Amed Barosu'ndan görüş ve öneriler

Amed Barosu

Amed Barosu

  • Meclis’e sunacakları "Toplumsal Barış ve entegrasyon sürecine ilişkin hukuki görüş ve öneriler” raporunu açıklayan Amed Barosu, “Demokratikleşme ve hukuki reformlar ile entegrasyon sürecinin kalıcı olabilmesi için Türkiye’nin demokratik hukuk devleti ilkeleri güçlendirilmelidir” dedi. 

Amed Barosu, "Toplumsal Barış ve entegrasyon sürecine ilişkin hukuki görüş ve öneriler” raporunu açıkladı. Baro binasında yapılan açıklamaya çok sayıda hukukçu katıldı. Amed Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç, Rêber Apo'nun 27 Şubat’ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ndan sonraki gelişmeleri hatırlatarak, raporu Meclis’e sunacaklarını dile getirdi. 5 konu başlığı altında hazırlanan raporda, “Çatışma sonrası dönemde entegrasyon süreci”, “Ceza sorumluluğu, af kurumu ve anayasal çerçeve”, “Terörle Mücadele Kanunu ve entegrasyon süreci adaleti”, “Entegrasyon sürecine dayalı öze hukuk rejimi önerisi”, “Entegrasyon dönemi ardından demokratikleşme süreci” konuları işlendi. 

Raporun sonuç ve öneri kısmında ise özetle şunlara yer verildi: 

* Entegrasyon süreci hukuki güvence altına alınmalıdır. Özel hükümlerle, silahlı çatışmaya katılan örgüt üyelerinin toplumsal ve siyasal hayata entegrasyonunu sağlayacak şekilde özel bir kanun çıkarılmalıdır.

* Demokratik ve toplumsal yaşama katılmaya ilişkin usul ve esasları düzenlemeli, hukuki belirlilik ilkesi gereği tanımlamalar net yapılmalıdır.

* Haklarında yargılama yürütülen kişiler ile haklarında yargılama olmasa dahi ihtimali nedeniyle yurt dışında olanların yararlanabileceği bir hukuki düzenleme yapılmalıdır. 

* Entegrasyon süreci; hak ihlallerinin tanınması, mağdurların onarımı ve toplumsal hafızanın güçlendirilmesiyle tamamlanmalı; tüm tarafların demokratik süreçlere serbestçe katılabilmesi barışın kalıcılığı için esas olmalıdır.

* Hazırlanacak bu kanun hükümleri üst norm olarak değil, özel süreç normu olarak görülerek entegrasyon süreci hukukunun istisnai ama meşru amaçlarına hizmet etmelidir.

* Şiddet içeren yöntemleri kesin olarak reddettiğini ve demokratik toplumsal yaşama katılma iradesini beyan eden kişiler bu kanun hükümlerinden yararlanmalıdır.

* Silah bırakma iradesi bağlı kalacağını ve bunu desteklediğine dair beyanda bulunan hükümlü ve tutukluların dava dosyaları düşmeli ve tahliye edilmelidir.

* Terörle Mücadele Kanunu (TMK) yürürlükten kaldırılmalıdır.

* Silah bırakan örgüt üyelerinin güvenliklerinin sağlanması için de gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir. Uluslararası gözlem ve iş birliği ile örgütün terör listesinden çıkarılması sonucunda kalıcı bir silahsızlanma sağlanabilecektir.

 * Kadın ve gençlerin entegrasyonu için özgün bir politika belirlenmelidir.

* Siyasal katılım, hakikat ve onarım mekanizmaları ile toplumsal entegrasyon hukuki güvenceye kavuşturulmalıdır. Siyasi parti üyeliği, seçme-seçilme ve siyasi faaliyetlere katılım hakları özel yasalarla güvence altına alınmalıdır. Türkiye mevzuatı, istisnai düzenlemelerle uyumlu hale getirilmelidir. Mevcut ceza hukuku rejiminde de değişiklikler yapılmalıdır.

* Hakikat, onarım ve toplumsal hafıza komisyonları oluşturulmalıdır.

* Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği ile iş birliği yapılarak yetki devri olmaksızın entegrasyon süreci uluslararası düzeyde takip edilmelidir. AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.