Bir savaşın kiralıkları ve Türk’ün NATO üyeliği

Ahmet KAHRAMAN yazdı —

28 Mayıs 2022 Cumartesi - 08:15

  • Kürtleri öne sürerek, demokrasinin budanmasını talep etmektedir. NATO, Erdoğan rejimi ile pazarlığa oturarak, aslında Batı değerlerini kalbinden vuran ödünler veriyor. 

Rusya, çağın son teknolojisi ile Ukrayna’ya saldırırken, televizyonlar naklen yayın ile ölüm ve yıkım manzaralarını yayımlıyor, Türk halkı gamlı gamlı seyrediyor, siyasetçiler insanlık adına yas tutuyorlardı.

En büyük Türk büyüğü Recep Erdoğan ise Kürtler için “öldürdük“ naraları ile keyiflenen adam değildi! Ukrayna tek başına, bir vicdan rüzgarıydı. Soldan sağa, sağdan sola eserek rüzgarın diliyle, “silahlar sussun, barış olsun“ diye vınlıyordu. Tarafları bir araya getirip uzlaştırma taklaları tazeliyordu.

O kadar insancıl ve barışçıydı ki, sanki 10 Kürt şehrini insanların başına yıkma emri veren, askerleri Cizre‘de 177 gencecik insanı diri diri yakan, Rojava ve Güney Kürdistan topraklarını işgal edip yerli halkı yeri, yurdundan söküp atarak İslamcı teröristleri yerleştiren o değilmiş gibi, safi kırılgan vicdandı…

Ama, çok çok değil, hemen ardından özüne döndü. Kurt kurnazlığı ile Dünya’nın Ukrayna, Amerika’nın da Çin ile meşguliyetini fırsat bildi. Rojava’ya saldırı için, planlar yapıp savaş cepheleri oluşturmaya başladı. Talana, hırsızlık ve ölü soyuculuğa çıkacak “vatanseverler“ bile belirlendi. Geçen hafta da Kürt çocukları öldürme, anaları ağlatma, kalabalık yığınları yeri ve yurdundan etme özlemini dışa vurdu.

Televizyonlarda, baş kesip hayat söndürme, ülkeyi sahiplerine dar etme naraları yankılanmaya başladı.

Kirlilerden birer ordu
Saldırıda yer alacak unsurlar belli, bilinendi. Her biri, ötekinden kirli birer kiralık...
Recep Erdoğan başkomutanlığındaki savaş cephesinin omurgasını, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) adıyla IŞİD (DAİŞ) teşkil ediyordu. Bunların bir kısmı ta Çin’in Uygur bölgesinden, Afganistan, Özbekistan, Pakistan’dan getirilmiş kiralık katillerdi. İçlerinde Suriyeli çok azdı. IŞİD dağıldıktan sonra, Türklerin emrine girmişlerdi. Ama değişmeyen özleriyle ganimet avcılarıydılar. Boğaz kesen katiller, ölü soyucu, tecavüzcü, soyguncu, öz bir söylemle lağım yaratıkları...

Bu savaşda da gözden çıkarılmış mayın eşekleri niyetine, önde yürütüleceklerdi. Ölen ölür, kalan ücretini alacak...

Cephenin öbür cenahında, üç kuruş için halkına ihanet etmiş, onurunu satışa çıkarmış kiralık Kürtler. Bunların en kirli ve alengirlisi Allahın Partisi (Hizbullah) tabelası altında toplananlar. Halkına, ülkesine, öz onuruna ihanet eden, şerefini de satanların dini varmış gibi, dinci sloganlı...

Bunlar, 1990’larda Kuzey Kürdistan şehirlerinin kalabalık caddelerinde, arkadan yaklaşıp satır darbesiyle, Kürt önde gelenlerinin kafalarını koparıyorlardı. Sonra koşup polis veya askerlere sığınıyor, çıkışta kaçırdıkları insanları telle boğuyor, ölülerini yaşadıkları evlerin altına gömüyorlardı. Sonra bunların başı öldürüldü. Tetikçileri hapsedildiler. Geçtiğimiz günlerde, son ferdine kadar tahliye ve iş başı yaptırıldılar. Onlar şimdi, Başkomutanları Erdoğandan “Kürt apart“ emri bekliyorlar.

Tarihin düşmüşlerinden korucu birlikleri de cepheye sürülmeye hazır. Güneydeki “hıyarlar“ (gurka) her daim hazır. Barzani ailesiyle Türklerim ortak malı gibi faaliyet gösteren ENKS’in yöneticileri, Türklerin armağanı takım elbiselerini giymiş, kravatlarını sıkıca bağlamış, emir bekliyorlar.

Kısacası, onurunu satanlar, halkının geleceğini kurşunlamaya hazır...

İnsanlığı ve savaşı da kirlettiler
Maganda kural, insani değer tanımayan kişidir. Mafya da, magandanın saldırgan halidir. Kendine benzetme, çabasıyla dünyayı, savaşları da kirletendir.

Bunlar her şeyi orduyu da kirlettiler. Tecavüzcüye sahip çıktılar. Hırsızı yücelttiler.

Mesela, Birleşmiş Milletlerin değeri, ağırlığı, duyarlılığını yere düşürdüler. Erdoğan, ilk defa bunlara Birleşmiş Milletlerde Rojava işgalini, haritada izah etti. Dünyanın sessiz kaldığını görünce, ülkeyi işgal ettiler.

Türk devletinin NATO üyeliği de pratikte tartışmalıdır. Çünkü, NATO diye diye, NATO’nun silahlarını NATO üyelerine çevirdi. Yunanistan’a bunu yaptı. Doğu akdenizde aynısını. Suriye’de, IŞİD’i NATO olanakları ile donatıp NATO üyelerine saldırttı.

NATO üyesi ama Suriye’de, Rusya ve İran’la da işbirlikçidir.  

Kendi NATO üyesi olmasına rağmen kimi NATO üyelerini, yayılıp genişleme çabalarını unutturup örneğin Amerika ve Fransa’yı emperyalist olarak suçlamakta.

NATO üyesi ancak NATO üyelerini demokratik değerlerden soyutlamak istiyor.

Kürtler, Amerika dahil Batı dünyası boyunca yaşıyor ve insani haklardan yararlanıyorlar. Batı demokrasilerinin örgütlenme ve ifade özgürlüklerinden yararlanmaktadırlar.

Ama Erdoğan rejimi, onlara kısıtlama getirilmesi için İsveç ve Finlandiya üzerinden şantaj yapmaktadır. Kürtleri öne sürerek, demokrasinin budanmasını talep etmektedir.

NATO, bu şantaj üzerine, Erdoğan rejimi ile pazarlığa oturarak, aslında Batı değerlerini kalbinden vuran, ödünler veriyor.

Çünkü Batı değerler silsilesinde, haklar ve özgürlükler bir bütün ve dokunulmazdır. Batı toplumları içinde Kürtlere kısıtlama, yasaklarla donanmış Erdoğan rejimine benzemek olur.

Oysa Batı, yasakları kaldırmak için büyük bedeller ödemiştir. Erdoğan’ı idare etmek için geri dönüş, büyük belaya davetiye çıkarmaktır.

Çünkü kısıtlama bir başladı mı, Kürtlerle sınırlı kalmaz. Biden’in, evrensel özgürlük manifestosunu altına alır, yok eder.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.