• Tahliyeleri engellenen ve tedavi edilmeyen tutsakların anneleri, cezaevlerindeki hak ihlallerine dikkat çekerek, “Artık yeter, tutsaklarımızı bırakmıyorlar. Tutsaklar serbest bırakılsın. İnfaz yakmak kardeşlik midir?” diye sordu.

 

Cizîr’de bir araya gelen tutsak anneleri, hasta tutsakların tedavi edilmesini, tahliyelerin önündeki engellerin kaldırılmasını ve siyasi tutsakların serbest bırakılmasını istedi.

Botan Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği (TUHAD-DER) Şirnex Temsilciliği, tahliyelerin engellenmesine ve hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla 21 Ekim’de Cizre Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya katılan tutsak anneleri, çocuklarının cezaevlerinde yaşadıkları sorunları anlatarak tahliyelerin ertelenmesine, sağlık hizmetlerine erişimde yaşadıkları sıkıntılara ve cezaevi koşullarına tepki gösterdi.

30 yılın ardından mı pişman olacak?

Trabzon Beşikdüzü Cezaevi’nde tutulan 11 yıllık tutsak Hüsnü Babat’ın annesi Kumru Babat, 11 yıldır yalnızca bir kez oğlunu ziyaret edebildi. Cezaevinin uzak olması ve sağlık sorunları nedeniyle oğlunu ziyaret edemediğini belirten Kumru Babat, “Pişmanlık yasasını kabul etmiyoruz. 30 yıldır içeride olanlar, 30 yılın ardından mı pişman olacak? İnfazları yakılsa da sürgün edilseler de pişmanlık yasasını kabul etmiyoruz.

Gerillalar silahlarını yaktı ancak iki yıl geçmesine rağmen devlet hiçbir adım atmadı. Hala tutsaklarımız sürgün ediliyor, infazları yakılıyor ve yaşam hakları ellerinden alınıyor. Adalet Bakanlığına çağrı yapıyorum; Hasta tutsakları artık bırakın. Artık yeter. Bu ülkede artık adalet istiyoruz. Trabzon çok uzak, ben de yaşlıyım, gidemiyorum. Haftada ancak iki üç dakika konuşabiliyoruz” ifadelerini kullandı.

Tutsaklar bırakılmıyor

Ağrı Patnos L Tipi Cezaevi’nde tutulan Osman Çağlar’ın annesi Hatice Çağlar da oğlunu ziyaret etmekte yaşadığı zorlukları anlattı. Oğlunun tek kişilik hücrede tutulduğunu ve kalp ile böbrek rahatsızlıkları bulunduğunu belirten Hatice Çağlar, sağlık sorunlarına rağmen hastaneye götürülmediğini ifade etti. Tahliye beklentisiyle hazırlık yaptıklarını ancak erteleme kararlarıyla karşılaştıklarını belirten Çağlar, “Eğer kardeşsek infaz yakmak da kardeşlik midir? Tutsaklarımızı bırakmıyorlar. Yarın bırakılacak denildiğinde hazırlık yapıyoruz ama bir bakıyoruz infazı ertelenmiş. Bütün siyasi tutsaklar bir an önce serbest bırakılsın” dedi.

Barış olacak deniliyordu
Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi’nde 20 yıldır tutulan Mehmet Ali Uğur’un annesi Gülistan Uğur, oğlunun tek kişilik hücrede tutulduğunu ve çölyak hastalığına rağmen sağlık hizmetlerine erişemediğini söyledi. Cezaevi koşullarının giderek ağırlaştığını ifade eden Gülistan Uğur, “Cezaevi koşulları o kadar kötü ki artık anlatamıyoruz. Çölyak hastalığı var ama doktora götürmüyorlar, yemeklerini de hastalığına uygun vermiyorlar. Sürekli barış diyorlar ama nerede barış? Artık infazlar yakılmasın. Barış olsun” ifadelerini kullandı.

Görme kaybına rağmen
Giresun Espiye L Tipi Kapalı Cezaevi’nde 30 yıldır tutulan Zübeyir İdem’in annesi Saliha İdem de oğlunun sağlık sorunlarına ve tahliyesinin ertelenmesine dikkat çekti.

Oğlunun tahliyesinin önce üç ay, ardından üç ay daha ertelendiğini belirten Zübeyir İdem, tahliyesine 22 gün kaldığını söyledi. Oğlunun gözlerinde ciddi görme kaybı bulunduğunu, ayağından ameliyat geçirdiğini ve varis ile omurga rahatsızlıklarının olduğunu aktaran anne, cezaevlerindeki koşullara da tepki gösterdi.

Tedavi yok tahliyeler erteleniyor

Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan 9 yıllık hasta tutsak Tenzile Acar’ın annesi Rısmiye Acar, “Yılda ancak iki kez yanına gidebiliyorum. Kızım hasta. Serbest bırakılsa tedavi yaptırabiliriz. Cezaevinde tedavi edilmiyor, ilaçları verilmiyor.

Ameliyat olması gerekiyordu ancak hala bekletiliyor. Kist var. Biz artık barış olsun, tutsaklar serbest bırakılsın diyoruz. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan başta olmak üzere bütün siyasi tutsaklar artık özgür bırakılsın” şeklinde konuştu. ŞIRNEX