Çocukların yüzde 43'ü mağdur

Çocuk ve yoksulluk /foto:Erdoğan ALAYUMAT
-
Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması'nın 2012-2022 yılları verilerine göre maddi yoksulluk düzeyi toplam nüfusta yüzde 28,4; çocuk nüfusta yüzde 35,3.
-
0-17 yaş grubunda yoksulluk veya sosyal dışlanma riski yaşayan çocukların oranı ise yüzde 42,7.
UNICEF 2026 raporuna göre; Türkiye’de çocukların yüzde 38,9’u yoksulluk, açlık ve sosyal dışlanma riski altında. Çocukların eğitim, sağlık ve beslenme gibi temel hakları tehdit altında. Raporda ekonomik nedenlerden kaynaklı ailelerin çocuklarını okula gönderme konusunda sorun yaşadığı belirtiliyor. Feray Aytekin Aydoğan, BirGün'deki yazısında, raporda yer alan “mevcut kaynaklara erişim arasındaki farkın giderek büyümesi” gerçeğinin, eşitsizliğin, yoksulluğun üzerini TÜİK verilerinin dahi örtemediğini gösterdiğini belirtti. Eğitimci sendikacı Aydoğan, en üst yüzde 20’lik gelir diliminde olanların eğitime yaptığı harcamanın en alt gelir grubundaki hanelerin 28 katı olduğunun altını çizdi.
Yüzde 6'ya yakını bodur
Son örgün eğitim verilerinde okul dışına çıkan çocuk sayısının yaklaşık bir buçuk milyon olarak açıklandığını anımsatan Aydoğan, yaşanılan durumun daha da vahim olduğunu vurguladı. Aytekin, şunları paylaştı: "En alt gelir grubundaki hanelerde iki çocuktan biri (yüzde 43.5) haftada iki-üç kez protein odaklı besinleri tüketebiliyorken, bu oran en yüksek gelir grubunda yüzde 77.9. Çocukların yüzde 5,5’i yetersiz beslenme nedeniyle bodurluk yaşıyor.
Dört çocuktan biri çalışıyor
2024 verileri ile Türkiye’de 15-17 yaş grubundaki her dört çocuktan biri çalışıyor. Zorunlu eğitim süresinin kısaltılmasının, üniversiteye başlama yaşının 15’e düşürülmesinin amaçlanması, müftü nikâhı düzenlemesi, 'başarılı ve sorunsuz evlilik' şartıyla çocukların tecavüz failleriyle evlendirilmesinin önünün açılması, MESEM’lerin yaygınlaştırılması gibi onlarca politik adımla çocukluk ortadan kaldırılıyor.
Esnek, geçici, güvencesiz, sendikal haklardan, sosyal güvenlik ve kamusal emeklilik haklarından yoksun sonsuz sömürüye açık ucuz hatta bedava iş gücü haline getiriliyorlar. Dört yeni okul modeli ve MESEM’lerle, meslek ortaokulları ile çocuk emeği sömürüsü kurumsallaştırılıyor. Yoksulluk yeniden üretiliyor. Çocuk işçiliğini yasal hale getiren her adımla da yoksulluk kalıcılaştırılıyor. Çocukların eğitim aracılığıyla bir gelecek yaratma olanağı bugünden gasp ediliyor. Çocukluğun kaybedilişi ile birlikte gençliğin kaybedilişi de yaşatılıyor."














