• AKP, yayın organlarından Türkiye gazetesi üzerinden servis ettiğine göre; MHP'nin de destek verdiği Rêber Apo'ya hukuki statü yerine, şartların esnetilmesini ve yeni iletişim kanallarının açılmasıyla yetiniyor.

 

AKP, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında atılması gereken yasal adımlar ile diğer idari düzenlemeler, zamanlama ve 'statü' konusundaki işgüzarlıktan vazgeçmiyor.

AKP'nin yayın organlarından Türkiye gazetesinde servis edilen 'kulis haber’e göre; AKP, silah bırakmadan yasal bir düzenleme yapılmasını riskli görüyor. Bu konuda AKP içinde farklı görüşler de dile getiriliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan toplantılarda yasal düzenlemelerle ilgili çalışmaların silah bırakma ile eş zamanlı yürütülmesine yönelik değerlendirme yapıldı. AKP’deki ağırlıklı görüş, PKK’nin somut olarak silah bıraktığının tespit edilmeden herhangi bir adım atılmaması yönünde.

Eğitim veriliyormuş!

AKP kaynakları, süreçle ilgili hukuki bir çerçevenin belirlenmesi için örgütün atacağı adımlara dair somut gelişme olmadığını, tam tersine tahkimatı artırdıklarını savunuyor. AKP kaynakları, "Silah depolarını, mağaraları boşaltmıyorlar. Bazı mağaralara silah takviyesi yapılmış. Eğitim veriliyor. Bunlar ortadayken ne için yasa çıkaracağız? Silah bırakmadan biz ihtimaller üzerine yasa yapmayız” dedi.

Pişmanlık yasasına atıf

DEM Parti tarafından gündeme getirilen, geçen yıl silah bırakan grubun hukuki bir düzenleme olmadığı için Türkiye’ye gelemedikleri tespitine karşın AKP, mevcut etkin pişmanlık/eve dönüş düzenlemesine atıf yaparak, “Şu anda mevcut kanunlarımız buna elveriyor. Silah bırakmışsa, suça karışmamışsa, Türkiye’ye gelmek istiyorlarsa gelsinler. Suç yoksa ceza da yoktur, ancak örgüt tümden silah bırakıp, sahada da bunu somut olarak görürsek elbette çerçeve bir yasa çıkarılacaktır” görüşünü dile getirdi.

Statü verilemez

DEM Parti’nin gündeme getirdiği, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de destek verdiği Rêber Apo'ya hukuki statü tanınması önerisi ise AKP'de olumlu karşılanmıyor. AKP yönetimi, ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm olan birisine hukuki bir statü verilmesinin mümkün olmayacağını ve bu konuda bir ayrıcalık tanınamayacağını ileri sürüyor. AKP, ara formüller üzerinde ise değerlendirme yapılabileceğini dile getiriyor. Ara formülden kasıt ise şöyle izah ediliyor: Hukuki bir statü yerine, Öcalan’ın İmralı’daki şartlarının esnetilmesinin, Kandil’le doğrudan iletişim kurabilmesinin ve gazeteciler, akademisyenler gibi toplumun farklı kesimleri ile görüşmeler yapabilmesinin önünün açılması. ANKARA

***

 

Erdoğan ile görüşme talebi

Siyasi partileri ziyaret eden Barış Anneleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek istiyor.

Barış Anneleri Meclisi, Anneler Günü dolayısıyla CHP, DEVA Partisi, Gelecek Partisi, MHP, AKP ve Saadet Partisi ile Ankara’da gerçekleştirdikleri görüşmelere dair yazılı açıklama yaptı. Görüşmelerin Barış ve Demokratik Toplum Süreci açısından önemli ve umut verici geçtiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Görüşmeler boyunca dile getirdiğimiz temel talepler; siyasi ve hukuki adımların atılması, cezaevinde hükümlü bulunan Abdullah Öcalan için ‘umut hakkı’nın (koşullu salıverilme imkanı) uygulanmasını hukuki bir zorunluluk ve barış sürecinin parçası olarak talep ettik. Diyalog yollarının açılmasını, demokratik çözüm zemininin güçlenmesini ve görüşme kanallarının önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Devlet Bahçeli ve Sayın Abdullah Öcalan ile görüşme taleplerimizin de halen baki olduğunu ifade ettik.”

***

Hukuksuzluk giderilebilir

Wan Baro Başkanı Sinan Özaraz, "Meclis’in kanuni çalışma noktasında adım atması gerekiyor" dedi. 

MA'ya konuşan Özaraz, 'umut hakkı'nın sürecin çok öncesinde konuşulan ve tartışılan bir konu olduğunu anımsatarak, “AİHM, 25 yıldan sonra kişilerin cezaevindeki devamlılığını bir denetim mekanizmasına bağlanması gerektiği ifade eder. 'Umut hakkı’ sadece Sayın Öcalan ile ilgili bir durum değildir, diğer yurttaşlar için de bu hakkın uygulanmasıdır. Bu hukuksuzluğu ortadan kaldırmak için de gerekli adımların derhal atılması gerekir. TBMM’de bir kanuni düzenleme -ki özelikle bu hukuksuzluğu ortadan kaldıracak düzenleme- İnfaz Yasası'nın 107. maddesi ve geçici 2. madde, yine TMK'da değişiklikle mümkün olabilecektir. Meclis'in kanuni çalışma noktasında adım atması gerekiyor. Hukukçuların da beklentisi Meclis’in atacağı bu adımdır” dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin statü açıklamalarına dikkat çeken Özaraz, “Hangi sıfatla o süreci yürüttüğünüzün kamuoyunda netleşmesi gerekiyor. Sayın Bahçeli’nin de yapmış olduğu açıklama bu minvaldeydi. Bu süreci yürüten Sayın Öcalan’ın statüsünü belirlemek durumundayız” diye konuştu.

***

Rêber Apo'nun yeri değişmedi

Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Mazlum Dinç, Rêber Apo'nun tutulduğu yerin değişmediğini söyledi.

Rêber Apo'nun vasisi de olan Dinç, ANF'nin soruları üzerine şunları paylaştı: "Sayın Öcalan, mevcut süreç başladığında kaldığı oda hangisi ise şu anda da aynı yerde kalıyor, yani bir farklılık söz konusu değil. Yanındaki siyasi tutsaklar da tek kişilik ayrı hücrelerde tutuluyor. Süreçten önce hafta içi her gün birer saat bir araya gelebiliyorlardı. Süreç başladığından bu yana gün içinde biraz daha fazla bir araya gelebildiklerini biliyoruz."