•  Erzincan L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 70 yaşındaki hasta tutsak Şakir Turan, yaşamını yitirdi. Turan’ın son mesajı şuydu: “Başım dik, geri adım atmadım.”

 

Erzincan L Tipi Kapalı Cezaevi’nde gırtlak kanseri teşhisi konulan hasta tutsak Şakir Turan, tedavi gördüğü Erzincan Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. 

“Örgüte yardım” iddiasıyla 6 yıl hapis cezası verilen 70 yaşındaki Turan, bir haftadır hastanedeydi. Tutsakların  haber vermesi üzerine babalarının hastaneye kaldırıldığını öğrenen Abdurrahman Turan, 25 Ağustos’ta Erzincan’a gittiğini, ancak babasıyla görüştürülmediğini belirtti. Turan, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde doktorlardan bilgi almaya çalıştığını, ancak kimsenin kendisine bilgi vermediğini söyledi. Avukatların girişimiyle 28 Ağustos’ta babasını görebildiğini kaydeden Turan, “İlk cezaevine girdiğinde 75 kiloydu, görüştüğümüzde 40 kiloya inmişti. Yürüyemiyor, zor konuşuyordu. Tekerlekli sandalyeyle gidip geliyordu, kendi ihtiyaçlarını göremiyordu. Refakatçi talebimizi de reddettiler. İzin vermediler” dedi. 

Ailesiyle vedalaştı

Turan, babasının (dün) sabah 07.30’da yaşamını yitirdiğini açıkladı. Turan, babasının son görüşmesinde kendileriyle vedalaştığını belirtti. Turan, şunları paylaştı: “Hastanenin bodrum katında nemli ortamda tutuluyordu. Zor konuşuyordu ve tutulduğu yer çok kötüydü. 6-7 Jandarma başımızdaydı. Ayağı buz gibiydi, çorabımı giydirmek istedim, izin vermediler. Sanki kaçacak gibi başımızda duruyorlardı. Babam hepimiz ile tek tek vedalaştı. Bize, ‘Kendinize iyi bakın, birlik olun. Başım dik, geri adım atmadım’ dedi.” 

Erzincan Adli Tıp Kurumu (ATK) morguna kaldırılan Turan’ın cenazesi, Mêrdin’in Stewr (Savur) ilçesinde toprağa verilecek.

 Tedaviye erişimi sağlanmadı

 Erzincan L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Turan’ın oğlu, MA’ya 8 Ağustos’ta konuşmuş, babasının durumunun her geçen gün kötüye gittiğini belirterek, duyarlılık çağrısında bulunmuştu. Abdurrahman Turan, 7 Ağustos’ta babasıyla telefon görüşmesini şöyle aktarmıştı: “Durumu çok kötü, nefes alıp veremiyor. Telefonda da sesi çok kısıktı. Nefes alıp verirken, boğazından kan geldiğini söyledi. Cezaevi revirine götürülüyor ancak sadece ağrı kesici iğne yapıp gönderiyorlar. Hastanede tedaviye erişimi sağlanmıyor. Babamın sağlığından endişeliyiz. Tedavisi bir an önce sağlanmalı, tahliye edilmelidir. Durumu hiç iyi değil, endişeliyiz.” 

ÖHD de dikkat çekmişti

 Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Amed Şubesi de 28 Temmuz’da yaptığı ziyarete dair hazırladığı raporda, şunlara dikkat çekmişti: “70 yaşındaki kanser hastası hasta mahpus Şakir Turan, dört ay içerisinde 23 kilo verdiği, hastalığı göz önüne alınarak; diyet yemek verilmesi gerekirken, kendisine diyet yemek verilmediği, iki ay boyunca endoskopiye çıkmak için bekletildiği, tedavilerinin yapılmadığını, sesinin kesilme noktasına geldiğini, yataktan çıkmadığını belirtmiştir. Ailesi Antalya’da yaşaması, üç oğlu ve üç torununun engelli olması ve görüşe gelmede sorun yaşanması nedeniyle Antalya’ya sevkini istemesine rağmen talebinin kabul edilmediği, ağır hastalık durumuna rağmen infazının ertelenmediği belirtilmiştir.”

Başvuru hükümsüz sayıldı

 Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun, Mart 2023’te dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesi “Yasama dönemi sona erdiğinden hükümsüz sayıldı” denilerek işleme alınmamıştı. 

Ölüme terk ediliyor

Ağır hasta tutsaklar, Adalet Bakanlığı, cezaevi yönetimleri ve Adli Tıp Kurumu’nun ortaklığıyla ölüme terk ediliyor. İHD’nin verilerine göre 2 bine yakın tutsak ağır hastalıklar mücadele ediyor ama tahliye ve tedavileri sağlanmıyor. İHD Dokümantasyon Birimi’ne göre 2022’de en az 83 tutsak yaşamını yitirdi. Bu yılın ilk 5 ayında yaşamını yitiren tutsak sayısı 14’e ulaştı. İlk 6 ayda Türk Tabipleri Birliği’ne (TTB) farklı hapishanelerden sağlığa erişimde yaşanan sorunlar, kelepçeli muayene dayatması ve kolluğun muayenede bulunma ısrarı ile mahremiyet ihlali vb. gerekçelerle 54 mahpus başvuru yaptı. İçinde ağır hasta tutsakların olduğu 300’ün üzerinde tutsağın infazı da yakıldı.  İSTANBUL