• HTŞ rejiminin çeteleri, Humus’ta en az 300 Alevi sivili “motosikletli suikastlarla” katletti. Aleviler, “her an hedef olabiliriz” korkusuyla yaşarken, özellikle kadınlar ve gençler tedirgin. Göç etmeyi düşünenlerin sayısı artıyor.
  • En az 88 Alevi de 5 ay içinde katledildi. SOHR, Humus’ta 49, Lazkiye’de 13, Hama’da 7 ve Tartus’ta 4 kişinin katledildiğini belgeledi. Ayrıca Hama’da çetelerin eliyle uyuşturucu ticareti yaygınlaştırılıyor ve kadınlar fuhuşa zorlanıyor.

 

Heyet Tehrir El Şam (HTŞ) ve 12 farklı çete yapılanması, Aralık 2024’te Suriye’de yönetimi ele geçirir geçirmez kıyı kentlerinde Alevi avına çıktı. Mart ayında Humus, Hama, Lazkiye, Tartus, Banyas ve Ceble gibi Alevilerin yoğunluklu yaşadığı bölgelerde sistematik saldırılara başladı, katliamların üzerini örtmek için “mezhepsel gerilim” kılıfını kullandı. Saldırılarda en az bin 500 kişi katledildi, binlerce kadın kaçırıldı ve binlerce kişinin akıbeti bilinmiyor.

Şam, Halep, Lazkiye ve Dêrazor’un kesişim noktası olan Humus’ta HTŞ rejiminin işlediği suçlar alarm veriyor. BAAS rejiminin düşmesinin ardından yönetimi ele geçiren HTŞ rejimi, Humus ve çevresinde en az 300 sivili “motosikletli suikastlarla” katletti. Yüzü maskeli ve motosikletli silahlı çeteler, mahallelerde Alevileri yakın mesafeden hedef alarak katlediyor, ardından hızla uzaklaşıyor.

L’Orient-Le Jour, Enab Baladi, Syrian Observatory for Human Rights (SOHR) ve Syrians for Truth and Justice (STJ), katillerden hiçbir şekilde hesap sorulmadığına işaret ediyor.

Katliamlardan biri, 18 Şubat 2026 akşamı Akrama Mahallesi’nde yaşandı. 24 yaşındaki Khidr (Khodor) Karakeet ve nişanlısı Nada Salem, evlerine dönerken motosikletli iki maskeli kişi tarafından vuruldu. Khidr olay yerinde, Nada ise hastanede hayatını kaybetti. Çiftin evlilik hazırlığı yaptığı belirtiliyor. Yine Ocak ayında Al-Kindi Hastanesi’nde doktor, hemşire, mühendis ve şoför olarak çalışan dört kişi araçlarına bindiği esnada motosikletli çeteler tarafından katledildi.

Sistemli saldırı dalgası 

İnsan hakları raporlarına göre Humus’ta sadece 2026’nın ilk iki ayında en az 30 sivil bu yöntemle katledildi. Toplam rakamın ise 300’ü aştığı ifade ediliyor. Katledilenler arasında öğretmenler, doktorlar, öğrenciler, esnaflar da bulunuyor.

STJ raporunda bu katliamlar “mobil öldürme” (mobile killings) olarak tanımlanırken, katilerin “güvenlik noktalarını” aşarak mahallelere girebildiği ve kaçabildiği belirtiliyor. Colani’nin (Ehmed El Şara) başında olduğu HTŞ rejimi ise katliamları “bireysel suçlar” olarak nitelendirip hiçbir önlem almıyor ve katilleri açıkça koruyor.

Hiç kimse güvende değil

Humus’un çok dinli yapısı, saldırı dalgasıyla daha da kırılgan hale geldi. Alevi aileler arasında “her an hedef olabiliriz” korkusu hâkim. Kadınlar ve gençler özellikle tedirgin. Bazı aileler göç etmeyi düşünürken, kalanlar ise gece sokağa çıkma yasağı ve motosiklet yasağı gibi tedbirlerin yetersiz olduğunu söylüyor.

Öte yandan SOHR, 2026’nın başından bu yana en az 88 Alevinin benzer saldırılarda katledildiğine işaret etti. Humus’ta 6’sı kadın ve biri çocuk olmak üzere 49, Lazkiye’de 13, Hama’da 7 ve Tartus’ta 4 kişinin katledildiğini belgeledi.

Hama’da durum tehlikeli 

Hama’ya ayrıca işaret eden SOHR, mülklere el konulması ve suç oranlarının arttığını vurguluyor. Özellikle Türkiye’deki çok sayıda mültecilerin dönüşünün ardından mülklere el koyma suçları yoğunlaştı. Çünkü dönen mültecilere evleri verilmiyor ve sorun çözülemiyor.

Sukaylabiye ilçesinde yer alan Sahl Al-Ghab (Gab Ovası) olarak bilinen bölgede durum “endişe verici” ve “tehlikeli” olarak belirtiliyor. Çetelerin eliyle uyuşturucu ticareti yaygınlaştırılıyor ve kadınlar fuhuşa zorlanıyor. Aynı zamanda cinayet suçları rutin hale gelirken, SOHR, yasal hesap verilebilirlik mekanizmasının derhal devreye konmasını aksi halde yeni bir felaketle karşılaşılabileceği uyarısını yapıyor.

Bir haftada 41 kişi katledildi

Colani’nin adil bir yargılama mekanizmasını devreye koymaması, uluslararası denetimin eksikliği ve çete rejimine verdiği destek ülkede büyük bir güvenlik krizine neden oluyor. Geçtiğimiz hafta ülkenin farklı bölgelerinde 8’i çocuk ve 5’i kadın olmak üzere en az 41 kişi yaşamını yitirdi. Cinayet, savaş kalıntılarının patlaması ve aşiretler arasındaki çatışmalar başlıca ölüm nedenleri olarak belirtildi. HABER MERKEZİ