Bir diplomatın Kürdi mücadelesi

Dosya Haberleri —

Ahmet Yaman

Ahmet Yaman

  • Birçok kişi Ahmet Yaman’ın adını, 9 Ekim 1998’de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplo sırasında duydu. Öcalan’ın, kravat ve takım elbise ile İtalya’dan Rusya’ya giderken uçakta çekilen fotoğrafında yanında oturan kişi Ahmet Yaman’dı.
  • 1998’deki uluslararası komplo sürecinde İtalya’da 65 gün boyunca Öcalan ile birlikte kaldı. İtalya devlet yetkilileriyle görüşmelerin çoğunu o yürüttü. Kürt Hareketi ile tanışmasından yaşamını yitirdiği güne kadar diplomasi çalışmalarını yürüttü.
  • Yoldaşları, “Güler yüzlü, sempatik ve tam anlamıyla devrimci bir kişiliğe sahipti” diyor. Tüm enerjisini devrim için kullanıyordu. İyi derecede İtalyanca biliyordu. İtalya’da birçok kişinin özgürlük mücadelesine sempati duymasında Ahmet Yaman belirleyici oldu.

ERDOĞAN ZAMUR

Ahmet Yaman, İsviçre’nin Winterthur kentinde tedavi gördüğü hastanede 12 Ocak günü yaşamını yitirdi. 15 Ocak’ta ailesi ve çok sayıda yoldaşının katılımıyla Winterthur şehir mezarlığında son yolculuğuna uğurlandı. 

Birçok kişi Ahmet Yaman’ın adını, 9 Ekim 1998’de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik düzenlenen uluslararası komplo sırasında duydu. Öcalan’ın, kravat ve takım elbise ile İtalya’dan Rusya’ya giderken uçakta çekilen fotoğrafında yanında oturan kişi Ahmet Yaman’dı. Yaman, Öcalan’ın Roma’da kaldığı 65 gün boyunca sürekli onun yanındaydı. O dönemde Ahmet Yaman, Kürdistan Ulusal Kurtuluş Cephesi (ERNK) İtalya temsilcisiydi.

Yakınları  ve birlikte mücadele eden arkadaşları gazetemize Ahmet Yaman’ı anlattı.

TDKP’den PKK’ye

Ahmet Yaman, 1 Ağustos 1963’te Maraş’ın Elbistan ilçesinde, ikisi kız sekiz kardeşin beşincisi olarak dünyaya geldi. İlk ve ortaokulu Elbistan’da tamamladı. Ortaokul yıllarında Türkiye’de devrimci hareketlerin etkisi oldukça güçlüydü ve Yaman da bu dönemde devrimcilerle tanıştı. Liseye devam etmedi.

Bir süre yurt dışında bulunan babasının yanına Fransa’ya gitti. Ancak orada fazla kalamayarak geri döndü. 12 Eylül darbesinin toplum üzerinde büyük baskı yarattığı dönemde TDKP davasından tutuklandı fakat uzun süre cezaevinde kalmadı.

1987 yılında yurt dışına çıktı. Ablasının yaşadığı İsviçre’ye giderek iltica başvurusunda bulundu. Bir süre Halkın Kurtuluşu (HK) içinde faaliyet yürüttü. Daha sonra evlendi. 1990’lı yılların başında Kürt Özgürlük Hareketi ile tanıştı. 1994 yılında Lugano’da tutuklandı ve bir yıl cezaevinde kaldı. Cezaevinden çıktıktan sonra İtalya’nın başkenti Roma’ya geçti. Burada ERNK temsilciliğini üstlenerek diplomasi çalışmalarını yürüttü.

Öcalan’la 65 gün

1998’deki uluslararası komplo sürecinde İtalya’da 65 gün boyunca Rêber Apo ile birlikte kaldı. İtalya devlet yetkilileriyle yapılan görüşmelerin çoğunu o yürüttü. 1991’de Kürt Özgürlük Hareketi ile tanışmasından yaşamını yitirdiği güne kadar diplomasi alanında çalışmalar yürüttü. İtalya ve İsviçre’de birçok siyasetçinin, Kürt hareketine destek vermesinde katkısı büyük oldu. Son olarak 10 Ekim 2023’te dünya genelinde başlatılan “Öcalan’a özgürlük, Kürt sorununa siyasi çözüm” kampanyasının yürütülmesinde aktif rol aldı.

Radikal ve gözü pekti

Uzun yıllar Ahmet Yaman ile çalışan mücadele arkadaşı Zülfü Bingöl, tanışmalarını şöyle anlattı: “1991 ya da 1992 yılında tanıştık. Tanışmamız biraz ilginçti. O dönemde Ahmet, HK içinde faaliyet yürütüyordu. Devrimci Cephe çalışmaları vardı. Chur’da yapılan bir toplantıda karşılaştık. Radikalliği ve gözü karalığıyla bende güçlü bir izlenim bıraktı. Bize karşı oldukça sert eleştiriler yöneltiyordu. HK içinde yaşanan ayrışmadan sonra bize katıldı. Toplantılara gelip gidiyordu. 1993 yılında İsviçre’de bize yönelik bir operasyon yapıldı ve Ahmet Lugano’da tutuklandı. Bir yıl cezaevinde kaldı.”

O gerçek bir devrimciydi

Bingöl, Ahmet Yaman’ın mahkemesine de katıldığını belirterek şunları söyledi: “Her zaman ‘Devrim nerede ise ben oradayım’ diyordu. 1970’lerden itibaren sürekli mücadelenin içinde yer aldı. Büyük emekler verdi. 1994’te cezaevinden çıktıktan sonra İsviçre ve İtalya arasında çalışmalar yürüttü. Devletin ona yönelik baskıları vardı. Bizim diplomasi çalışmalarımızı yürütüyordu. 1995’te Roma’ya geçti ve oradaki büroda çalışmaya başladı. Güler yüzlü, sempatik ve tam anlamıyla devrimci bir kişiliğe sahipti. Tüm enerjisini devrim için kullanıyordu. İtalya’daki birçok etkinlikte konuşmaları o yapıyordu. İyi derecede İtalyanca biliyordu. İtalya’da birçok kişinin özgürlük mücadelesine sempati duymasında Ahmet Heval’in inkar edilmez bir emeği vardır.”

Önder Apo’ya derinden bağlıydı

Bingöl, Yaman’ın özellikle Rêber Apo’nun İtalya’daki sürecinde aktif rol aldığını belirtti: “O bir Türk olarak mücadeleye katıldığı günden, son anına kadar mücadele etti. Uluslararası komplo sürecinde Önder Apo İtalya’ya geldiğinde büyük bir cesaretle hareket etti. Çoğu kişinin kafası karışıktı ama o en net tavrı alanlardan biriydi. Sürekli Önder Apo’nun yanındaydı. Üzerine düşen her görevi yerine getiriyordu. İki yıl önce Strasbourg’da yapılan nöbet eylemine gelmişti. Uzun bir sohbetimiz olmuştu. Önder Apo için yeterince şey yapamadığımızı söyleyerek bundan duyduğu üzüntüyü dile getirmişti.”

Hastalığına rağmen vazgeçmedi

Ahmet Yaman’ın komplo sonrası ciddi sağlık sorunları yaşadığını ve bir süre tedavi gördüğünü belirten Zülfü Bingöl, şöyle devam etti: "Tedavi sürecinde evinde kaldı. 2005 yılından sonra tekrar çalışmalara dahil oldu. Hiç ara vermeden ömrünün sonuna kadar mücadelenin içinde oldu. Çok büyük emekleri oldu. Hem İtalya’da hem İsviçre’de önemli çalışmalar yaptı. Hatta şunu ifade etmekte fayda var: Bu çalışmalardan dolayı sağlığıyla doğru dürüst ilgilenmedi."

Eyüp Doru(sağdaki)

Cezaevinden sonra buluştuk

DEM Parti Avrupa Temsilcisi Eyüp Doru da Ahmet Yaman ile uzun yıllar birlikte çalışma yürütmüş. Tanışıklıklarının 1994 yılında İtalya’daki Kürdistan Enformasyon Bürosu’nun açılışına uzandığını belirten Doru, şunları anlattı: "Heval Ahmet ile çok uzun yıllara dayanan ortak bir çalışmanın dışında da bir arkadaşlığımız oldu. 1994 yılında İtalya bürosunun açılış döneminden beri tanışıyoruz. Ben zaten o dönemlerde büroda çalışıyordum. Ahmet arkadaş ise sürekli geliyordu İtalya’ya."

Eyüp Doru, Ahmet Yaman ile bir anısını da paylaştı: “Ahmet Heval tutuklanmıştı, biz de dışarıda onun serbest bırakılması için çeşitli etkinlikler düzenliyorduk. Cezaevinde çıktıktan sonra tekrar buluştuğumuzda bana gülerek şunları söyledi: Tutuklanmamda bana yöneltilen suçlamalardan birisi de senden talimat almam. Bir akşam televizyon izlerken senin benim serbest bırakılmam için yaptığın konuşmayı izleyince gülmekten öldüm. İşin garibi, talimat aldığını iddia ettikleri ben tutukluydum, sözde talimat veren sen ise serbesttin!"

Cesaretli ve insiyatifliydi

Eyüp Doru, Sayın Öcalan'ın İtalya’da olduğu dönemde Yaman’ın oynadığı role dikkat çekerek şunları belirtti: "Özellikle Önderlik İtalya'da olduğu dönemde çok önemli bir rol oynadı. Çok cesaretli bir duruşu vardı. Ben o zaman Paris'teydim. Karar alınması gereken yerlerde çok cesaretli bir şekilde karar almasını bilen bir arkadaşımızdı. O kadar farklı kişiler orada bulunuyordu ama onun gibi dürüst ve samimi yaklaşan çok az kişi vardı. O kadar net ve duruşunu korkusuzca ortaya koyan ender kişilerden biriydi."

İtalya’da kalması taraftarıydı

Uluslararası komplonun İtalya ayağında o dönem Ahmet Yaman’ın genel görüşün aksine tutum sergilediğine işaret eden Doru, şunları anlattı: "Çoğunluğun aksine o, Önder Apo’nun İtalya’da kalmasını istiyordu. Bunu açık bir şekilde dile getirerek baskı ortamına karşı cesaretle halkını temsil etti. O günden beri de hep devrimci duruşunu koruyarak bugüne geldi."

Son ana kadar çalıştı

Ahmet Yaman’ın ciddi sağlık sorunlarına rağmen hiçbir zaman mücadelenin uzağında olmadığını vurgulayan Eyüp Doru şöyle devam etti: "En son Hollanda’da 2025 yılının Aralık ayında yapılan dış ilişkiler toplantısından sonra İsviçre'ye döndü ve hastaneye yattı. Tüm bu süreçler içerisinde defalarca kendisiyle görüştük, defalarca dış politika üzerine tartışmalarımız oldu. Bunu şunun için belirtmek istiyorum: Çok onurlu, çok direnişçi bir duruşa sahipti. Halkı için gerçekten son ana kadar mücadele etti. Hollanda’daki o son toplantıya gelişi de bunu gösterdi. Aslında çok hasta olduğunu bildiği halde son dakikasına kadar arkadaşlarıyla birlikte Kürt halkının mücadelesi, Kürdistan halkının mücadelesi doğrultusunda bir duruş sergiledi."

Kürt halkının Türk diplomatı

Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Dış İlişkiler Komitesi Eşsözcüsü Nilüfer Koç da uzun süre dış ilişkiler alanında Ahmet Yaman’la çalıştığını belirterek şunları anlattı: "Ben Ahmet yoldaşımla 35 yıl çalıştım. O her zaman kararlı, inançlı biriydi. O gerçek bir Kürt dostuydu. Ona Kürt siyasetçi diyorlar, oysa o Türk’tü. O mücadelesiyle Kürt halkına kendini benimsetti. Kürt halkı da ona Kürt siyasetçi diyerek benimsediğini, değer verdiğini gösterdi. Biz, onun uğruna mücadele ettiği ideallerini gerçekleştireceğiz."

Ahmet sayesinde Kürtlerle tanıştım

Yaman’ın birçok İsviçreli ve İtalyan siyasetçi, yazar ve aktivistle de iyi ilişkileri vardı. Bunların başında siyasetçi, aktivist ve Kürt dostu Dr. Peppe Savary geliyor. Dr. Savary, Ahmet Yaman sayesinde Kürtlerle tanıştığını belirterek şunları söyledi:? "Sevgili Ahmet ile uzun yıllar önce tanıştık. Bana ‘Bizim sadece dağlarımız var, başka dostumuz yok’ demişti. Ben de ona ‘Ben de dağlıyım, beni kabul eder misin?’ demiştim. Beni kabul ettiği ve Kürt halkıyla tanıştırdığı için ona minnettarım. Ahmet hep koştu, mücadele etti. Ama bu son mücadeleyi ne yazık ki kazanamadı."

Azim ve kararlılığının tanığıyım

Sayın Öcalan'ın Roma’da kaldığı süreci yakından takip eden gazeteci Ali Özşerik de Yaman’ın yakın dostlarından. Özşerik, Roma sürecinde Ahmet Yaman’ın etkinliğine işaret ederek, “Ahmet hem birlikte hem yalnız yaptığı her görüşmeyi bize aktarıyordu. Her resimde Ahmet vardı. Hükümet ile yapılan bütün görüşmeler Yaman üzerinden yürütülüyordu” dedi. Yaman’ın İtalya’daki diplomatik faaliyetlerin yürütülmesinde, genişlemesinde ve sıçrama yapmasında büyük etkisi olduğunu vurgulayan Özşerik şöyle devam etti: “Gazeteci Dino Frisullo gibi İtalya’daki birçok ismin Kürt Özgürlük Hareketi’ni benimsemesinde, Öcalan’ı sahiplenmesinde Ahmet’in etkisi büyüktür. İtalya’daki sendikaların, siyasi partilerin ve Roma Belediye Başkanı başta olmak üzere birçok kentin belediye başkanının Kürt Özgürlük Hareketi’ni benimsemesinde de büyük etkisi var. Roma sürecinde, yani Sayın Öcalan’ın Roma’ya geldikten sonraki süreçte Ahmet’in diplomasi çalışmalarının tanığıyım. Ahmet’in Roma’daki diplomatik faaliyetlerindeki azmi ve kararlılığı, hükümeti sürece dahil olmaya ve hızlı karar almaya zorlayan tutumu; Başkan’ın İtalya’da ilticasının kabul edilmesi için gösterdiği direniş ve ısrarın yanı sıra, bu doğrultuda hükümete baskı oluşturabilecek çevreleri harekete geçirme çabası gerçekten hayranlıkla izlediğim bir süreçti. Başkan’ın İtalya’yı terk etmesini istemeyen, Roma’da kalması için direnen çok az kişiden biriydi."

* * *

Önder Öcalan'dan başsağlığı mesajı

Kürt Halk Önderi, İmralı’da DEM Parti heyetiyle yaptığı görüşmede Ahmet Yaman’ın vefatını duyduğunu belirterek, heyete şunları söyledi: "Ben İtalya’da iken orada çalışma yürüten Ahmet Yaman vefat etmiş. Ailesine ve bütün yoldaşlarına başsağlığı diliyorum."

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.