• Gözaltında kaybedilen Rıdvan Karakoç dosyasına verilen "zaman aşımı" kararına tepki gösteren Eren Keskin, "Eğer bir barış süreci olacaksa ölülerin de barışa ihtiyacı var" dedi. 

 

Dargeçit JİTEM Davası'nın ardından İstanbul'da 1995'te gözaltında kaybedilen Rıdvan Karakoç dosyası da "zaman aşımı" gerekçesiyle düşürüldü. İHD ve Cumartesi Anneleri, 18 Eylül’de karara itiraz etti. MA'ya konuşan İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Eren Keskin, kayıpların ve katledilmelerin yoğun olduğu 90’lı yıllara tanıklık ettiğini hatırlatarak, faillerin kim olduğunu bildiklerini ve bunu devlete de açıkladıklarını söyledi. O dönemin faillerinin halen görevlerine devam ettiğini vurgulayan Eren Keskin, “Devlet politikasının değişmesi gerekiyor. Hem bir taraftan ‘faili meçhul kalmayacak’ deyip aynı günlerde siz Rıdvan Karakoç'un zorla kaybedilmesiyle ilgili zaman aşımından takipsizlik kararı verirseniz inandırıcı olamazsınız” dedi. 

Çözmek istemiyorlar

JİTEM'in işlediği bütün dosyalarda müdahil olup suç duyurularında bulunduklarını anımsatan Keskin, şöyle devam etti: "Bütün dosyaları çok iyi biliyoruz. Biz ne kadar iyi biliyorsak devlet de o kadar iyi biliyor. O nedenle eğer çözmek isterlerse çok basit, çok kolay çözebilirler ama çözmek istemiyorlar. Bu çözüldüğü takdirde devletin içindeki o yapı ortaya çıkacak. Bu yapının ortaya çıkmasını istemedikleri için cezasızlık politikası devam ediyor. Bu, bir devlet politikasıdır. Cinayet, insan öldürme suçlarında var olan zaman aşımı süresini, bu dosyalarda da uyguluyorlar. Zaman aşımı dolduğu anda da takipsizlik kararını veriyorlar.

Sözleşmeyi imzalamıyor

Oysaki biz yıllardır Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Birleşmiş Milletler (BM) Zorla Kaybetmelere Karşı Sözleşmeyi imzalaması gerektiğini söylüyoruz. Türkiye, bu sözleşmeyi imzalarsa bu tür insanlığa karşı suçlarda zaman aşımı olmadığını kabul etmiş olacak. Bu nedenle sözleşme imzalanmıyor.”

Henüz o irade yok

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çeken Eren Keskin, şunları ekledi “Eğer bir barış süreci olacaksa ölülerin de barışa ihtiyacı var. Ölülerin de bir mezarları olmalı. Eğer öldülerse, aileleri onların mezarlarının yerini bilebilmeli, mezar hakları olabilmeli. Eğer ölmedilerse, akıbetlerinin ortaya çıkarılması gerekir. Faillerin ortaya çıkarılması gerekir. İşte o zaman barış sürecinin ilerleyebilmesi inandırıcı olur ama maalesef henüz bu iradeyi göremiyoruz.”

 İSTANBUL