Önderliğimiz ve çocuklarımız Newroz alanında olmalı
Kadın Haberleri —

Peyruze Kurt
- Önder Apo’nun Newroz’u halkıyla birlikte alanlarda kutlamasını istediklerini söyleyen Barış Annesi Peyruze Kurt, “Tutsaklarımızın dışarıda, özgürce Newroz kutlamasını diliyoruz. Çocuklarımız silahlarını yaktı; artık onların da aramıza katılmasını istiyoruz” dedi.
İzmir’e zorunlu göçle taşınan, iki evladı özgürlük mücadelesinde şehit düşen Barış Annesi Peyruze Kurt, Newroz’un hem bayram hem de direniş olduğunu vurgulayarak yaşadıklarını ve umutlarını MA’ya anlattı. Yılların acısına rağmen barış ve özgürlük inancını koruyan Peyruze Kurt, “Önderliğimizin özgürlüğünü görürsek bizim için en güzel Newroz olur” dedi. Unutamadığı Newroz anılarını anlatan Peyruze Kurt, çocuklarının küçük yaşlardan itibaren Newroz gecelerinde ulusal kıyafetlerini başuçlarına koyarak uyuduklarını, tüm baskı ve zorluklara rağmen güzel günlere olan inançla bu bayramı karşıladıklarını ifade etti.
Barış umuduyla bugünlere geldik
Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren iki çocuğunun küçükken Newroz gecelerinde ulusal kıyafetlerini başuçlarına koyarak uyuduklarını, tüm zorluklara rağmen güzel günlere olan inançla Newroz’u karşıladıklarını dile getiren Peyruze Kurt, “Zor zamanlardı ama sonrasında bir başarı olacağını da biliyorduk” dedi. Newroz’un barış umudu ve heyecanıyla bugünlere geldiğini ifade eden Peyruze Kurt, “Benim için en unutulmaz Newroz’un hikâyesi çok güzeldi. İlk başta korktuk; kutlamamıza izin vermeyecekler diye. Fakat daha sonra halk alanda toplanınca çok güzel ve başarılı geçti. Yıllar zorlukları da beraberinde getirdi ama buna rağmen umudumuzu yitirmedik.” ifadelerini kullandı.
Çocuklarımız bu uğurda şehit düştü
“Önderliğimizin özgürlüğünü görürsek bizim için çok güzel olur” diyen Peyruze Kurt şunları ifade etti: “Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın da Newroz’u alanlarda halkıyla birlikte kutlamasını istiyoruz. Özgürlük savaşçılarımızın özgürlüğünü istiyoruz. Çocuklarımız silahlarını yaktı; artık onların da aramıza katılmasının yolu açılsın istiyoruz. Newroz’u aileleriyle kutlayıp hayatlarını onlarla sürmelerini istiyoruz. Çocuklarımız ölüme ve savaşa âşık değil; silaha ve bombaya da öyle. Güzel bir yaşam sürmelerini istiyoruz. Şehit olanlar da bu uğurda şehit düştüler.”
Rahşan’ın acısı yürekleri dağladı
Rahşan Demirel’in 1992’de bedenini ateşe vererek Newrozlaştığı dönemde de İzmir’de olan Peyruze Kurt, 1992 Newroz’unu şu sözlerle anlattı: “Rahşan’ın bedenini ateşe vermesi eski acılarımızı yeniden hatırlattı. Her bir annenin yüreğinde yara ve keder vardı. Bir araya geldik ama kutlama havasında değildik. Şehadetin acısı çok yeniydi, içimizden gelmiyordu. Evet, o Newroz bizim için hüzünlüydü; fakat onların bedenlerinin ateşi bizi büyük bir başarıya ulaştırdı. Uzun ve zorlu bir yürüyüş de böyle başladı. Bedenini ateşe veren şehitlerimizin başında gelen Mazlum Doğan, ardından diğer şehitlerimiz de onun yolundan yürüdüler. Onların bedenlerinin ateşiyle aydınlığa ulaşıldı.”
Zulme karşı direniş
Newroz’un zulme karşı direniş olduğunu belirten Peyruze Kurt, “Newroz, zamanın Dehak’ına başkaldırıyla başladıysa, Mazlum Doğan’ın başkaldırısıyla da bugüne kadar zulme ve işkencelere karşı bir direniş olarak geldi. Umut ediyorum ki Zekiye Alkanların, Mazlum Doğanların, Rahşan Demirellerin, Ronahilerin, Berivanların bedenlerinin ateşiyle aydınlık günlere ulaşacağız. Dünyanın dört bir tarafında kan akıyor. Tarihin başlangıcından beri zulüm var; fakat bu zulme karşı direniş de her zaman var. Rojava’da, Kobanê’de kan aktı; ardından büyük bir başkaldırı gerçekleşti. İnanıyorum ki barış ve özgürlüğe ulaşacaklar. Rojhilat’ta da aynı durum söz konusu. Her devlet halka karşı suç işliyor. Halk günahsızdır. Rojhilat’ta yaşayan halkımızın da bir an önce özgürlüğe kavuşmasını istiyoruz; eşit ve kardeşçe yaşayıp haklarının sahibi olsunlar” dedi.
Devlet söylediklerinin arkasında dursun
Geçmişteki katliamları unutmadıklarını ancak barışın gelmesini istediklerini vurgulayan Peyruze Kurt, “Tüm bu acıya, zulme, katliamlara, kan dökülmesine ve kaybedilmiş cenazelere rağmen barışın gelmesini istiyoruz. Sürecin bir an önce ilerlemesini istiyoruz. Hem bayramı hem de Newroz’u kutladığımız bir Newroz olsun. Bu günlerin umuduyla yaşıyoruz. Devlete de çağrımız var: Söylediklerinin arkasında dursunlar. Halkımızın gözü barışta, özgürlükte, eşitlikte ve kardeşliktedir. Kimliklerimiz tanınsın. Tutsaklarımız özgür bırakılsın. Zindanların kapıları ardında hasta tutsaklarımız var; onların da Newroz’u dışarıda kutlamasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
Direniş çağrısı
Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün sağlanmasının barış ve kardeşlik için en önemli adım olduğunu belirten Peyruze Kurt, “Önderliğimiz özgür olursa Türk ve Kürt halklarının eşitliği daha ileriye taşınır. Herkes bilmelidir ki Önderliğimiz özgür olursa kardeşlik, eşitlik ve barışa daha çabuk ulaşırız” dedi.
Tüm şehitleri anan ve Salih Muslim’in şehadetinden duyduğu acıyı dile getiren Peyruze Kurt, “Mazlum Doğan’ın, Zekiye Alkan’ın, Rahşan Demirel’in, Ronahi’nin, Berivan’ın, Arin Mirkanların Newroz’unu kutluyoruz. Barış Annelerinin Newroz’unu kutluyoruz” diyerek dünyanın dört bir yanındaki mazlum halkları da direnişe çağırdı. İZMİR















