• 28 bin şarkıyı inceledim. 4 bin 971 Kürtçe şarkının Türkçeleştirildiğini tespit ettim. Bu büyük bir rakam. Ayşe Şan 26 Kürtçe şarkıyı Türkçeleştirmiş. Güzelses gibi yüzlerce kişi Kürdistan’da gezip Kürt’ün ağzından alıp Türkçeleştirmiş. Onlar işlerini yapmış ancak biz işimizi yapmıyoruz.
  • Bir eserin Kürtçe icra edilmesi ile o eserin Kürt müzik geleneğinin özelliklerini taşıması aynı şey değildir. Eserin dilinin Kürtçe olması, onun melodik, modal, ritmik özelliklerini taşıdığı anlamına gelmez. Bugün Kürt müziği adı altında üretilenlerin ne kadarı müzikal hafızanın devamı, ne kadarı yalnızca Kürtçe etiketli yeni bir biçimdir?
  • Kurumlarımız artık sahneyi bırakmalı. Sahne üzerinde binlerce kişi var. Temel sorumluluk yalnızca Kürtçe eser üretmek ya da festival düzenlemek değil Kürt müziğini araştırmak, öğretmek, arşivlemek ve bu birikim üzerinden çağdaş üretimi geliştirmektir. Kültür kurumlarımızın yönetimlerine kime dediysem kulağını kapattı.

 

Kürtlerde toplumsal hafızanın ve kültürel kimliğin kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlayan en önemli kültürel mekanizmalardan biri olarak görülen müzik, özellikle son yıllarda "üretimsizlik", "tıkanma" ya da "kendini tekrar etme" eleştirilerinin hedefinde. Bu durum telif, dağıtım ve tanıtım, sponsorluk, dijital çağın zorlukları, yasaklar ve ekonomik sıkıntılar gibi hususlarla gerekçelendirilse de sanatçıların yeni ve kalıcı eserler üretmekte güçlük çektiği bir gerçek. Günümüzde sanatçıların birçoğu düğün salonları ya da ritmik halay müziklerine hapsolmuş durumda. Birçok sanatçı da farklı eserleri orijinalinden farklı bir tarzda icra etmenin (cover) ötesine geçmiyor. 

Kürt müziğinde yaşanan tıkanmayı değerlendiren müzikolog Veysi Varlı, söz konusu eleştirileri bunlarla sınırlı tutmuyor. Varlı'ya göre Kürtçe üretilen eserlerin ne kadarının Kürt müziği sayılabileceği de tartışma konusu. Varlı şöyle konuştu: "Bir eserin Kürtçe icra edilmesi ile o eserin Kürt müzik geleneğinin müzikal özelliklerini taşıması aynı şey değildir. Eserin dilinin Kürtçe olması, onun aynı zamanda geleneksel Kürt müziğinin melodik, modal, ritmik veya icraya ilişkin özelliklerini taşıdığı anlamına gelmez."

"Bugün Kürt müziği adı altında üretilen şeylerin ne kadarı Kürt müzikal hafızasının devamıdır ne kadarı yalnızca Kürtçe bir kimlik etiketi taşıyan yeni bir müzik biçimidir?" diye soran Varlı, mevcut kurumlara dair de birçok eleştiride bulunuyor. Varlı, Kürt kültür ve sanat kurumlarının sorumluluğunun sadece Kürtçe eserler üretmek ya da festivaller düzenlemek olmadığına vurgu yaparak, "Temel sorumluluk Kürt müziğini araştırmak, belgelemek, öğretmek, arşivlemek, gelecek kuşaklara aktarmak ve bu birikim üzerinden çağdaş müzikal üretimin gelişmesini sağlamaktır" diyor.

Bugüne kadar 100'den fazla şarkı sözü yazan Varlı, 1975'te Kürtçe müziğe başladı. 1977'de Dilgeş ve Brader ile Dengê Şoreş grubunda yer aldı.

1988 yılından sonra şarkı söylemeyi bıraktı, "Kürt müziği nedir?" sorusu üzerine Kürt müziği üzerine araştırma yapmaya başladı. Erivan Radyosu şarkılarında çocuklar için ders kitaplarına kadar birçok çalışmaya imza attı.

Kürt müziği nasıl gasp edildi?

Mezopotamya Ajansı’ndan Azad Altay ile Berivan Altan’a konuşan Veysi Varlı şu bilgileri paylaştı:

* “28 bin şarkıyı inceledim. 4 bin 971 Kürtçe şarkının Türkçeleştirildiğini tespit ettim. Bu büyük bir rakam. Kültür kurumlarımızın yönetimlerine, kime dediysem kulağını kapattı. Kimse duymadı, kulak vermedi.

* Muzaffer Sarısözen, Halil Bedi Yönetken, Nida Tüfekçi gibi onlarca insan.. 1970'e kadar Kürdistan coğrafyasını geziyorlar. Antep'de 260 şarkıyı tek seferde topluyorlar. Amed'e 600'e yakın şarkıyı tek seferde götürüyorlar. Bunu kim yapmış? Yine Kürt.

* Ayşe Şan 26 Kürtçe şarkıyı Türkçeleştirmiş. Celal Güzelses,  M. Arif Cizirî ve Hesen Cizîrî ile 6 ay birlikte kalıyorlar. Arif Cizîrî ve Hesen Cizîrî'nin şarkılarını Türkçeye çeviriyor. Arif Cizirî ve Hesen Cizirî de onunla birlikte, anı olarak 3 Türkçeleştirilen şarkıyı Türkçe söylüyor.

* Mahmut Hamidanoğlu, Siverekli. O ve Ayşe Şan "Aydıl Dilo Dilo lo" şarkısını Türkçe söylemişler. Onlar adına kayıtlı. Yine "Aydıl dıl", "Mardin kapı şen olur", "Ben de gidem paytakta"... Bunun gibi yüzlerce şarkı Kürtlerden alınıp Türkçeleştirilmiş. Bununla da yetinmemişler; Başur'da Kerkük Türküleri adı altında 86 şarkıyı getirip, onları da Türkçeleştirilmişler. Hesen Zîrek'in de şarkıları Türkçeleştirilmiş. Onlar işlerini yapmış, rol ve misyonlarını oynamışlar. Ancak biz işimizi yapmıyoruz. 

 Dil Kürtçe makam yabancı

* “Kürdistan coğrafyasında müziğin rol ve misyonu öldürülüyor. Bugün bizim okullarımızda ya da belediyelerde gitar ve piyano dersleri veriliyor. Gitar ve piyano sistemi Kürt müziği için şudur: Kürt müziğini Türk alfabesine göre yazırsan, Ehmedê Xanê “Ahmede Hane” olur. Qerejdaxliların bir sözü var; "Yabancıların toprağında şaşıların öncüsü körse yol bulunamaz." Bu işe öncülük edenler, şaşılara öncülük edenlerin kendisi kör. Görmüyor. Sadece ben yaptım oldu diyor.

* Türk alfabesiyle Kürtçe yazamazsın, çünkü o harfler yok. O enstrümanlarda o harfler olsa; org çalınıyor, Newroz makamını bulmak için üzerinde oynuyorlar ve bu sesi buluyorlar.

* Bugün yok etme kültürü mevcut. Pazarlama pazarı var. Bu pazarı güçlendirmen için popülizme ihtiyacın var. Bu pazarın sahipleri, sanatçılar için popülizmi geliştiriyor.

“Lê Amedê”den “Amedspor”a

* Örneğin 20 yıl önce "Lê Amedê Amedê" diyorduk, şimdi "Lê Amedê Amedspor" diyoruz. Acaba o durum mu değişti, yoksa bizim zihnimiz mi değişti. Bence zihnimiz değişti, bakışımız sömürgeciliğin etkisine girdi.

* Erzurumlu birisi düğün ve konserlerinde 22 albümde 380 ezgi söylemiş. Bunlardan 10'unu Kürtçe söylemiş. Onları dinlediğinde Aydın'ın, Delil Dilanar'ın, Şemdin'in, yani Serhatlıların sesinin rengini (sewt) görüyorsun. Dağlı bir ses. Ancak 370 Kürtçe olan şarkıyı Türkçe söylemiş. 

Kurumlarımız artık sahneyi bırakmalı

* Kurumlarımız artık sahneyi bırakmalı. Sahne üzerinde binlerce kişi var. Bilgi bizim dermanımız. Bilge olalım, kökümüz üzerinden o bilgeliğimizi kabul ettirelim. Bunun içinde eğitim ve kültür kurumlarımızda, en alt basamaktan en üst seviyeye kadar ortak bir müfredat ve bütünlüklü bir eğitim anlayışı benimsenmelidir.

* Kürt sanatçılar kendi bahçelerine sahip çıkmalı. Kürt müziğini dünyaya kabul ettirmek için, "biz buyuz" demek için. Kürt kültürüne bahçıvanlık yapanlar, o gülü koklamak ve koklatmak istiyorsa, o güle sahip çıkmalı, iyi bir bahçıvanlık yapmalı. İşimizi taklitle değil, bilgece kendi kökümüz üzerinden yapmalıyız. Kendi kültürümüze sahip çıkmalıyız. HABER MERKEZİ