Katil polisin yargısı şaşırtmadı

Şahin Öner
- 19 yaşındaki Şahin Öner’i zırhlı araçla ezerek katleden polis Selahattin Korkmaz’a sadece 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
Amed'de 10 Şubat 2013'te Şahin Öner'i (19) zırhlı araçla ezerek katleden polis Selahattin Korkmaz'ın yeniden yargılandığı davanın karar duruşmasında ödül gibi ceza çıktı.
Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi, "Taksirle ölümüne sebebiyet verme" suçundan yargılanan Korkmaz, duruşmaya Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılırken, avukatı mazeret bildirerek duruşmaya katılmadı. Öner Ailesi avukatları, İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi üyesi avukatlar Yakup Güven ve Yusuf Erdoğan duruşmada hazır bulundu. Duruşmaya izleyici olarak katılan Amed Barosu İnsan Hakları Merkezi, dosyaya katılım talebinde bulundu.
Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada, mahkeme Korkmaz’ın avukatının duruşmaya katılmamak için sunduğu mazereti kabul etmeyerek, karar vereceklerini kaydetti. Duruşmada ilk olarak söz alan Korkmaz, önceki beyanlarını tekrar ettiğini belirtti. Ardından geçen celse mütalaasını sunan iddia makamı, “Taksirle ölümüne sebebiyet verme” suçundan cezalandırılması yönündeki talebini tekrarladı.
Taksirle değil, kasten
Savunma yapan avukat Yakup Güven, mütalaaya katılmadıklarını belirterek, 13 yıldır süren soruşturma ve kovuşturma aşamasında olduklarını hatırlattı. Güven, “Yerel mahkeme daha önce yine taksir hükümlerinden sanığı cezalandırmıştı. Kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği kanaatindeyiz. Olayın meydana geldiği ilk andan itibaren deliller tarafsız bir biçimde değerlendirilmedi” dedi. Başından bu yana yaşanan gelişmeleri, dosyadaki eksiklikleri hatırlatan Güven, şunları söyledi: “Bu dosyada kasıt vardır. Ve bu kasıt sadece ezen polisle alakalı da değil. Çocuğun yaşam hakkının ihlaline neden olan tüm polisler hakkında soruşturma ve yargılanma başlatılması gerekirdi. İki yurttaş arasında benzer bir olay yaşandığında, sanıklar benzer delillerle ağır cezalar alıyor. Biz aynı adaletle muamele edilmediğine tanık oluyoruz. Bu bir cezasızlık sistemidir. Biz benzer bir sistemle karşı karşıya kalınmasını istemiyoruz. Sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılmasını istiyoruz.”
Ceza almayacağını biliyordu
Yusuf Erdoğan da mütalaaya iştirak etmediğini belirterek, benzer beyanlarda bulundu. 2013’ten bu yana İHD olarak dosyayı takip ettiklerini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu dosya, aslında kasten öldürme dosyası. Taraflardan biri kolluk mensubu. ‘Hiç polis kasten birini öldürür mü’ deniyor. Bölgemizde buna benzer olarak birçok olayı derneğimiz takip ediyor. Kişi kolluktansa işlediği suçtan ceza almayacağı inancındadır. Bu inancı veren yargı makamıdır. Kişiler kolluk görevlisiyle kasten suç işleyebilir, öldürebilir. Kişiler ceza alacağı yönünde bir pratik görürse yurttaşlara karşı bu eylemleri gerçekleştirmez. Sanığın işlediği suç sabittir; bu eylem kasten öldürmedir. Sanığın kasten öldürmeden cezalandırılması ve hükümle birlikte tutuklanması gerekmektedir.”
Baro'nun talebine ret
Amed Barosu İnsan Hakları Merkezi’nden avukat Ferdi Çiçek, “Toplumsal barışın tesisi açısından yüzleşme birinci önceliktir. Tüm toplumsal kesimlerin bu yüzleşmeyle daha içli dışlı olması gerekiyor. Sanığın bu anlamda kasten öldürme suçundan cezalandırılmasını istiyoruz” dedi. Çiçek’in katılım talebi savunmanın ardından reddedildi.
Mütalaaya karşı sözü sorulan Korkmaz, yazılı savunma yapmak istedi. Mahkeme başkanı, “Avukatın ikidir mazeret sunuyor, reddettik. 2013’te yaşanmış olay, artık tamamlayalım bunu. Yazılı da ısrarcı değilsen bitirelim bugün” dedi. Sonrasında savunmasına geçen Korkmaz, önceki ifadelerine benzer beyanlarda bulunarak, beraat talebinde bulundu.
Ardından kararını açıklayan mahkeme, “Taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Avukatlar, karara karşı İstinaf Mahkemesi’ne başvuracaklarını kaydetti.
Davanın seyri
Polis Selahattin Korkmaz'a, 23 Kasım 2021'de "bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek" suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verilmişti. Taraflar, Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği kararı üst mahkemeye taşıdı. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, "basit trafik kazası" olarak değerlendirerek, dosyada yer alan raporlar arasındaki çelişkiler üzerine kararı "eksik inceleme" gerekçesiyle bozdu. Kararın bozulması üzerine 30 Nisan 2024'te yeniden yargılama başladı. 22 Ocak'taki bilirkişi raporunda, polisin "tali kusurlu", Öner'in ise "asli kusurlu" olduğu öne sürüldü. Ancak 29 Mayıs 2018'de görülen duruşmada dinlenen tanıklar, panzerin Öner’in görüş mesafesinde olduğu ve fren yapmadığı yönünde ifade verdi. Yeniden yapılan yargılamada 19 Mart 2025'te kararını açıklayan mahkeme, polis hakkında yine "Taksirle ölümüne sebebiyet verme" suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası verdi. Mahkeme gerekçeli kararında tanık ifadelerini dikkate almadı. Karara hem savcılık hem de Öner'in ailesinin avukatları yeniden itirazda bulundu. Mahkeme dünkü kararını “fazla ceza tayini” iddiasıyla sanık lehine bozdu. AMED















