Bir toplumsal hafıza mekânı

Kültür/Sanat Haberleri —

18 Kasım 2020 Çarşamba - 22:35

  • Fikret Atay: Yılmaz Güney sinemasının yıkılmasını ve yerine süs havuzu yapılması, toplumun zihnine ve hafızasına atılmış bir kayyumdur.

 

MIHEME PORGEBOL

Önce kayyum tarafından kapısına kilit vurulan, daha sonra şüpheli bir şekilde yanan, ardından da yerine süs havuzları yapılan Yılmaz Güney Sinema Salonu aynı zamanda bir toplumsal hafıza mekânıydı. Batman’daki sosyal hayat ve Kürdistanlı sanatçılar için önemli üretim merkezi olan Yılmaz Güney Sineması, her ne kadar sinema salonu diye adlandırılmış olsa da birçok aktivitenin yapıldığı, kültürel ve sanatsal birçok faaliyetin merkezi haline gelmişti.
Kentin hafızasında en çok yer edinen mekânlardan biri olan Yılmaz Güney Sineması 2016 yılında kapısına kilit vurulmadan önce birçok yerli ve yabancı sanatçıyı ağırlamış, sanatın neredeyse tüm alanlarında etkinliklere ev sahipliği yapmıştı. Kent için adeta bir merkez konumunda olan Yılmaz Güney Sineması’nın adeta planlı bir şekilde yok edilmiş olması Batman’da yaşamış veya Batman’da eserlerini sunmuş sanatçılar için de büyük bir kayıp oldu.

Fikret Atay

Toplumun hafızasına kayyum
Dünyada çağdaş sanat alanındaki önemli isimlerden biri olarak kabul edilen sanatçı Fikret Atay da mekânın insan hafızasının en temel unsuru olduğunu belirterek Yılmaz Güney Sineması’nın önemine vurgu yapıyor. Ataya, “Sistem, toplumun hafızasını yıkmak isteğinde toplum için önem teşkil eden mekânları yıkmakla başlar. En ufak kalıntıya kadar yıkar bunları. Küçük bir kalıntı bile bırakmaz; çünkü kalıntı bile o toplumun hafızasını tekrar canlandırır. Baştan aşağı mekân taşıdığı sembolden dolayı yıkılır ve yerine iktidar kendi değerlerine, ideolojisine uygun bir mekân inşa eder. Böylelikle iktidar kendi gücünü ve kontrolünü toplum üzerinde gösterir” diye konuştu. “Yılmaz Güney Sineması toplumun hafızasında ikonik bir yere sahipti. Ki bu ikonlaşmış mekân iktidar tarafından inşa edilmemişti. Bu mekân toplumun değer kaygılarına ve anlamına göre yapılmıştı. İktidara zıt düşen bu değer ve anlamların yıkılması gerekiyordu” diyen Atay, sinemanın yıkılmasını ve yerine süs havuzu yapılmasını “Toplumun zihnine ve hafızasına bir kayyum” olarak tanımlıyor.

Barış Eviz

Batman artık bir engelli şehir
Barış Eviz ise Yılmaz Güney Sineması’nın kente kazandırılması için girişimde bulunan, yapıldıktan sonra isminin Yılmaz Güney Sinema Salonu olarak belirlenmesinde aktif rol oynayan bir sanatçı. Şehirlerin Yılmaz Güney Sinema Salonu gibi mekânlardan yoksun olmasını bir engellilik durumu olarak tanımlayan Eviz, “Engellilik durumu sadece canlılara özgü bir durum değil, canlıların yaşadığı ortamlarda da hayati öneme sahip kurum veya mekânların olmayışı bir engellilik durumudur. Zaten doğuştan engelli bir şehir olan Batman'ın özellikle kültür ve sanat alanında hayati ihtiyaçlarını karşılayan bir mekânı veya önemli bir uzvunu şüpheli bir kaza sonucu kaybetmesi engelli olma durumuna bir yenisini eklemiştir. Beş yüz binin üzerinde nüfusu olan Batman'da bir sinema salonu yok” diye konuştu.