Çağrı merkezi değil taciz merkezi

Kadın Haberleri —

Çağrı Merkezi

Çağrı Merkezi

  • Çağrı merkezinde çalışan kadınlar, kendisini sözlü olarak taciz eden erkeklere hak vermek zorunda bırakılıyorlar. Hem zamanları hem de emekleri sömürü olarak kullanılıyor. Dahası evden çalışmaları “artı” olarak görülüyor.

İşsizlik, aile ve toplumsal baskı sonucu çoğu genç kadın çağrı merkezlerinde çalışarak hayata tutunmak zorunda bırakılıyor. Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) istatistiklerine göre Mart 2023 itibariyle, çağrı merkezi çalışan sayısı 10.450 kişi. Ocak-Mart 2023 dönemi itibariyle çağrı merkezinde çalışanların yüzde 71’ini kadınlar oluşturuyor. Öte yandan istatistiklerde çalışanların yüzde 65’inin üniversite mezunu olduğu belirtiliyor.

Son yıllarda bu sektörde “evde” çalışanların sayısı artarken, evden çalışan kadınlar için bu “avantaj” olarak değerlendiriliyor.

Çağrı merkezinde çalışan kadınlar çalışma koşullarını ve yaşadıkları tüm zorlukları Jinnews’ten Nujin Nazlıcan Yıldız’a anlattı.

Sürekli sözlü taciz

Çağrı merkezinde müşteri temsilcisi olduğunu paylaşan Eylem. A, evde çalıştığını ve bu nedenle daha güvende hissettiğini ifade ederek aile fertlerinin de buna olumlu taraftan baktığını kaydetti.

Günbegün derinleşen ekonomik kriz karşısında aldıkları ücretin yetmediğini belirten Eylem, ayrıca şunları ekledi: “Bir kadın olarak çalışmanın bu sektörde zor olan tarafı sadece kendini bilmez erkeklerin kadına karşı olan tutumu ve sürekli sadece sözlü tacizde bulunmak için kadınla konuşma isteği oluyor.”

Mobbing çalışmalarını etkiliyor

Eylem, çağrı merkezi çalışanlarının çok fazla mobbinge maruz kaldığını kaydederek, bu durumun çalışanlarda psikolojik tahribata neden olduğunu ve çalışanların çalışma isteğini yok ettiğini belirtti.

“Bu işte sosyal hayat yok, sosyal hayat diye bir kavram kalmıyor” diyen Eylem, sürekli vardiya değişimi ve evde kalmanın sosyal hayatlarını yok ettiğini, bunun aynı zamanda aile içi iletişimi de etkilediğini kaydetti.

Kadınları evde tutma bahanesi

Ayşe.O da tıpkı Eylem gibi hem ücretin yetmediğini hem de sosyal hayatlarının olmadığının altını çizdi.

Hafta sonu dahil sürekli bilgisayar başında olduklarını ve evde olmalarına rağmen dinlenme fırsatı bulamadıklarını kaydeden Ayşe.O, şunları ekledi: “Bazı kadınların aileleri çalışmalarına izin vermiyor, bu işte evde çalışma imkânı olduğu için aileler daha sıcak bakıyor. Bu da kadınları evde tutmak için bir bahane oluyor.”

Türkiye’de çalışma hayatında kadın istihdamının yeterli olmadığına dikkat çeken Ayşe, “Bu zihniyet devam ettikçe kadın istihdamı yetersizliği de kadın cinayetleri de bitmez. Bu o kadar acı ve üzücü bir olay ki. Bu düzenin değişmesi için kadınlar olarak hep çabalayacağız. Kadınlar her işi yapabilmeli, kadınlara alan açılmalı. Yoksa evde hapsedilecekler” diye belirtti.

Emek ve zaman sömürüsü

Nalin Y. Yaklaşık bir aydır bu işte günde 9-11 saat arasında çalışıyor. Mesai saatlerinin sürekli değişmesinden dolayı sosyal hayatının bittiğini ifade eden Nalin, “Günde 75 dakika mola hakkımız olduğu söyleniyor ama asla 75 dakika mola kullanamadım, bir gün bile. Koşullar böyle olunca verdiğin o zahmetin karşılığını asla alamıyorsun. Asgari ücret alıyoruz ama ben ailemle yaşadığım halde bu ücret asla yetmiyor. İnsanlar burada çalışıp ev geçindiriyor. Bunu asla anlayamıyorum” dedi.

Tacize hak vermek zorundalar!

Kadınların bu sektörde erkeklerden daha fazla zorlandığına dikkat çeken Nalin, sözlerine ek, “Evet, çünkü arayan erkekler bazen sadece rahatsızlık vermek için arıyor ve şahsınıza küfür etmediği sürece telefonu kapatmak yasak. Seni rahatsız eden birini bile dinlemek hak vermek zorunda kalıyorum. Ve bunun için rahatsız olduğumu bile söyleyebileceğim kimse yok” dedi.

Mecbur bırakıldılar

Nalin, aynı zamanda kadınların ucuz iş gücü olarak kullanıldığına işaret ederek şu hukuksuzlukları sıraladı: “Maalesef hepimiz sevmediğimiz meslekleri yapmaya mecbur kaldık. İstifa etmeye çalıştığımızda ‘istifanızı kabul etmiyoruz’ diyorlar sürekli eğitim parası ödersiniz şu kadar para ödersiniz diyerek gözümüz korkutuluyor. Yapılan mobbingin haddi hesabı yok zaten. Bu şartlar altında yaşamak çok zor, her gün istifa etmeye zorlanıyoruz. Çünkü baskı çok fazla ve durmaksızın çalışıyoruz. Ama bu işi yapmaya mecbur bırakıldık. Çünkü iş bulamıyoruz.” WAN

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.