• İzlandalılar, Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılması için yapılan referandumda "Hayır" dedi.

 

İzlanda'da Avrupa Birliğine (AB) katılım müzakerelerinin başlatılmasının oylandığı referandumdan "hayır" sonucu çıktı. Oy verme merkezleri Cumartesi günü yerel saatle 22.00'de kapandı ve Pazar günü erken saatlerde kısmi rakamlar ortaya çıkmaya başladı.

Oylama ile, ülkede uzun süredir tartışılan AB üyeliği ikinci kez gündeme gelmiş ve yeniden rafa kalkmış oldu. Oylamada seçmenlere "İzlanda, Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerine yeniden başlamalı mı?" şeklinde basit bir "evet" ya da "hayır" sorusu yöneltildi.

Referandumda, AB ile müzakerelerin yeniden başlatılmasına karşı çıkanların oranı yüzde 52,8, destekleyenlerin oranı ise yüzde 47,2 oldu.

Referandum süreci

ABD Başkanı Donald Trump, "soğuk ve kötü konumlanmış bir buz parçasına" talip olduğunu söylediğinde İzlandalıların endişelenmek için haklı sebepleri vardı. Zira, Trump’ın kastettiği "buz parçası" aslında Grönland olsa da bu ısrarlı açıklamalarında tam dört kere yanlışlıkla "İzlanda" demişti.

Trump'ın gafları ve komşu toprak parçası Grönland'ı işgal etme yönünde yaptığı ısrarlı açıklamalarının ardından yaklaşık 270 bin seçmenin bulunduğu ülkede AB'ye "evet" mi "hayır" mı sorusu soruldu. 

İzlanda'nın AB ile ilişkileri nasıl?

NATO üyesi İzlanda, AB'nin mal, hizmet, sermaye ve kişilerin serbest dolaşımına dayalı ortak pazarına dahil ve aynı zamanda Schengen bölgesinin de bir parçası. Üyeliğe karşı çıkanlar, 1944 yılında Danimarka'dan bağımsızlığını kazanan İzlanda'nın, Avrupa entegrasyonunun sağladığı avantajlardan herhangi bir dezavantaja katlanmaksızın yararlandığını savunuyor.

Temel endişe balıkçılık

Öte yandan balıkçılık ülkenin kültürel kimliğinin önemli bir parçası. Kuzey Atlantik'teki zengin balıkçılık sahaları, İzlanda'nın AB üyeliği tartışmalarının en önemli başlıklarından biri oldu. Ülkede, AB'nin Ortak Balıkçılık Politikası'na dahil olunması hâlinde İspanya, Hollanda ve diğer üye ülkelerin balıkçı filolarının İzlanda sularında avlanabileceği endişesi hâkimdi.

"Evet" kampanyası neyi savundu?

“Evet” oyu ile AB üyeliğini savunanlar ise meseleye, ittifakların değiştiği ve güvenlik risklerinin arttığı, hızla dönüşen bir dünya perspektifinden bakıyordu.

AB'ye katılımı destekleyen Dışişleri ve Savunma Bakanı Thorgerdur Katrin Gunnarsdottir, oylama öncesi yaptığı bir açıklamada, İrlanda, Finlandiya ve Lüksemburg gibi küçük ülkelerde insanlara egemenliklerini yitirip yitirmediklerini sorduğunda kendisine "aklını yitirmiş gibi baktıklarını" söyledi. Bakan, tam tersine bu ülke vatandaşlarını AB üyeliğinin kendilerini daha da güçlendirdiğini savunduğunu aktardı.

İzlanda'nın ilk girişimi değil

İzlanda'da borç yükü altındaki bankacılık sektörünün 2008 küresel mali krizi sırasında çökmesinin ardından 2009 yılında dönemin hükümeti AB üyeliği için başvuruda bulunmuştu. Ancak o dönem üyelik kararı halk oylamasına sunulmadı. Merkez sağ bir hükümetin iktidara gelmesinin ardından da üyelik müzakereleri 2013 yılında askıya alındı ve 2015'te resmen sona erdirildi.

Başbakan Kristrun Frostadottir liderliğindeki mevcut merkez sol koalisyonun ise AB üyeliği konusunda halk oylamasını savunan bir programla 2024 yılında iktidara gelişinin ardından üyelik yeniden gündeme geldi.

Trump'ın Grönland tehdidi

Hükümet aslında üyelik referandumunu şimdi düzenlemek istemiyordu. Ancak Trump'ın, Danimarka'ya bağlı özerk bölge Grönland'ı işgal tehditleri üzerine oylama öne çekildi.

Dışişleri Bakanı Gunnarsdottir, Trump'ın konuşmasında birkaç kez Grönland yerine İzlanda demesinin ardından, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın İzlandalı yetkililere başkanın aslında Grönland'ı kastettiği yönünde "güvence verdiğini" söylemişti. Diğer yandan ABD'nin İzlanda'nın başkenti Reykjavik'e yeni atanan Büyükelçisi William Long'un İzlanda'nın ABD'nin 52'nci eyaleti olacağı ve kendisinin de eyaletin valiliğini yapacağı yönünde yaptığı şaka da yakın dönemde tepkileri artırdı. REYKJAVIK