- Halep’in EÅŸrefiyê ve Åžêxmeqsûd mahallerine yönelik 6 Ocak'ta Türkiye destekli Åžam Geçici Yönetimi’nin saldırılarının ardından katledilen, kaçırılan, kaybolan yüzlerce yurttaÅŸtan haber alınamıyor. Halep’in doÄŸusunda, M4 yolu üzerindeki Naqqarin yerleÅŸkesinde 270’ten fazla yurttaşın cenazesinin bulunduÄŸu toplu mezar tespit edildi. Bölge EÅŸrefiyê’ye sadece 10 kilometre uzaklıkta...
- Sorularımızı yanıtlayan Yerinden EdilmiÅŸ Efrînliler DerneÄŸi yöneticisi Nesrîn Silêman, “BirleÅŸmiÅŸ Milletler ve Avrupa BirliÄŸi gibi uluslararası kurumların da yer alabileceÄŸi bağımsız bir heyetin kaçırılan ve katledilen Kürtler için Suriye ve Rojava’ya gelip incelemelerde bulunmasını talep ediyoruz. Böyle bir heyet/mekanizma kurulması durumunda destek veririz” dedi.
- Kaçırılan ve katledilen Kürtlerin durumunu sorduÄŸumuz AB Sözcüsü, gazetemize yazılı olarak ÅŸu yanıtı verdi: “AB, Kuzey ve DoÄŸu Suriye’deki durumu yakından takip etmektedir. Suriye geçiÅŸ otoriteleri ile Suriye Demokratik Güçleri’nin 29 Ocak’ta varılan anlaÅŸmayı iyi niyet ve uzlaÅŸma ruhu içinde tam olarak uygulaması, ÅŸu anda her zamankinden daha fazla zorunludur.”
DEVRİŞ ÇİMEN
Halep’te 6 Ocak’ta baÅŸlayan ve kısa sürede tüm Kuzey ve DoÄŸu Suriye’ye yayılan saldırılarla Rojava’daki Kürtlerin kazanımları doÄŸrudan hedef alındı. Uluslararası toplumun sessiz kalmasından cesaret alan Åžam Geçici Yönetimi, Rojava’ya yönelik katliam niteliÄŸindeki saldırılarının ardından 29 Ocak’ta Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ile bir mutabakata vararak anlaÅŸma imzaladı. Bu ateÅŸkes ve kademeli entegrasyonu öngören mutabakat öncesinde, 6-29 Ocak tarihleri arasında Åžam geçici yönetiminin düzenlediÄŸi saldırılarda on binlerce Kürt yerinden edildi, yüzlercesi katledildi ve bir o kadarı da kaçırıldı.
Kayıplardan haber alınamıyor
1-3 Åžubat 2026 tarihleri arasında Rojava’ya giden heyette, aralarında İsviçre ve Avusturyalı siyasetçilerin de bulunduÄŸu isimler yer alıyordu. Heyette Basel Kantonu milletvekili Franziska Stier de bulunuyordu. Stier, gazetemiz Yeni Özgür Politika için kaleme aldığı ve 11 Åžubat’ta yayımlanan “Sesimizi dünyaya siz taşımalısınız!” baÅŸlıklı yazısında,(https://www.ozgurpolitika.com/haberi-sesimizi-dunyaya-siz-tasimalisiniz-208777) kayıp Kürtlerin durumunu gündeme getirdi. Stier’in görüÅŸtüÄŸü Yerinden EdilmiÅŸ Efrînliler DerneÄŸi yöneticisi Nesrîn Silêman, yaklaşık 3 bin kiÅŸiden haber alamadıklarını belirterek, “Bu insanlarımızın nerede olduklarını ya da baÅŸlarına ne geldiÄŸini bilmiyoruz” dedi.
QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî daha önce yaptığı açıklamada, Geçici Hükümet tarafından alıkonulanların siviller de dahil olmak üzere 1070 kiÅŸi olduÄŸunu ifade etmiÅŸti. Bu baÄŸlamda QSD ile Suriye Geçici Hükümeti arasında varılan anlaÅŸma kapsamında 19 Mart günü 300 tutsak serbest bırakılmıştı. Bu ve buna benzer haberler ajanslarda yayınlansa da kaçırılanlar, katledilenler ve esirler ile ilgili durum belirsizliÄŸini koruyor, çünkü yerel kaynaklar bırakılanlar arasında ağırlıkta 6 Ocak saldırılarından önce esirler olduÄŸunu belirtiyor. Ebdî’nin açıkladığı rakam ise tespit ve kayıtlara dayanıyor.
Kayıp Efrînliler nerede?
Nesrîn Silêman, Türk devletinin iÅŸgal öncesi Efrîn Kantonu Yürütme Meclisi EÅŸbaÅŸkanı’ydı. Türkiye ve desteklediÄŸi grupların 2018’de Efrîn’i iÅŸgal etmesi sonucu yaÅŸanan göç nedeniyle uzun süre Åžehba’da Efrînlilerin kurduÄŸu kampta çalışmalarını sürdürdü. Silêman, 27 Aralık 2024’te HTÅž’nin BAAS rejimine yönelik saldırılarıyla birlikte on binlerce Efrînlinin Åžehba’dan Halep, Tebqa, Reqa ve Cizîre bölgelerine göç etmek zorunda kaldığını anlattı.
Åžu an Cizîre bölgesinde Yerinden EdilmiÅŸ Efrînliler DerneÄŸi yöneticisi olarak çalışmalarını sürdüren Nesrîn Silêman, 2018 Efrîn iÅŸgalinden bugüne hâlâ yaklaşık 3 bin Efrînlinin akıbetinin bilinmediÄŸini doÄŸruladı.
6 Ocak sonrası...
Nesrîn Silêman, 6 Ocak günü Halep’teki saldırıların, Åžam Geçici Yönetimi ile Türk devletine baÄŸlı grupların ortaklaÅŸa gerçekleÅŸtirdiÄŸine dikkat çekerek, “Sekiz gün süren saldırılar çok kapsamlıydı. Telefon ve internet baÄŸlantısını kestikleri için insanlarımız dışarıyla iletiÅŸim kuramadı. Panik içinde, çoÄŸu kez gece karanlığında EÅŸrefiyê ve Åžêxmeqsûd’dan insanlar evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bazıları Efrîn’e kaçmak için yollara düÅŸtü. Birçok insanımız, özellikle aileler, geçici Åžam Yönetimi’ne baÄŸlı silahlı gruplar tarafından yollarda kurulan tuzaklarda yakalandı, esir alındı veya kaçırıldı. Bazıları sığındıkları yerlerde kaçırıldı. Aynı ÅŸekilde Tebqa ve Reqa’ya sığınan Efrînliler de buraları terk etmek zorunda kaldı.”
Binlercesinin akıbeti bilinmiyor
En son 22 Mart’ta Hesekê İç Güvenlik Güçleri Genel Komutanlığı Yardımcısı Mehmud Xelil, Ahmed El Åžera ile tutukluların serbest bırakılması ve göçmenlerin geri dönüÅŸü konularını görüÅŸtüklerini, “Bu konuları takip etmek üzere özel bir komite kuruldu. Bu komitenin amacı, sorunların çözümü için net mekanizmalar geliÅŸtirmek ve ülkede istikrar sürecini güçlendirmek” olduÄŸunu açıkladı.
Kaçırılan yurttaÅŸlarla ilgili bilgi veren Silêman, “Kürt-Arap çatışmasını önlemek için QSD güçlerini bazı bölgelerden çekti. Bu durumda, geçici hükümete baÄŸlı gruplar sivil halka ve özellikle Kürtlere yöneldi. Bu esnada hızla yayılan saldırı esnasında tespit edilemeyen kaçırmalar, infazlar ve katliamlar yaÅŸandı. Bunların çoÄŸu Kürt’tü. ÖrneÄŸin Reqa ve Dêrazor gibi geçmiÅŸte QSD’nin denetiminde olan kentlerde durum daha da karışık. Åžam buraların kendi denetiminde olduÄŸunu belirtse de bu bölgeler birçok farklı silahlı grubunun iktidar ve rant alanına dönüÅŸmüÅŸ durumda. Buralarda kayıp ve katledilen insanları tespit etme koÅŸullarından yoksunuz” dedi.
Güvenlik nedeniyle bu bölgeye girilmediÄŸini için net rakamlar ifade edemediklerine dikkat çeken Silêman, sözlerine ÅŸöyle devam etti: “Çünkü 6-29 Ocak arası saldırı ve kuÅŸatma esnasında birçok cephe ve yerde insanlar saldırılardan kaçarken Geçici Åžam Yönetimi’ne baÄŸlı silahlı gruplar tarafından esir alındı veya kaçırıldı. Önceki saldırılarda kaçırılanları da hesaba kattığımızda binlerce insanımızın akıbeti hakkında bilgi sahibi deÄŸiliz.”
Neredeler?
Esir takasının devam ettiÄŸine ancak bu konuda sıkıntılar yaÅŸandığına iÅŸaret eden Nesrîn Silêman, “Esirler için yapılan görüÅŸmelerde, kadınların bırakılması ağırdan alınıyor veya tartışmaktan kaçınıyorlar. Bırakılanlar arasında kadınlar çok azdır” bilgisini paylaÅŸtı. Esirlerin yanı sıra akıbeti bilinmeyen çok sayıda kiÅŸinin de olduÄŸuna dikkat çeken Nesrîn Silêman, “Esirlerin bazıları bırakıldı ve bu konuda çalışmalar devam ediyor. Esir konusu kayıtlara veya bilgilere dayanıyor. Ancak kayıplarla ilgili bilgimiz yok. Nerede kaçırıldılar, öldürüldüler mi? Yaşıyorlar mı? Yaşıyorlarsa neredeler, gibi açık olan sorular var. Bu konunun esir takasının dışında bağımsız olarak ele alınması gerekiyor” diye konuÅŸtu.
Uluslararası heyet incelemeli
Kayıplar, kaçırılanlar ve zorla yerinden edilen insanlar için uluslararası mekanizmaların olduÄŸuna dikkat çeken Nesrîn Silêman, “BirleÅŸmiÅŸ Milletler ve Avrupa BirliÄŸi gibi uluslararası kurumların da yer alabileceÄŸi bağımsız bir heyetin kaçırılan ve katledilen Kürtler için Suriye ve Rojava’ya gelip incelemelerde bulunmasını talep ediyoruz. Kurumlarımız böyle bir heyet/mekanizma kurulması durumunda tüm imkanlarıyla destek verir” dedi.