü

- Günde ortama 350 pozitif vakaya rastlandığı ve filyasyon ekiplerinin 40 bin kişiyi takip ettiği Batman’da hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde yer kalmadı.
SES Şubesi Eşbaşkanı Deniz Topkan, geçen hafta 7 kişinin yoğun bakım sırası beklerken yaşamını yitirdiğini söyledi.
Koranavirüs salgını konusunda 1 Haziran’a atılan ”normalleşme” adımlarıyla vaka sayısının en çok artığı beş kentten biri olan Batman’da sağlık sistemi felç oldu. Yetersiz önlemler nedeniyle kentte salgına yakalananlara her gün yenileri ekleniyor. Sınırlı sayıda test yapılabilen kentte artan vaka sayıları karşısında oluşan tepkiler üzerine yakın zaman önce test sayısı 700’e kadar yükseldi. Yapılan testlerin yarısı pozitif çıkıyor. Şimdiye kadar 15 bin kişinin testinin pozitif çıktığı kentte, 40 bini aşkın kişi filyasyon ekiplerinin takibi altında. Kentte artan vaka sayıları dolayısıyla pandemi hastanesi olarak hizmet veren Batman Bölge Devlet Hastanesi’nde yer kalmadı. Virüse yakalananlar da sağlık hizmetlerine erişme konusunda güçlüklerle karşı karşıya kalıyor.
Bir yurttaşın yaşadıkları
Hazal Açıkalın (47), 8 Ağustos’ta yaptırdığı testi pozitif çıktı ama hastanede yer olmadığı için evine toplu taşıma aracıyla dönmek zorunda kaldı. Karantinada bulunan Açıkalın, önceki gün fenalaşınca Petrol Mahallesi’nde bulunan ikamet adreslerindeki en yakın aile hekimine başvuruda bulundu. Aile hekimi onu hastaneye yönlendirdi. Bunun üzerine ailesi Bölge Devlet Hastanesi’nin yoğunluğunu göz önünde bulundurarak Açıkalın’ı özel bir hastaneye götürmek istedi. Aranan özel hastane ambulans isteğine olumsuz yanıt verince eşi İsmet Açıkalın, 112’den ambulans talep etti. Adrese gelen ambulanstaki sağlık ekipleri, Kovid-19 hastasını özel hastaneye değil, yalnızca Bölge Devlet Hastanesi’ne götürebileceklerini belirtti. Bunun üzerine İsmet Açıkalın’ın aradığı Batman Valiliği yetkilileri kendisini Sağlık İl Müdürlüğü’ne, onlar da kriz masasına yönlendirdi fakat sonuç çıkmadı. Açıkalın, sonrasında yaşananları şöyle anlattı: “Ben de eşimi ambulansa koyarak bekledim ve video çektim. Eğer eşimi götürmezseniz bu görüntüleri basına vereceğim demem üzerine önce polisi arayacaklarını belirttiler, ardından hastaneye bizi getirdiler. Neden hastalarımızı hastanelere götürmüyorlar. Bölge Devlet Hastanesi ağzına kadar dolmuş oraya gitmek istemiyoruz.”
Batman’da sağlık sisteminin çöktüğünü anlatan Açıkalın, tepkisini ”Biz kendi imkanlarımız ile hastaneden döndük. Ne yapalım hastaneye giderken toplu taşıma mı kullanalım” diyerek gösterdi.
Testlerin yarısı pozitif
Kentte vaka sayısındaki artışı değerlendiren Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Batman Şubesi Eşbaşkanı Deniz Topkan, kentte testlerin özel bir hastane ve Sağlık İl Müdürlüğü’nün kurmuş olduğu iki laboratuvarda yapıldığını, günlük yapılan test sayılarında değişimler olsa da yapılan testlerin ortalama yüzde 50’sinin uzun süredir pozitif çıktığını ifade etti. Resmi kurumların pandemiye halen ‘biz biliriz’ tavrı ile yaklaştığını dile getiren Topkan, ”Batman’da 500 kadar insanın öldüğü ifade ediliyor ve buna ilişkin bugüne kadar İl Sağlık Müdürlüğü’nden veya valilikten bir tekzip gelmiş değil. Bu da durumun ne kadar ciddi olduğunu gözler önüne seriyor” diye konuştu.
40 bin kişi takipte
Filasyon ekiplerinin, kentte 40 bine yakın kişiyi takip ettiği bilgisini paylaşan Topkan, şunları dile getirdi: ”Kentte 3 bin 500 sağlık çalışanı bulunuyor, bunlardan 700’ünün testi pozitif çıktı bugüne kadar. Durum böyle olunca sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunu gözler önüne serecek bir rakamdır. Kentteki yoğun vaka artışı nedeniyle sağlık sistemi yetersiz kalıyor. 350 yataklı hastane 450’ye çıkarılmasına rağmen halen yetersiz. Özel hastanelerde de yoğunluk var. Kentte yapımı 8 yıldır devam eden bir kadın doğum hastanesi var. Ağustos’ta biteceği ifade edilmişti, bitirilmedi. Bir an önce bitirilerek burası pandemi hastanesine çevrilmelidir. Öte yandan eski devlet hastanesi binası da yerinde duruyor. Halk sağlığı için bunun da pandemi hastanesine çevrilebilir”
SES Şube Eşbaşkanı, kentte geçtiğimiz hafta içinde yoğun bakım ünitesi sırası beklerken 7 kişinin hayatını kaybettiğini paylaşarak, yetkili kurumlara doğru önlemler alınması çağrısında bulundu.
Amed’de hastaneleri kilitledi
Amed’de ise her gün yaklaşık bin 200 test yapılıp 500 ila 600’ünün pozitif çıktığı, artan vaka sayısının ise hastaneleri kilitlediği açıklandı.
Saadet Partisi (SP) Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan, kentte koronavirüs (Kovid 19) vakalarındaki artışa ilişkin partilerinin İl Örgütü binasında basın toplantısı düzenledi. Salgına dair tedbirlerin gevşetilmesinden kaynaklı vaka sayısının gün gittikçe endişe verici şekilde arttığını söyleyen İl Başkanı Bozan, kentte günde yaklaşık bin 200 test yapıldığını, bu testlerden yaklaşık 500 ila 600’ünün pozitif çıktığını, artan vaka sayısının ise hastaneleri kilitlediğini ve iki pandemi hastanesinin dolduğunu ifade etti.
Yanıt bekleyen sorular
Ağır vakaların dışında vatandaşların evlerine gönderildiğini belirten Bozan, bazı sorulara cevap beklediklerini ifade etti:
* Vaka sayılarının artması ihtimaline karşı bu güne kadar öğrenci yurtları, benzeri devlet binaları ile geniş alanlara sahip yerler sahra hastanesi olarak neden hazırlanmadı?
* Kendisinden şüphelenen vatandaş hastaneye gittiğinde test yapılmıyor, gidin belirtileri olsa gelin denildiği doğru mudur?
* Sağlık Bakanlığının gönderdiği gizli bir yazı ile ‘vaka sayısının fazla görünmemesi için zaruri olmadıkça test yapılmaması’nın istendiğine dair aldığımız duyum doğru mu?
Gerekli hazırlık yapılmadı
Bozan, vaka sayısının hızlı artmasının nedenlerine de değindi. Bozan, “Test sonucu iki üç günde ancak belli olduğu için bu arada vatandaşımız evine, iş yerine, ziyaret veya çarşı pazara giderek alışverişini yapıyor, şayet pozitifse bulaştırmaya devam ediyor. Diğer yandan testi pozitif çıkan vatandaşlar ağır vaka değilse eve gönderiliyor. Bu kişiler, toplu taşımada, market, bakkal veya manava giderse bulaştırmaya devam ediyor demektir. Halbuki bugüne kadar sahra hastaneleri hazırlanmış olsaydı, test sonucu pozitif çıkan bütün vatandaşları eve göndermek yerine, buralarda yatırılsaydı bu kadar bulaşma elbette olmayacaktı” dedi.
Yoğun bakımlarda yer yok
Kayseri’deki durumla ilgili de Kayseri Tabip Odası eski Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Per çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kayseri’de günlük vaka sayısının 600-700’lerde olduğunu kaydeden süren Hüseyin Per, sosyal medya hesabında şu ifadelere yer verdi: “Korona ile ilgili yoğun bakımlar doldu. Acillerde yoğun bakım hastaları yatmayı bekliyor. Günlük 600-700 yeni korona vakası sistemi tıkadı. Merak edenler acilleri gezebilir. Çarşı pazar gezmekle olmuyor. Acillere bekliyoruz. Şimdi değilse kısıtlamalar ne zaman yapılacak?”
İstanbul’da tüm bölgelere yayıldı
Salgınıyla mücadelede alınan “normalleşme” kararı sonrası vaka ve ölüm oranlarında ciddi bir artışa neden olduğunu söyleyen İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip de “Milyonlarca öğrencinin katıldığı büyük sınavlar yapıldı. Çok ciddi sirkülasyon oldu. Bu arada İstanbul çok yoğundu. İstanbul’da hastalar yoğundu, buradan çıkışlar kontrolsüz yapıldı. Bu nedenle hastalık bütün bölgelere yayıldı. Bir takım kredilerle turizm teşvik edildi. Ayrıca Ayasofya’nın açılışı gibi büyük kalabalıkların bir araya geldiği ortamlar oluştu” şeklinde konuştu.
Başarı algısıyla rehavet oluştu
İktidarın salgınla mücadelede çok başarılı oldukları imajı yaratma çabasının halkta “her şey kontrol altında” algısını yarattığı ve bunun da rehavete yol açtığını vurgulayan Prof. Saip, iktidarın ve halkın ortada ciddi bir sorun olduğunu anlaması ve gereken tedbirleri alması gerektiğini ifade etti.
Test sayıları kuşkulu
Son günlerde Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan verilerde test sayısının 92 binlere ulaştığı ifade edilse de bu konuya ilişkin endişelerini paylaşan Prof. Saip, şöyle devam etti: “Bu testler kime yapılıyor, bunu bir dökümü lazım. Aynı kişilere tekrar tekrar test mi yapılıyor. Biz bunu bilmiyoruz. Sayıyı arttıran ve kabartan şey gerçekten temaslılar ve temaslıların takibi mi, bunların detaylarını bilmiyoruz. Günlük 92 bin testin dağılımını bilmiyoruz.”
Devlet hastaneleri ödeme yapmıyor
Kamu hastanelerinin, ilaç dışı tıbbi malzemeyi ihale yasası kapsamında tedarik ettiği özel sektöre aylardır ödeme yapamaması, hastanelerin ekonomik olarak iflas noktasına geldiğini gösterdi.
Salgınla mücadelede etkin rol oynayan kamu hastanelerinin ekonomik olarak gerekli bütçe verilmediği için tıbbi malzeme ticareti yapan pek çok özel şirkete borçlu olduğu ortaya çıktı. Ödeme alamayan firmalar çareyi iktidara mektup yazmakta buldu. Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler’in imzasıyla Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya yazılan mektupta, kamu hastanelerinin ilaç dışı tıbbi malzeme, protez ve laboratuvar ekipmanını ihale yasası kapsamında özel sektör aracılığıyla tedarik ettiği anımsatıldı. Mektupta, “Ancak uzun süredir söz konusu tedarik zincirinde baş gösteren birtakım problemler, kentimizde faaliyet gösteren 150’ye yakın üyemizi; daha da önemlisi son derece stratejik bir sektörü faaliyetlerini sürdüremez noktaya getirmiştir” denildi.
Mektupta, medikal ürün ve hizmet ticareti yapan firmaların Kamu İhale Yasası kapsamında açılan ihalelere katıldığı ve bu kapsamda 120 ile 200 gün arasında değişen sürelerde ödemelerini aldıkları ifade edildi. “Ancak son 6 aylık süreçte Eskişehir’de faaliyet gösteren kamu hastanelerimiz, ilgili üyelerimizin 120-200 günde alması gereken ödemeleri ne yazık ki 400 günü aşan belirsiz sürelere uzatmaktadır” denilen mektupta, son 6 aydır çözümsüz bir duruma gelen söz konusu durumun; bir sektörün faaliyet gösteremez hale gelmesine sebep olacak ölçüde ciddi boyutlara ulaştığı ifade edildi.
Resmi rakam bile artıyor
Türk Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Sağlık Bakanlığı’nın verilerini paylaştı. Koca, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da koronavirüsü nedeniyle 24 kişinin daha hayatını kaybettiğini, bin 502 yeni vaka tespit edildiğini açıkladı. Böylece hayatını kaybedenlerin sayısı 6 bin 163’e, hasta sayısı 261 bin 194’e yükseldi.













