- Türkiye ekonomisindeki altüst oluşa karşı ancak örgütlenerek karşı çıkılabileceğini söylelen iktisatçı Mustafa Sönmez, "Bu bir sermaye krizidir. Bundan olumsuz etkilenmemek için önerim her düzeyde örgütlenme ve dayanışmadır” dedi.
İktisatçı Mustafa Sönmez, döviz kurunda yaşanan artışlarla enflasyonun yüzde 60 oranında artacağını ve Haziran'dan sonra yeni bir zam dalgası beklediklerini söyledi.
Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimler öncesi 19,57 liradan işlem gören dolar, seçimler sonrası her güne rekorla başlayarak 24 liraya dayandı. Dolardaki yükseliş ve piyasalara yansımasını değerlendiren iktisatçı yazar Mustafa Sönmez, dolar kurundaki artışı “sermaye krizi” olarak nitelendirdi ve bu durumun enflasyona etkilerinin yeni zam dalgalarına neden olacağını söyledi.
MA'dan Esra Solin Dal'a konuşan Sönmez, 28 Mayıs ikinci tur seçimlerinden önce dolar kurunun beklenenin altında olduğunu hatırlatarak, döviz kurlarının aşağıya doğru bastırıldığını söyledi. Döviz kurlarının yükselmesiyle beraber ithalat ve ihracattaki ürünlerde artış yaşandığına dikkat çeken Sönmez, bunun yüksek enflasyona neden olduğunu kaydetti. Döviz ve faiz fiyatlarının bastırılmasından kaynaklı yabancı sermayenin Türkiye’ye girmediğini ifade eden Sönmez, çarkların dönmesi için mutlaka yabancı sermayeye ihtiyaç olduğunun altını çizdi.
Yabancı sermaye senaryosu
Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanlığına getirilmesindeki amacın yabancı sermayeye güven olduğunu belirten Sönmez, “Yabancıların gelmesi için doların fiyatı yükseltildi. Bir yandan dövizin fiyatını arttırarak bir yandan da içeride faizleri arttırıp yabancı girişi sağlamayı amaçlıyorlar. Eğer bu hamleyle yabancı girişleri sağlanırsa, içerde dövizin bollaştığı ve yavaş yavaş doların düşeceği umuluyor ama bu sadece bir senaryo tabi” dedi.
Yüksek enflasyon dalgası
Mehmet Şimşek'in göreve gelmesiyle yaptığı ilk açıklamada “rasyonel zemin” vurgusunu hatırlatan Sönmez, şöyle devam etti: “Bu uygulama, başlangıçta enflasyonun düşürmesini getirmeyecek, tam tersine yeni bir enflasyon dalgası yükselecek. Çünkü dolar 25 TL olduğu takdirde ithal olan her şeyin maliyeti artacak. Maliyet arttığı için de yüksek enflasyon göreceğiz. İçeride faizler arttığı için kredi maliyetleri yükselecek, firmalar kredi kullanmakta zorlanacak. Tüketiciler kredi kullanmakta zorlanacak, dolayısıyla talep düşecek. Talep düştükçe de ekonomi durgunluğa girecek. Bir taraftan yüksel enflasyon, bir taraftan da durgunluk olacak. Malların fiyatı artacak ve insanların bu malları alacak gelirleri olamayacak. Kısacası durgunluk içinde enflasyon olacak.”
Alt tabaka ödeyecek
“Şimşek’in politikalarının gerçekleşmesi için önce bir altüst oluş gerekir, bunun için de birilerinin maliyet ödemesi gerekiyor” diyen Sönmez, bunun bedelini toplumun alt tabakasının ödeyeceğini söyledi. Bu düzene ayak uyduramayan firmaların iflas edeceğini kaydeden Sönmez, iflas etmeyenlerin ise zor durumda kaldıkları için işçileri çıkaracaklarının belirtti. Bunun yanı sıra çok fazla bütçe açıkları olduğuna dikkat çeken Sönmez, “Bu bütçe açıklarını daraltmak için yeni vergiler getirecekler, harcamalarda kısıtlamalar yaşanacak, bu da alt gelirli kesimleri etkileyecek. Firmalar arasında da şartlara ayak uyduramayan, yeni kredi çekmeye gücü yetmeyen birçok firma, küçük balıklar olarak büyük balıklara yem olacaklar” dedi.
Bu bir sermaye krizi
Türkiye ekonomisinde yaşananları “sermaye krizi” olarak nitelendiren Sönmez, şunları söyledi: “Bu krizden en çok alt sınıflar etkilenecek. Buna karşı alt sınıfların çalıştıkları yerlerde sendikalarda örgütlenerek, tüketici örgütleri olarak harekete geçebilirler. Bu altüst oluşa karşı ancak örgütlenerek karşı çıkabiliriz. Bu bir sermaye krizidir. Sermaye krizine emek alanları model önermezler, sadece bundan olumsuz etkilenmemek için ne yapılması gerektiğini söylerler. Benim de önerim her düzeyde örgütlenme ve dayanışmayı geliştirmeliler.”
Faizler yükselecek
Faizlerin yükseleceğini kaydeden Sönmez, şöyle konuştu: “Bu yükselişin sağlanması için yabancı sermayeye bir kazanç olduğuna dair işaret vermeleri gerekir ki gelsinler. Bu iş biraz deneme, yanılmayla olacak. Enflasyon, özellikle doğalgaz fiyatlarının seçim jesti olarak sıfırlanmış olmasından dolayı şu anda TÜİK verilerinde yılda yüzde 40’larda duruyor ve bu aslında manipüle edilmiş bir rakamdır. Dolar fiyatlarındaki artışla beraber yeni bir zam dalgası Haziran’da yaşanmaya başlandı ve devam edecektir. Dolayısıyla önümüzdeki aylarda yüzde 50-60’ları bulan bir enflasyon görebiliriz. Dediğimiz gibi bir operasyondur, senaryoda yazıldığı gibi gerçekleşip gerçekleşmesini takip etmek lazım. Bu senaryodan etkilenecek alt kesimleridir.” İSTANBUL
*****
Erdoğan Şimşek'i işaret etti
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, faiz politikasına ilişkin, "Hazine ve Maliye Bakanı'mızın adımlarını süratle, rahatlıkla Merkez Bankası'yla atmasını kabullendik" dedi.
Erdoğan, Kıbrıs'ın kuzeyi ve Azerbaycan ziyaretleri ardından Türkiye'ye dönüşte uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, yeni dönemde ekonomi politikalarıyla asgari ücret ve memur maaşlarındaki zam oranlarına ilişkin soru üzerine şunları söyledi: "Bazı arkadaşlar 'Cumhurbaşkanı faiz politikalarında ciddi bir değişime mi gidiyor' gibi bir yanılgının içine düşmesin. Ben burada aynıyım ama Hazine ve Maliye Bakanı'mızın şu andaki düşüncesi noktasında, biz tabii kendisine burada atacağı adımları süratle, rahatlıkla Merkez Bankası ile atmasını kabullendik, hayırlı olsun dedik ve bu şekilde de enflasyonu tek haneye düşürmekteki kararlılığımızı da bildirdik. Bunu neye dayanarak söylüyoruz? Biliyorsunuz başbakanlığım döneminde biz (enflasyonu) tek haneye düşürdüğümüzde faiz 4,6'ydı, enflasyon da 6,2'ydi. O zaman yine bu işleri beraber yaptık ve şimdi de Sayın Bakanımıza bunları söyledik, aynı şekilde bunu birlikte yapmalıyız. Biz o zaman 'düşük faiz, düşük enflasyon' teorisiyle çalıştık. Şimdi de aynı anlayışla çalışıyorum, aynı düşüncedeyim ve bu şekilde bunu başarabiliriz diye inanıyorum."
*****
Bir torba una 150 lira zam
Seçimden sonra 50 kilogramlık un torbasına yaklaşık 150 lira zam yapıldı.
Seçimler sonrası döviz kurunun yükselmesi, akaryakıta gelen zamlarla birlikte gıda ürünlerine de büyük zamlar yapıldı. Bu ürünlerin başında ise halkın temel tüketim ürünü olan un geliyor. Wan’da seçimden önce 400 lira olan 50 kilogramlık un, seçimden sonra gelen zamlarla 550 liraya yükseldi. Un satan esnaflardan Hüsamettin Dumanlıdağ, Un torbasının fabrika satış fiyatının 520 lira olduğunu, esnaf olarak 550 TL’ye satmak zorunda kaldıklarını vurguladı. Zamlar sonrası satışlarda ciddi bir düşüş olduğunu ifade eden Dumanlıdağ, “Buğday fiyatları açıklandıktan sonra birden bire fabrikalar un fiyatlarını yükseltiler. Böyle devam ederse fiyatlar 600 TL’yi geçer. Seçimden önce düşüş vardı. Seçimden sonra tekrar yükselişe geçti. Zamlardan önce günde ortalama 20 ile 30 torba arasında satıyorduk ama şimdi azaldı” dedi.
Ekmeğe de yansıyacak
Zamların kısa süre sonra ekmek fiyatlarına yansıyacağını dile getiren Dumanlıdağ, “Özellikle zamlar tandır ekmeğini çok etkileyecek. Hem kırsal kesimlerde hem de Wan merkezde tandır ekmeği satanlar da zam yapacak. Tandır ekmeği yapanlar bizden 420 TL’ye un alıyordu, şimdi 550 TL’ye almak zorunda kalacaklar. 19 yıllık bir esnaf olarak hiç bu kadar zorlanmamıştım” diye konuştu.
Zamların un ile sınırlı olmadığını, tüm ürünlere yapıldığını ifade eden İbrahim Öztürk, “18 kilogramlık yağı 490 TL’ye alıyorduk, şimdi 600 TL oldu. Zaten et fiyatları aldı başını gitti. Vatandaş artık kırmızı eti alamaz duruma geldi. Yakıta zam yapınca, her şeye zam gelmeye başladı. Asgari ücreti yükselttiler ama bunun yansımasını ürünlere yapıyorlar. Hem emekliyim hem de dükkan benim. Eğer kirada olsaydım, kesinlikle bu zamlarla iş yapamazdım” dedi.
Esnaflardan Hakan Günay ise işyerini kapatacağını belirterek, şunları söyledi: “Kimse alamıyor, almak isteyenler borç para bulup öyle alıyor ya da kredi kartıyla almak zorunda kalıyor. Eskiden kimse kredi kartıyla un almazdı, hep nakitle alırdı. Bir hafta sonra bir torba un 600 TL olacak. Seçimlerde harcama yaptılar, şimdi acısı çıkıyor.” WAN