• Yoksulluk sınırı 114 bini aştı
  • İşçiler için en kötülerden
  • Türkiye'deki tablo
  • Ekonomi büyüdü, sanayi daraldı
  • İstanbul'un enflasyonu
  • Madencilerin yolu kesildi
  • Öğretmenler eylemdeydi

 

Yoksulluk sınırı 114 bini aştı

Asgari ücretin 18 bin, emekli aylığının 20 bin civarında olduğu Türkiye ve Kuzey Kürdistan'da açlık sınırı 35 bin 174 TL’ye, yoksulluk sınırı 114 bin 576 TL’ye yükseldi.

TÜRK-İŞ'in Mayıs 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması'na göre; dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 35 bin 174 TL'ye yükseldi. Gıda harcamasıyla birlikte barınma, ulaşım, eğitim, sağlık ve diğer temel ihtiyaçların karşılanabilmesi için haneye girmesi gereken toplam gelir ise 114 bin 576 TL olarak hesaplandı. Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de 45 bin 488 TL'ye çıktı.

Araştırmaya göre mutfak enflasyonu, Mayıs'ta aylık bazda yüzde 1,70 artarken, son 12 aylık artış yüzde 40,18; yıllık ortalama artış ise yüzde 40,58 olarak gerçekleşti. Yılın ilk 5 ayında gıda harcamalarındaki kümülatif artış oranı yüzde 16,69'a ulaştı.

TÜRK-İŞ, yaşam maliyetlerindeki yükselişin özellikle ücretli çalışanlar ve emekliler üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini belirtti. Açıklamada, gıda fiyatlarındaki artışın hane bütçelerini zorladığı, ücret artışlarının ise enflasyon karşısında yetersiz kalması nedeniyle satın alma gücünde gerileme yaşandığı ifade edildi.

Araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi için gerekli aylık gıda harcaması son bir ayda 588 TL arttı. Yılın ilk 5 ayında aile bütçesine yansıyan ek mutfak harcaması ise 3 bin 950 TL'ye ulaştı. TÜRK-İŞ, temel ihtiyaçların karşılanmasının giderek zorlaştığını ve geçim koşullarının ağırlaştığını vurguladı.

***

İşçiler için en kötülerden

Türkiye bu yıl da işçiler için en kötü 10 ülke arasında yer aldı.

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), 2026'ya ilişkin Küresel Haklar Endeksi raporunu yayımladı. İşçilerin örgütlenme ve ifade haklarını kapsayan rapora göre; Türkiye, işçiler için en kötü 10 ülke arasındaki yerini korudu.

Rapora göre; işçiler, ülkelerin yüzde 32’sinde şiddete maruz kaldı. Greve gitme hakkı, ülkelerin yüzde 87’sinde ihlal edildi. Ülkelerin yüzde 72’sinde işçilerin adalete erişimi ya olmadı ya da kısıtlı oldu. Her dört ülkeden üçünde ise işçilerin örgütlenme özgürlüğü, sendika kurma veya sendikaya üye olma hakları engellendi. İran rejiminin sendikal faaliyet yürüten Kürt öğretmenlere yönelik baskı ve tutuklamaları arttırması buna örnek olarak gösterildi.

İşçiler için en kötü 10 ülke de açıklandı. Listede, Arjantin, Belarus, Ekvador, Mısır, Esvatini, Myanmar, Nijerya, Panama, Tunus ve Türkiye yer aldı.

***

Türkiye'deki tablo

Türkiye’nin işçi hakları konusunda en kötü ülkeler listesindeki ilk 10’da olan yerini uzun süredir koruduğu belirtilen raporda, “Otoriter Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki hükümetin, temel işçi haklarını ihlal etme konusunda uzun bir geçmişi bulunuyor. Örneğin sendikasızlaştırma ve örgütlenme özgürlüğü hakkının ihlali, devlet ve işverenler tarafından düzenli olarak misilleme amacıyla kullanılıyor” ifadelerine yer verildi. Sendikasızlaştırma girişimleri arasında İzmir’de Ocak 2025'te Türkiye Tekstil, Örme, Giyim ve Deri Sanayii İşçileri Sendikası’na (TEKSİF) üye olmalarının ardından işten çıkarılmaları; Sakarya’da ise Birleşik Metal-iş’e üye oldukları için işten çıkarılan SAG Hidrolik işçilerine yer verildi.

Tutuklamalara ve devlet düzeyindeki baskılara da değinildi. Eti Maden’de Türkiye Maden İşçileri Sendikası tarafından alınan grev kararının Cumhurbaşkanlığı kararı ile “milli güvenlik” gerekçe gösterilerek 60 gün ertelenmesi örnek gösterildi. Aynı zamanda Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) üyelerine 19 Mart eylemleri kapsamında yapılan öğrenci boykotlarına destek verdikleri gerekçesiyle ev hapsi verilmesi de hatırlatıldı. 

 Türkiye’deki sendika başkanlarının, sendikal faaliyetleri nedeniyle yargısal takibat ve “terör” suçlamalarıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi.

***

Ekonomi büyüdü, sanayi daraldı

Türkiye ekonomisi, 2026'nın birinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,5 büyürken; bir önceki çeyreğe göre ise büyüme yüzde 0,1 oldu. Ekonomistler, GSYH'nin birinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 2,7 artacağını tahmin ediyordu. Ekonominin kalbi sanayi sektörü ise yüzde 0,8 daralırken, iş gücünün pastadaki payı yüzde 42,7'de kaldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı 1. çeyrek gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Buna göre; Türkiye ekonomisi, 2026'nın birinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,5 büyürken; bir önceki çeyreğe göre ise büyüme yüzde 0,1 oldu.

GSYH'yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2026 birinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; bilgi ve iletişim faaliyetleri toplam katma değeri yüzde 9,5; diğer hizmet faaliyetleri yüzde 5,2; tarım sektörü yüzde 4,6; ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 3,7; finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3,5; inşaat sektörü yüzde 3,2, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3,0; ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 2,0; mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 1,9 ve kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 1,8 arttı. Sanayi sektörü ise yüzde 0,8 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2026 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,6 arttı.

Hanehalkı harcamaları

Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2026 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 4,8 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 2,1; gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 3,0 arttı.

İşgücü ödemeleri

İşgücü ödemeleri, 2026'nın birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 35,9 arttı. Net işletme artığı/karma gelir yüzde 34,4 arttı. İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın birinci çeyreğinde yüzde 42,7 iken, bu oran 2026 yılı birinci çeyreğinde de yüzde 42,7 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise geçen yılın birinci çeyreğinde yüzde 36,3 iken, 2026 yılı birinci çeyreğinde yüzde 35,8 oldu.

***

İstanbul'un enflasyonu

İstanbul Tüketici Fiyat Endeksi, Mayıs'ta yüzde 1,53 arttı. İstanbul’da fiyat değişimlerini gösteren endekste yıllık artış, yüzde 36,77 oldu.

İstanbul Ticaret Odası (İTO), İTO 2023=100 bazlı İstanbul Tüketici Fiyat Endeksi ile Toptan Eşya Fiyatları Endeksi'nin verilerini açıkladı. Buna göre; kentte, Mayıs'ta bir önceki aya kıyasla perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İTO İstanbul Tüketici Fiyat Endeksi yüzde 1,53; toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları Endeksi ise yüzde 1,58 arttı. Geçen yılın aynı ayına göre değişim oranı perakende fiyatlarda yüzde 36,77; toptan fiyatlarda yüzde 23,35 oldu.

***

Madencilerin yolu kesildi

Ankara'ya yürüyen işçilerin yolu Beypazarı çıkışında kesildi.

Doruk Madencilik işçileri, 28 Nisan’da hükümet temsilcileri, şirket yöneticileri ve işçi temsilcileri arasında yapılan görüşmeler sonucunda verilen sözlerin yerine getirilmemesini gerekçe göstererek yeniden eylem yapma kararı aldı. Ankara'ya gitmek için Beypazarı'ndan yürümeye başlayan işçilerin yolu kesildi. İşçiler, Beypazarı'nda polis tarafından "kimlik kontrolü" gerekçesiyle durdurulurken, işçileri taşıyan otobüs şoförleri de polis tarafından "ceza yazacağız" şeklinde tehdit edildi. 

Bağımsız Maden-İş Sendikası’nın resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Yüz kere iptal ettirseniz de geleceğiz. Otobüslerle, cezalarla, tehditlerle uğraşacağınıza gasp edilen haklarımızı verin" denildi.

Sendika, Beypazarı ve Ayaş'ta emniyet güçlerinin, geniş çaplı çevirme ve kimlik kontrolü yaptığını paylaştı. Geçen her aracın durdurulduğu paylaşılırken, "Madencilerin Ankara’ya ulaşmasını engellemek için fiili bir abluka kuruluyor. Hakları için yola çıkan tek bir madencinin bile geçişine izin verilmemesi hedefleniyor. Bunlarla uğraşmayın. Ya bizi köle ilan edin, ya da hakkımızı verin! Ankara’ya varacağız. Ses ver Türkiye" ifadeleri kaydedildi.

Bakanlık ile görüşme

Bağımsız Maden-İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır ve 6 madenci, İçişleri Bakanlığında yetkililer ile görüştü.  Görüşmenin ardından açıklama yapan Çakır, ayrıntılarını madencilerle yapacakları değerlendirme sonrası netleştireceklerini ve alınan kararı kamuoyuyla paylaşacaklarını söyledi. 

Doruk Madencilik işçileri, TMSF devri öncesine uzanan alacaklar da dahil olmak üzere tüm taleplerini şöyle sıralıyor:

* Ödenmeyen maaşların, ikramiye, yıllık izin ve sendikal haklarla birlikte ödenmesi,

* TMSF öncesi ve sonrasında işten çıkarılan, dava açmış ve açmamış tüm işçilere tazminatlarının verilmesi,

* Çalışanlara rızaları dışında uygulanan ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması,

* İş sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uygun çalışma ortamının sağlanması,

* Sendikal faaliyetler nedeniyle işten çıkarılan işçilerin işe iadesi,

* Madenin kamulaştırılması ve iş güvencesinin garanti altına alınması.

***

Öğretmenler eylemdeydi

Hakları için Eğitim Bakanlığı önünde bir araya gelen özel sektör öğretmenleri, taleplerini haykırdı. 

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası öncülüğünde Ankara'ya gelen mülakat mağduru öğretmenler, dün Eğitim Bakanlığı önünde açıklama gerçekleştirdi. Açıklamaya çok sayıda siyasi parti, gençlik örgütü ve sendika temsilcileri de destek verdi.

Bin 611 mülakat mağduru öğretmenin hakkını aramak için çeşitli kurumların yetkilileriyle görüştüklerini söyleyen Fatma Nur Taşkın, Eğitim Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bağlı Çalışma Genel Müdürlüğü'ne yapılan tüm girişimlerinin, sonuçsuz kaldığına dikkat çekti. Taleplerinin karşılanması için 14 Haziran’da tekrardan Ankara’ya geleceklerinin bilgisini paylaşan Fatma Nur Taşkın, özel sektör öğretmenlerinin taleplerini sıralayarak, “Taban maaş düzenlemesi 5580 sayılı Kanun'a eklensin; özel sektör öğretmenlerine sözü verilen toplantı yapılsın. Mülakat mağdurlarının hakkı olan atamalar verilsin” dedi.