Bir zamanlar cennetti, şimdi cehennem

Kadın Haberleri —

 Efrîn İnsan Hakları Örgütü Sözcüsü İbrahim Şêxo

 Efrîn İnsan Hakları Örgütü Sözcüsü İbrahim Şêxo

  • Efrîn’de kadınlar yanında bir erkek olmadan sokakta tek başına yürüyemiyor, evlilik yaşı ise13’e kadar düştü. Gözaltına alınan kadınların sorgusuna erkek çeteler girerken, her ilçede gizli zindanlar bulunuyor. İbrahim Şêxo, “İşgalden sonra kadınlar için yaşam cehenneme döndü” diyor.

FELEKXAN SERHAT

Güzelliği, doğası, tarihi ve kültürel yapısıyla Rojava’nın kadim şehri Efrîn’e karanlık 2018’de çöktü. Kürtlerin kazanımlarını ortadan kaldırmak, sınır hattında Arap kemeri oluşturmak ve bölgenin demografik yapısını değiştirmek isteyen Türk devleti, binlerce şehidin emeğiyleözgürleştirilen şehre saldırdı.

Bugün Efrîn’e dair haberleri okuduğumuzda bile o dönem tüyler ürperten işgal saldırıları hafızalardaki canlılığını koruyor. Binlerce çete, savaş uçakları ve ağır silahlarla 58 gün süren direnişin ardından umut veren aydınlık bir anda zifiri karanlığa dönüştü. Tarihe geçtiğine inandığım ve ‘Çağın Direnişi’ dediğimiz 58 gün sonra Efrînliler için hayat tamamen değişti.Efrîn’de kalanlar ile Şebha, Halep ve Rojava’nın diğer bölgelerine göç edenlerin zorlu yolcuğu başladı.

“Efrîn’de kalmak mı zor yoksa göç etmek mi?” sorusunun tek cevabı, “Tüm mücadelemiz Efrîn için” oluyor. Şüphesiz mücadelenin ipini göğüsleyen kadınlar için Efrîn’de çete yönetiminde yaşamak daha zor.

Karanlığın çöktüğü günden bugüne kadınlar her türlü insanlık suçuyla karşı karşıya kaldı. Tecavüz, cinayet, şiddet, kaçırma ve şantaj gibi suçlara maruz bırakılan kadınların sesini ise duyan yok. Tüm dünyanın gözü önünde sesleri kısılıyor.

Binden fazla kadın kaçırıldı, 99’u katledildi

Efrîn-Suriye İnsan Hakları Örgütü’nün verilerine göre, Türk devleti ve çete grupları son 5 yılda binden fazla kadını kaçırdı ve çoğunun akıbeti bilinmiyor. 90 kadın katledildi, 9’u intihara sürüklendi, 74 kadın cinsel şiddet ve tecavüze uğradı.

Kadınların Efrîn’de neler yaşadığını Efrîn İnsan Hakları Örgütü Sözcüsü İbrahim Şêxo ile konuştuk.

Şêxo, konuşmamızın başında sadece Efrîn değil Serêkaniyê ve Girê Spî’den Bab, Ezaz’akadar tüm kadınların durumunun aynı olduğuna, özellikle Kürtlerin ağırlıklı yaşadığı yerlerde halka ve kadınlara karşı ihlallerin daha fazla yapıldığına dikkat çekiyor.

Cehenneme dönen hayatlar

Rojava Devrimi’ne öncülük eden ve bugün dünyanın örnek aldığı kadınların şu anki durumuna da ayrıca işaret ederek, “Efrîn’e baktığımızda kadının rolü şimdiki gibi değildi. Kendi kararlarını kendisi alıyor, özgürce dışarı çıkabiliyor ve çalışabiliyordu. Fakat işgalden sonra kadınlar için yaşam cehenneme döndü” diyor.

Sokak özgürlüğü yok

Anlatımlarına göre işgalden sonra kadınların sokaktaki özgürlüğü de kısıtlandı. Kadın yanında sürekli bir erkekle dolaşmak zorunda, aksi halde ‘kötü’ olarak tanımlanıyor. Kısacası kadınlar özgür bir yaşam sürerken şimdi ise çetelerin dayattığı toplumsal yapıya göre şekillendiriliyor.

Bu kapsamda çeteler, iki yıl önce Ezaz’da ‘Çok eşlilik’ bürosu açmıştı. Tabi, bir çetenin birden fazla kadınla evlenmesine meşru kılıf bulunması birçok sorunu da beraberinde getirdi. Geçtiğimiz haftalarda çetelerin Efrîn’de ‘birden fazla kadınla evlenme’ kararı aldığı basına yansımıştı.

Şêxo buna ilişkin, “Çoklu evlilik kararları doğru. Sözde sadece o bölgeler değil başka bölgelerden de Efrîn’e gelen kadınları ‘sahiplenme’ adı altında bu karar alındı. Yani bir erkek 3 veya 4 kadınla evlenebilir” diyor.

İşgalin başladığı ilk günlerde çeteler, Doğu Guta ve Hama gibi bölgelerden özellikle Cindirêsê’ye gelen kadınlara hayır ve insani kurumlar aracılığıyla yardım yapıyor, her türlü maddi ve manevi desteği sağlıyordu. Eşi ölen kadınları Şêrawa’daki sömürge evlerine yerleştiriyorlardı. Bu, her ne kadar insani yardım gibi gözükse de aslında ‘sahiplenme’ adı altında kadını kendine mecbur bırakma, köleleştirme zihniyetinin basamakları olarak okunabilir.

Evlilik yaşı 13’e kadar düştü

‘Çok eşlilik’ kararının başka bir olumsuz yansıması da son çocuk yaşta evliliklerin artması. Bölgedeki kaynaklar, halkın tecavüz, kaçırılma veya zorla alıkonulma tehditlerine karşı kız çocuklarını 13-14 yaşlarında evlendirmek zorunda kaldığına dikkat çekti.

Sorgulara erkek çeteler giriyor

Kadınların yaşadıkları elbette bununla sınırlı değil. Katledilen, tutuklanan ve kaçırılanların akıbetini sorduğumuzda Şêxo, özellikle şu hususun altını çiziyor: “Kadınların zindanlarda gördüğü işkence erkeklere yapılanlarla aynı. Tutuklanan ve gözaltına kadınların sorgusuna girenlerin hepsi erkek çeteler, sözlü ve fiziki saldırıda bulunuyorlar.”

Öte yandan, kadınların zindanlarda korkunç işkencelerle karşı karşıya kaldığını ve bilinen zindanlar dışında çetelerin halkı gözaltına alıp işkenceden geçirdiği gizli yerlerinin olduğunu kaydediyor.

Gizli işkence merkezleri

Maraa ve Mehmûdiyê’deki zindanlarda işlenen suçlar az çok gün yüzüne çıkmıştı fakatEfrîn’de hangi zindanların olduğu ve ne gibi suçların işlendiği bilgisini sorduğumuzda Şêxo, şunları söylüyor:

“Merkezi Maraa zindanı ‘askeri’ ve ‘sivil’ diye iki kısma ayrılıyor. Burada kadın ve erkekler birlikte tutuluyor. Yine Ticaret Okulu zindana dönüştürüldü, önceden belediye binası olarak kullanılan Kawa Güvenlik Merkezi de öyle. Burada kadınlara tecavüz edildi ve şiddet uygulandı. Efrîn merkezi dışında ise yüzlerce kadının ve 15 yaşından küçük tutulduğu Rai zindanı var. Onun dışında Ezaz ve Bab’da da zindanlar bulunuyor. Bunun yanı sıra her ilçede gizli zindanları var. Tutuklular ise yıllardır sözde kurulan mahkemelere çıkarılmadı hakları ihlal edildi, hepsi kanun dışı tutuluyor.”

Her suç belgeleniyor

Efrîn İnsan Hakları Örgütü, çetelerin işlediği suçları belgelemek ve yargılanmalarının önünü açmak için 2019’dan bu yana Şehba’da her şeyi kayıt altına alıyor.

İbrahim Şêxo, suçluların cezalandırılması için yürüttükleri çalışmaları şöyle özetliyor:“Belgeler, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) olmak üzere uluslararası kurumlara ulaştırıldı, diplomasi alanında da bunlar kayıt altına alındı. Tutuklananların verdiği ifadeler de aynı şekilde belgelendi. İlgili komiteler bunları raporlara geçirdi. Hepsini onlara ilk günden bu yana ulaştırdık. Bugün bile işkenceden bölgelerimize kaçanların anlattıklarını tek tek kayıt altına alıyoruz.”

Yıllardır halka karşı suç işleyen çeteler tüm belgelere ve çağrılara rağmen yargılanmadı ve buna karşı bir önlem alınmadı. Sadece siyasi çıkarların konuştuğu bu bölgelerde sesiniz, oyun kurucularıyla çakışırsa çıkar.

Geç alınmış karar

ABD, 17 Ağustos’ta Rojava ve Efrin’de Kürtlere karşı suç işleyen Türk devletine bağlı Süleyman Şah Tümeni (Tugayı) ve Hamza Tümeni’ne yaptırım uyguladığını açıklamıştı. Ayrıca, Muhammed Hüseyin El Casim (Ebu Emşe), Walid Hüseyin El Casim ve Seyf BouleEbubekir adlı çetebaşlarını da yaptırım listesine almıştı.

Şêxo karara ilişkin, “Hukuk açısından baktığımızda olumlu ama geç alınmış bir karar” diyor. Bunun aynı zamanda Türkiye ve Katar gibi çete gruplarını finanse eden güçlere de mesaj olduğunu belirterek, çete grupları ve başlarının, ‘tüm insanlığın gördüğü insanlık ve savaş suçlarından’ ceza alması gerektiğinin altını çiziyor.

‘Birbirimiz dışında kimsemiz yok’

Son olarak, “Birbirimiz dışında sırtımızı dayayacağımız kimsemiz yok” mesajını veren İbrahim Şêxo’nun çağrısı şu yönde: “Şehba bölgesinde ve kamplarda yaşayan Efrînlilerolarak şunu söylemek istiyoruz; Türkiye’nin Kurdistan’ın tüm bölgelerinde işgali sona erinceye, özellikle Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spîliler evine güvenli bir şekilde dönünceye ve suçlular yargılanıncaya kadar tüm partilerimiz kurumlarımız halkımız birleşmeli. Hukuk ve siyasi alanlarda birlikte hareket etmeliyiz.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.