Bir fotoğrafın ardındaki tarih

Kadın Haberleri —

15 Mayıs 2022 Pazar - 18:45

Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi

Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi

  • Yapılan baskında askerlere teslim olmayan Hüseyin Gündüz’den geriye küle dönen evinden Sakine Cansız’la çektiği fotoğrafı kaldı. 30 yıldır o fotoğrafı saklayan kızı Fatma Gündüz, “Bu fotoğrafa bakınca yoldaşlığı görüyorum” dedi.

ZEYNEP DURGUT / MA-ŞIRNEX  

Kürdistan Özgürlük Hareketi’ni doğman yok etmeyi amaçlayan faşist Türk devleti, 12 Eylül 1980 darbesiyle binlerce kişiyi katletti, onbinlerce kişiyi tutukladı, işkence tezgahlarından geçirildi, insanlık dışı uygulamalara maruz bıraktı. Karanlık bir dönem olarak adlandırılan 12 Eylül 1980 faşist askeri darbe sonrası da Kürdistan darbecilerin hedefi olmaya devam etti. 

Diyarbakır 5 Nolu Cezaevinde kaldı

O dönem Şirnex’in (Şırnak) Silopî ilçesine bağlı Girgewrê köyünde yaşayan Gündüz ailesi de darbecilerin hedefi oldu. Siyasi faaliyetleri nedeniyle yargılanan Hüseyin Gündüz hakkında, 1983 yılında tutuklama kararı çıkarıldı. Hüseyin Gündüz’ün evine baskın yapan askerler eşini gözaltına aldı. Eşine yönelik insanlık dışı uygulamalar üzerine karakola giden Hüseyin Gündüz, tutuklanarak Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’ne gönderildi. 

Teslim olmayı reddetti

1990 yılında adli kontrol şartıyla tahliye edilen Gündüz, imza atmadığı gerekçesiyle yeniden tutuklama kararı verildi. Hakkında yakalama kararı olan Gündüz, köyünde yaşamını sürdürmeye başladı. 1993 yılında köyü basan askerler, Gündüz’e “teslim ol” çağrısı yaptı. Teslim olmayı reddeden Gündüz, yaşamına son verdi. Askerlerin engellemelerine rağmen Gündüz’ün cenazesi köylüler tarafından toprağa verildi. 

Geriye kalan fotoğraf

Gündüz’ün yaşamına son vermesinin ardından askerler, Gündüz’ün evini ateşe verdi. Küle dönen evden geriye Gündüz’ün Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde PKK’nin öncü kadrolarından Sakine Cansız ve diğer arkadaşlarıyla birlikte çektiği fotoğrafı kaldı. Çocukları, Gündüz’den geriye kalan tek hatırayı sakladı. O hatıra fotoğraf şimdi Silopî’de bulunan evlerinin duvarına asılı.

.
Fatma Gündüz

Erkekler teslim olsun diye kadınları götürdüler

Gündüz’ün kızı Fatma Gündüz (40), çocukluk yılları olan 1980 ve 1990’lı yıllardaki devlet baskılarını unutmadığını belirterek o günleri anlattı: “Babam tutuklandığında ben küçüktüm. Babam tutuklanmadan önce de sürekli tehdit ediliyordu. Babamın teslim olmasını istiyorlardı. Ancak teslim olmadı, o yüzden askerler annemin de içinde bulduğu 7 kadını gözaltına aldı. Askerler köylülere, ‘Bunların eşleri gelip teslim olmadan bunları bırakmayacağız’ diyordu. Alıkonulan kadınlar arasında bebeği olanlar vardı. Kadınlar alındığı için de eşleri mecburiyetten gidip teslim oldular. Babam tutuklandığı gibi Diyarbakır Cezaevi’ne gönderildi. Her görüşüne gittiğimizde işkenceye maruz kalmıştı. Dişleri kırılmıştı, elektrik vermişlerdi ve ‘Çin askısı’ denilen işkence yöntemini de kullanmışlardı.” 

Sığınağı buldular

7 yıl tutukluluğun ardından babasının tahliye edildiğini belirten Gündüz, “Bırakıldığı gibi ona yönelik tehditler gelmeye devam etti. Babam imza atmaya gitmedi ve hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Daha sonra köyümüz ve evimiz asker ablukasına alındı. Her gün evimize baskın oluyordu. Her baskında bize ’Eğer teslim olmazsa köyü yakacağız’ deniliyordu. Birgün evimize baskın yapıldı. Babam teslim olmamak için köyde bir sığınakta kendini sakladı. Öğlen saat 14.00 gibi Diyarbakır’dan sevk edilen askerler köye yetişti. Babamı almak için gelmişlerdi. Buradan Silopî’ye kadar uzun bir asker konvoyu oluştu. Hepsinin de yüzleri, gözleri kapalıydı. Bu güçler gelip evimizi tekrar aradılar. Evdeki her şeyi topladılar. Balkona çıktılar ve babamın saklandığı sığınağı gördüler. Babamın kendini kurtardığını zannediyorduk ama öyle olmamıştı. Sığınağa doğru gittiler. Babam teslimiyeti kabul etmedi ve yanında bulunan el bombası ile yaşamına son verdi” dedi. 

 

.
Hüseyin Gündüz

Fotoğrafta yoldaşlığı görüyorum 

Fatma Gündüz, daha sonra evlerinin ateşe verildiğini anımsatarak, “Askerler, babamın taziyesine katılan herkesi işkenceden geçirip gözaltına alıyordu. Evimizi yaktıklarında evden geriye sadece cezaevinde çektiği tek bir fotoğrafı kaldı. Bir sürü fotoğrafı vardı ama hepsi yangında küle döndü. Bu fotoğraf tek kaldı, biz de büyütüp odanın duvarına astık. Yıllardır o fotoğraf orada asılı. Ben bu fotoğrafa bakınca yoldaşlığı görüyorum ve bu mücadeleme güç veriyor” diye belirtti.   

Mücadelemi sürdüreceğim

Babasının ölümünden sonra mücadeleye atılan Fatma Gündüz şunları kaydetti: “Babam bu uğurda yaşamını yitirdikten sonra ben de mücadele içerisinde yerimi almak istedim. 2001’de Silopi’de DEHAP açıldı. Serdar ve Ebubekir kaybettirildikten sonra DEHAP’a üye oldum. 21 yıldır siyasi parti çalışmaları içerisindeyim. Bundan sonra da mücadelemi sürdüreceğim.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.