‘Çapul emperyalizm’ ve bir saldırı üzerine

Ahmet KAHRAMAN yazdı —

2 Nisan 2021 Cuma - 22:37

Veysi Sarısözen’in “dostça bir tartışma“ başlıklı yazısını, iki gün sonra bir telefonla öğrendim. Doğrusu, rahmetli Şiar Yalçın’ın bulmacalarını çözer gibi, mugalataları çözmeye ayıracak zamanım da yok.

Rahmetli Çetin Altan, ayağına takılan bela için, kendi kendine “çattık yahu“ diyerek yakınıyordu. Bendeniz de, kimden ne geleceğini bilen olarak, Veysi Sarısözen’in “öpücüğünü“ duyduğumda, “kin bağlamış maraza kapıda“ deyiverdim, kendi kendime.

Sonra yazısını buldum. Benim “Kof diktatör, kağıttan emperyalistin sonbaharı“ başlıklı yazımı, ilgisi olmayan derelerden su taşıyan imalı mugalata, bir yazarın gözü içine baka baka olayları çarpıtarak ve olgulara takla attırarak, “karalama yazısına“ dönüştürüyordu. Bana yabancı gelmedi, bu saldırı. Bir zamanlar yıpratma savaşı açtıkları Çetin Altan’a, Mehmet Ali Aybar, Aziz Nesin‘e vur ha vur ettiklerinin bir başka benzeri olarak, kin bağlamış karalama hamleleri “bılklanıyordu“ satır aralarında. Peyami Sefa‘nın hafiyesi Cingöz Recai cinliği ile imalar dostça öpücükler diye diye zehirli ısırıklarla geliyordu, üstüme.

Mesela ben, Türk devletine “çete“ dediğim ve de çağdışı emperyalistliklerini örneklerken “emperyalizm nerede Türk devleti nerede?“ diye nitelemesini saydığım için, öfkesine hedef olmuştum, Sarısözen’in. Ona göre, bu nitelemeler Kürt mücadelesi için tehlikeydi.

Ancak, Veysi Sarısözen‘e “tek tek“ anlatımla söyleyeyim ki, “çete“ benim buluş ya da tanımım değildir. Uluslararası hukukun tesbitidir. “Bir toplumsal yapı veya düzen, eğer hukuka dayalı değilse, o devlet değil, çetedir“ deniyor, kabul görmüş evrensel tanım.

Ayrıca, yeri gelmişken TC, tarihinin hiçbir evresinde hukuk devleti olmadı. Temelinde kan, gasp, yasak ve inkar vardır. Onun üstünde “bina“ oldu ve bu temelde yürüyor.

Veysi Sarısözen’in “hayretle okudum“ dediği, emperyalizme ilişkin görüşlerime gelince:

Yine “tane tane“ anlayım ben. Kendisi, eski bir Türkiye Komünist Partili (TKP)’dir. TKP Moskova bağlantılıydı. O da, diyar diyar dolaşıp “insanlık namına“ ve de “aydınlatma“ tertibinden Lenini anlatıyordu.

Onun için, yanılmıyorsam Lenin’e ait olan, “emperyalizm, kapitalizmin son aşamasıdır“ tanımını bilir. Tanım böyle de işleyiş, elbette yerinde durmuyor, çağa, ortama uygun değişiyordu.

Kılıçla, top, tüfekle toprakları işgal ve elde tutma ile başlayan bu kanlı düzen, başkaldıranlar gücü karşısında, geriledi. Taktik değiştirdi. Kanlı işgal ve zapt altında tutma dönemi sarsılmaya, II.Dünya Savaşı’ndan sonra da ortadan kalkmaya başladı. İngilizler Hint yarım adası, Çin’den, Fransızlar Vietnam’dan başları eğik kaçtılar. Fransızlar Mağribi (Kuzey Afrika) terketmek zorunda kaldılar. Afrika kolonileri tek tek düştü.

Amerika, Vietnam’dan sonra Afganistan, Irak’tan çekilmek zorunda kaldı. Rusya, bugün Prag’ın, Varşova, Sofya veya Budapeşte’nin efendisi değildir. Günümüzde yine de, silah gücüyle direnen en büyük emperyalisttir. Çeçenistan’ı silahla hizaya getirdiler. Çaresi olarak Kırım’ı ilhak ettiler. Ukrayna’yı kuşatma altına tutuyorlar. Ermenistan ve Azerbeycan’a yeniden yerleşmek için Türkleri koçbaşı olarak kullandılar.

Demem o ki, emperyalizm hala yaşıyor, tank, top, tüfekle ülkeleri işgal dönemi bitti. İşini bilen tüccarın güler yüzlü maskesiyle, ülkelere girmek, ucuz iş gücü alanlarına farikalarını taşıyıp, silah, mallar ve hizmet satmak daha karlı ve zahmetsizdir. Çin bugün, tanksız, topsuz olarak dünyanın kaymağını topluyor.

Amerika ve eski sömürge imparatorluğu Britanya’nın hiçbir yerde işgal toprağı yok, artık. Rusya’nın kadim Çarlarından beri, büyülü hayali olan Akdeniz’de üs edinme olayını, Putin güler yüz ve yardım adı altında gerçekleştirdi. Akdeniz artık üsleri var. Karada ise Suriye’nin efendisidir, bugün...

Ruslar, savaş tamtamları çalma yerine Türklere nükleer santral kurma ve füze “yardımı“ ile yerleşiverdi, Anadolu’ya.

Bugün, eski İspanyol ve Portekizlilerin Latin Amerika’yı istilası benzeri emperyalizm, bugün kısmen Ruslar hariç Türklerce uygulanıyor. “Kasık biti“ beslendikleri Rusya ve Trump Amerikası’nın yardımıyla, Efrîn‘i Rojava ile Güney Kürdistan’ı işgal ettiler. Duvarların gerisinde kalıcı olmak için, çetecilikle etnik arındırma (ırk, inan soyu temizliği) hırsızlık, haraç toplama, zorla ele geçirme ve IŞİD’le savaşanları (Rojavalı Dozgin Temo -Çiçek Kobanê’-yi kaçırıp ömür boyu hapse mahkum etme...

Bilmem anlatabildi mi? Eski İspanyol ve Portekizlilerin izinde giden bir tek TC kaldı. Benim çağdışılık veya çapul emperyalizm dediğim bu.

Alınmana gerek yok, Türkler pusuculukta fırsat buldukça, emperyalistti. Osmanlı emperyal çete kaldı hep. Ben Türk’ten emperyalist olmaz demedim. Her şey gözler önündeyken demem mümkün değil. Ama, “Türk devletinin emperyalist olamayacağı“nı bana mal etmen büyük bir yalan, katran karası iftiradır. Bu gibi çirkefler, bize yapışmaz...

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.