• Berlin’deki Kürdistanlı kadınlar tarafından kurulan Vengê Ma grubu, Kirmanckî ve Kurmancî lehçelerinde seslendirdiği stran, kilam ve lawiklarla ana dilin yaşatılmasına katkı sunuyor.

 

Kürdistanlı kadınlar, Almanya'nın Berlin kentinde Vengê Ma (Sesimiz) grubunu kurdu.

United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization'un (UNESCO) Kirmanckî dilini koruma altına alınması gereken dil olarak kabul etmesi üzerine kadınlar bir araya gelerek, sanatçı Soner Soyer’in şefliğinde grup kurma kararı aldı. Farklı yaşlardan olan kadınlar, Kürtçe’nin Kirmanckî ve Kurmanci lehçelerinde stran ve kilamlar seslendiriyor.

Avrupa'nın çeşitli kentlerinde konser veren ve son olarak da Kürdistan'da Dersîm, Gimgim (Varto) ile Amed'de konser veren Vengê Ma üyeleri çalışmalarını MA’dan Can Kırbaş’a anlattı. 

Nesillere aktarılmalı

Grubun kuruluş sürecine ilişkin konuşan Rojda Kırbaş, Kürdistan’ın farklı kentlerinden kadınların Vengê Ma çatısı altında buluştuğunu belirtti. Stran, kilam ve lawiklarla kültürel mirası yaşatmayı ve çocuklara aktarmayı amaçladıklarını söyleyen Rojda Kırbaş, Kirmanckînin kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.

Kürdistan’da ilk konserlerini Dersîm’de verdiklerini, ardından Gimgim ve Amed’de sahne aldıklarını aktaran Rojda, gittikleri yerlerde dinleyicilerin yalnızca konserleri izlemediğini, aynı zamanda şarkılara eşlik ederek etkinliklerin bir parçası olduğunu ifade etti.

Dil üzerindeki baskıların sürdüğünü, ana dilde eğitim olanaklarının yetersiz olduğunu ve dilin unutulma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu belirten Rojda, “Stranlarımız, kilamlarımız ve lawiklarımızla var olup çocuklarımıza aktarmak istiyoruz. Dilimizi yaşatmayı amaçlıyoruz. Mücadeleyle dilimizi yaşatabiliriz” dedi.

Çocuklarla ana dilde konuşulmalı

Grup üyelerinden Hülya Baba, babasının işçi olarak Almanya’ya göç etmesi nedeniyle topraklarından ayrılmak zorunda kaldığını, buna rağmen ana dilini konuşmayı sürdürdüğünü anlattı. Almanya’da Kirmanckînin geçmişte yeterince tanınmadığını belirten Hülya Baba, Kürtlerin uzun süre kamusal alanda kendi kimlikleri ve dilleriyle görünür olamadığını söyledi.

Vengê Ma’nın kuruluşunda dilin korunması düşüncesinin belirleyici olduğunu kaydeden Hülya Baba, UNESCO’nun Kirmanckîyi koruma altına almasına ilişkin değerlendirmesinde, “UNESCO bizim dilimizi koruma altına alıyorsa biz de bunu konuşarak, kilamlar söyleyerek yaşatmalıyız dedik. Soner Soyer’in de böyle bir fikri vardı. Bu şiarla yan yana geldik” ifadelerini kullandı.

Geçen yıl Berlin’de iki konser verdiklerini, bu yıl Hamburg’da sahne aldıklarını belirten Hülya Baba, Dersîm, Gimgim ve Amed konserleriyle çalışmalarını sürdürdüklerini aktardı. Ana dilin kuşaktan kuşağa aktarılmasında ailelere önemli sorumluluk düştüğünü vurgulayan Hülya Baba, çocuklarla evde ana dilde konuşulması çağrısında bulundu.

‘Dilimiz unutulmamalı’

 Grubun en genç üyesi Roza Eryavuz ise üç yıldır Almanya’da yaşadığını ve Amedli olduğunu belirtti. Ana dilinde kilam söylemenin kendisini mutlu ettiğini dile getiren Roza Eryavuz, grubun bir araya gelmesinde Kürtçenin karşı karşıya olduğu olumsuz koşulların etkili olduğunu söyledi.

Dilinin unutulmasını istemediğini, aksine yaşatılması için müziğin önemli bir araç olduğunu ifade eden Roza Eryavuz, “Dilimiz kimliğimizdir. Dilimizi bu şekilde yaşatmaktan dolayı çok mutluyum” dedi. HABER MERKEZİ