Bir patates dahi alamıyoruz

9 Ağustos 2021 Pazartesi - 18:00

  • Ekonomik krizin yol açtığı açlık ve yoksullukla mücadele eden kadınlar, “Geçinemiyoruz. Bir patates, soğan, peynir dahi alamıyoruz” diyerek bu durumun sorumlusu iktidara tepki gösterdi. 

 

MARTA SÖMEK/JINNEWS


Koronavirüs salgını nedeniyle dünya genelinde yaşamını yitirenlerin sayısı 4 milyonun üzerinde, aşılanan insan sayısı ise 1 milyonu geçiyor. 
Salgın hastalığın sağlık alanında oluşturduğu kriz beraberinde ekonomik krize de yol açtı. Krizin en çok vurduğu kesim ise kadınlar oldu. Kadınlar, yaşadıkları ekonomik krizi Jinnews muhabiri Marta Sömek’e anlattı.
İstanbul’da yaşayan Fethiye Arslan, “Ne olacak halimiz böyle" diyerek iktidarın politikalarını eleştirdi. Gidişatın çok kötü olduğunu kaydeden Aslan, iktidarın ekonomik krize dair bir çözümünün olmadığına, mevcut durumun kötü olduğuna işaret etti. Geçinebilmek için temizlik işi yapan Fethiye Arslan alışverişe giderken defalarca düşündüğünü  ifade etti. Fethiye, "Geçinemiyoruz. Bakkala gidiyoruz 100 lira yetmiyor, bir patates, soğan, peynir dahi alamıyorsun" dedi. 
 
Nasıl böyle rahatsınız?
"Çöpten ekmek yemedim ama dilenci oldum. insanlardan bir lira istiyorum, ekmek bile alamıyorum" diyen Remziye Yıldırım, "Sen hükümetsin, benim paramı neden bana vermiyorsun, nasıl böyle rahatsınız?” diyerek iktidara tepkisini dile getirdi. 
 
Ölüme terk edildik
Geçinemediğini ve engelli çocuğuna bakmak zorunda olduğunu dile getiren Delal Irmak ise, “iktidarın yardımları söylemden ibaret” diyerek insanların ölüme terk edildiğini belirtti. 

Her şey çok pahalı
30 yıl önce iş bulamadığı ve maddi zorluklar yaşadığı için Türkiye'den Viyana'ya göç eden Arşaluys Gülgün, Türkiye'deki durumun çok kötü olduğunu belirtti.
Gülgün, “Orayla burası çok farklı, yazık, herkes sokakta ekmek topluyor, dileniyor, çok berbat bir ülke oldu. Her şey çok pahalı. Nasıl böyle yaptılar anlamıyorum” değerlendirmesinde bulundu.
İnsanların her gün patates ve soğanla doyamayacağının belirten Gülgün, iktidarın sorumluluklarını yerine getirmediği eleştirisinde bulundu. Arsaluys Gülgün, yaşanan bu tablo nedeniyle Türkiye'ye temelli dönmek istemediğini ifade etti. 
 
Yarı aç yarı tok uyuyoruz
Gönül Koşarsu ise altı çocuğuyla bir odada yaşıyor. Yarı aç, yarı tok uyuduklarını belirten Koşarsu, “Çöp toplayarak kendimi geçindirmeye çalışıyorum, aldığım para da 20-30 lira. Atıklardan kutu toplayarak 20-30 lira kazanıyorum. Kazandığım ile tüpümü bile dolduramıyorum, ekmek bulamıyorum" diyerek  yaşadığı maddi zorlukluğun boyutunu anlattı.
"Çöp toplayarak kazandığım 20-30 lirayla tüp mü doldurayım, çocuklarıma mı bakayım? Eşim de vefat etti, geçim sağlamak çok zor. İki ayda bir 600 lira engelli yardımı alıyorum. 550 lirayı zaten kiraya veriyorum ve bana yalnızca 50 lira kalıyor. Bununla da geçinemiyorum. İş yok, güç yok. 12'den sonra bebeğimi sırtıma bağlayıp kutu toplamaya gidiyorum” dedi. Akşam ne yiyeceğini düşünerek, "Sattığım kutularla tüp mü dolduracağım, yemek mi yapacağım, alışveriş mi yapacağım" diye soran Koşarsu, çocuklarının sıcak yemek yemeye hasret kaldığını söyledi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.