- 28 yıl önce katledilen Metin Göktepe'nin ablası Meryem Göktepe, "Asıl sorumlular, cinayeti kapatmaya çalışanlar, ortamı hazırlayanlar yargılanmadı. Uzun mücadele sonucu yargılanan 8 polis, Rahşan Ecevit affı ile 18 ay hapis yatıp salıverildi" dedi.
ERDOĞAN ALAYUMAT / İSTANBUL
Metin Göktepe’nin gözaltında polisler tarafından işkenceyle katledilmesinin üzerinden 28 yıl geçti. Ablası Meryem Göktepe, "Her öldürülmüş insanda Metin'i yeniden kaybetme hissi, o cenaze bizim evden kalkıyor hissini yaşıyoruz" ddiye konuştu.
Metin katledildiğinde daha 28 yaşındaydı. “Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar” diyerek gittiği haberde, gözaltına alındı. Götürüldüğü gözaltı merkezinde polislerce dövülerek katledildi. Devlet yetkilileri önce cinayeti gizlemeye çalıştı. Yalancı tanıklar bulundu, ancak gerçekler gizlenemedi. Yüzlerce kişinin gözaltında tutulduğu bir yerde katledilen Metin ile ilgili gerçekler kısa süre sonra ortaya çıktı. Adli Tıp otopsi raporunda Metin’in bütün vücudunda çok sayıda darp izi mevcut olduğu yazıldı. Bütün vücudu cop ve sopa izleri vardı.
Tanıklar devleti yalanladı
Daha sonra Metin’in dövülerek katledildiğine tanık olanlar ortaya çıktı. Gözaltına alınmadığı söylenen Metin’in eşyaları ve kimlikleri gözaltına alınanların eşyaları içinde bulundu. Katiller suçüstü yakalandı, ancak devletin en yetkili ağızları cinayeti kabul etmek yerine üstünü örtmeye çalıştı. Dönemin İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan, 11 Ocak 1996'da konuk olduğu 32. Gün programında, “Konuyla ilgili tam bilgim yok. Ancak son gelen bilgiler Metin Göktepe’nin duvardan düşerek öldüğü şeklindedir!” dedi. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise “Cinayeti polis işlemiştir tabirini beğenmiyorum” diyerek her zaman olduğu gibi katil polislere sahip çıktı.
Suçüstü yakalanan devlet
Sonrasında Metin Göktepe’nin polisler tarafından katledildiğini devletin en yetkili ağızları kabul etmek zorunda kaldı. Suçüstü yakalanan devlet, dava sürecini sürüncemeye bırakmak istedi. Davaya bakan savcı Erol Canözkan, Göktepe’nin katledilmesiyle ilgili “Çay bahçesinden düşmüştür” diyerek yargılama sürecine engel olmaya çalıştı. Dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener talimat vererek cinayet suçundan yargılanan ve daha önce açığa alınmış 11 polisin görevlerine iade edilmesini sağladı. Dava, güvenlik gerekçesiyle ilden ile sürüldü, ancak kamuoyu tepkisi dindirilemedi ve Metin Göktepe cinayetinden yargılanan 8 polise ceza verildi.
Ablası Meryem anlattı
Metin Göktepe cinayeti üzerinden 28 yıl geçti, ancak gazeteciler hala katlediliyor ve hapishanelere atılıyor. Haberlerden kaynaklı 58 gazeteci cezaevinde. Yüzlerce gazeteci hakkında binlerce dava açıldı ve açılmaya devam ediyor. Metin Göktepe’yi ve katledildiğinde örülen dayanışma ağını, ablası Meryem Göktepe anlattı.
Metin nasıl biriydi, nasıl bir ilişkiniz vardı?
Metin çok insancıl, yardımsever, çok çabuk sıcak ilişkiler kurabilen, güven veren ve karşısında kim olursa olsun değerli hissettiren dünya iyisi bir çocuktu, gençti... Yaşasaydı, yaşatılsaydı yine insanların görüşlerine saygı duyar, insanlığı önceliğine koyardı.
Cinayeti üzerinden 28 yıl geçti. O günden bugüne ne değişti?
Metin'den önce de Metin'in katledildiği dönemde de gözaltında kayıplar, faili meçhuller yaşanıyordu. Keşke olumlu birkaç değişimden bahsedebilsem. 12 Eylül'ün yol haritası için sokaklarda gazeteciler, akademisyenler ve aydınlar katledilip darbe şartlarını olgunlaştırdılar. 12 Eylül zulmü yerini ne yazık ki bugüne kadar koruduğu gibi hem yoksullar için hem bütün ötekiler için artarak sürdü, sürüyor.
Metin neden devlet tarafından hedef olarak seçildi?
Metin hem gözaltında kayıpları, Rıdvan Özden'in arkadaşları tarafından öldürüldüğünü söyleyen eşi Tomris Özden'i, cezaevinde dört duvar arasındaki mahkumların katledilmesi emrini verenin Orhan Taşanlar olduğunu yazdığı, hem de emeğin sokaktaki sesi olduğu için hedef alındı ve acımasızca katledildi.
Katledilmesi ardından uzun yıllardır mücadele veriyorsunuz. Sizce adalet yerini buldu mu?
Biz de diğer devlet eliyle ya da ihmaliyle öldürülen aileler gibi yasımızı ertelemek zorunda kaldık. Mücadele etmemiz gerektiğini daha ilk açıklamalar sonrası öğrendik. Metin için de tüm bu şekilde öldürülenler için de adalet elbette yerini bulmadı. Ancak Metin Göktepe cinayeti yüzlerce insanın gözleri önünde işlenmiş bir cinayetti ve inkar edildi. O tarihlerde Kürt bölgelerinde öldürülen gazetecilere sessiz kalan ana akım medya cinayeti görmek zorunda kaldı. Bunu da tanıklar, genç gazeteciler, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve en önemlisi daha ilk günden bu cinayetin peşini bırakmayan olan annem ve gazetesi Evrensel gösterdi.
Katillerin kendilerini aklamak için birbirlerini ele verip, tanıkların da ifadeleriyle yargılanan ilk gazeteci cinayeti oldu. Gözden kaçırılmak için sürülen dava, yaklaşık üç yıl sürmesine rağmen dayanışması, sahiplenilmesi hiç düşmeden yürüdü. Buna rağmen asıl sorumlular, cinayeti kapatmaya çalışanlar, ortamı hazırlayanlar yargılanmadı. Uzun mücadele sonucu yargılanan 8 polis, Rahşan Ecevit affı ile 18 ay hapis yatıp salıverildiler.
Metin Göktepe adı ölüm şekli kadar onun etrafında örülen dayanışmayla da hafızalara kazındı. O zamanın siyasi atmosferini biraz anlatabilir misiniz?
Bir önceki soruda verdiğim cevaplara ek olarak Metin’i, Kemer Mezarlığı'na on binlerce insan, kara kışa rağmen kilometrelerce yol yürüyerek uğurladı. Dava da çok geniş çevrelerce sahiplenildi. Sonrasında Metin Göktepe gazetecilik ödülleri ile unutturulmadı.
Hayatınızda Metin olmadan 28 yıl geçti. Bu 28 yıl sizin için nasıl geçti. Fadime Ana'nın durumu nasıl, Metin deyince ne hissediyor?
28 yaşındaki Metin, 28 yıldır bedeniyle, kokusuyla, kucaklamasıyla, sarılışlarıyla hayatımızda yok. Ama gülüşüyle, duruşuyla hep yüreğimizin en derin, en temiz yerinde. Çok özlüyorum, özlüyoruz elbette. Hep söylediğim gibi her öldürülmüş insanda Metin'i yeniden yeniden kaybetme hissi, o cenaze bizim evden kalkıyor hissini yaşıyoruz. Annem yaşlandı, buna rağmen hala adaletsizliklere, kadın cinayetlerine, tutuklanan gazetecilere, açlığa, sefalete kafa tutmaya, sorgulamaya devam ediyor. Her zaman olduğu gibi 'Hepiniz birer Metin’siniz' demeye devam ediyor. Mücadele eden tüm yüreklere selamlarını yolluyor.
*****
Mezarı başında anılacak
Metin Göktep, katledilişinin 28. yıl dönümünde çalışma arkadaşları, ailesi, meslektaşları, basın örgütü temsilcileri ile dostları tarafından 8 Ocak'ta İstanbul’un Esenler ilçesinde bulunan Kemer Mezarlığındaki mezarı başında anılacak.