- Amed'de son iki haftada infazları ertelenen dört tutsaktan ikisi yaşamını yitirdi; ikisi ise yeniden cezaevine atıldı. İsmet Çardak, 'tedavisi yok' denilmesine; Zeki Bektaş ise yüzde 90 felçli ve yatalak olmasına rağmen hapsedildi.
Türk cezaevlerinde, fiziki şiddet, psikolojik baskı, kötü muamele ve hak ihlalleri haberlerine neredeyse her gün bir yenisi ekleniyor.
Hasta tutsakların cezaevlerinden tabutla çıkmasından dolayı aileleri başta olmak üzere bu alanda çalışma yürüten dernekler, oluşumlar, barolar ve sivil toplum örgütlerinin gözü ve kulağı, atılmasını bekledikleri adımlarda. Aileler, bir taraftan ülkenin farklı kentlerinde başlattıkları Adalet Nöbeti eylemleri ile seslerini duyurmaya çalışırken, bir yandan da AKP iktidarını zorlamaları için kapılarını çaldıkları muhalefet partilerinden destek bulma arayışında. Bu konuda gecikilen her saat, cezaevlerinden yeni tabutların çıkmasına yol açtığı gibi, “ölüm sınırı”nda geldiklerinde, ancak infazları ertelenip tahliye edilen tutsakların hayatlarını da tehlikeye atıyor. Son 17 gün içerisinde sadece Amed'de, daha önce infazları ertelenerek tahliye edilen dört tutsaktan ikisi hayatını kaybetti.
Son olarak Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan kolon kanseri hastası Abdullah Boran (80), 23 Mart günü yaşamını yitirdi. 26 yıldır cezaevinde kalan Boran, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 7 aydır yoğum bakımdaydı. Yaşı ve hastalığına rağmen tahliye edilmeyen Boran’ın bir nevi ölümüne göz yumuldu.
Ölüm sınırına gelince tahliye edilip tedavisine dışarıda devam edilirken yaşamını yitiren hasta tutuklulardan biri de Bedri Çakmak oldu. 2011'de Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) 12 Kürt milletvekilinin adaylığını veto etmesi üzerine Amed'de yaşanan protestolar sırasında gözaltına alınıp tutuklandı. Kaldığı Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde mide kanseri, kemik erimesi ve damar tıkanıklığı hastalıklarına yakalanan Çakmak, sağlık durumu ağırlaşıp 35 kiloya kadar düşünce kamuoyu baskısı sonucu cezasının infazını tamamlamasına bir yıl kala 2021’de tahliye edildi. Tedavisine dışarıda devam edilse de sağlık durumunda iyileşme olmayan Çakmak, 10 Mart akşamı yaşama veda etti.
Aynı cezaevinde kalan bağırsak kanseri hastası Hayri Karaş ise 15 Mart'ta hayatını kaybetti. Karaş, yakalandığı hastalık dolayısıyla cezaevinden daha 10 gün önce tahliye edilmişti. 2009'da "KCK operasyonları" kapsamında tutuklanıp dört yılını cezaevinde geçiren Karaş, yakın zamanda başka bir dosya kapsamında yeniden tutuklanıp girdiği cezaevinden İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “cezaevinde kalamayacağına” dair verdiği rapor sayesinde tahliye olabildi. Fakat hastalığı ilerleyen Karaş, tahliyesinden akabinde tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Sağlık durumlarında düzelme olmamasına rağmen yeniden tutuklanıp cezaevine konulan isimler ise Zeki Bektaş ve İsmet Çardak.
Yine cezası ertelenmedi
İsmet Çardak, 1992'de tutuklanıp müebbet hapse mahkum edildi. Çardak, cezaevinde “genetik miyopati” denilen genetik bir kas erimesi hastalığına yakalandı. Önceleri bel fıtığı ve siyatik denilerek yanlış tedavi uygulanan Çardak, tedavisi bulunmayan hastalığının ilerlemesi sonucu 23 yıl sonra 6 Nisan 2015’te Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) raporu doğrultusunda tahliye edildi. 7 yıldır ailesinin yanında tedavisi süren Çardak’a, 21 Şubat 2022'de muayene olduğu Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından “infazının ertelenmesine gerek olmadığı” yönünde rapor hazırlandı. Üstelik raporda, “hastalığının tedavisi yok” denilmesine rağmen. Bu rapor doğrultusunda geçen haftan evinden gözaltına alınan Çardak, Diyarbakır D Tipi Cezaevi'ne konuldu.
Cezaevinde kalabilirmiş
Zeki Bektaş ise cezaevinde geçirdiği kalp ameliyatı sonrası felç kaldı. Yüzde 90 felçli ve yatalak olan Bektaş, hayatını başkalarının yardımı olmadan tek başına sürdüremez hale geldi. Girişimler sonucunda ATK’nin verdiği raporla Kasım 2019’da cezası ertelenerek Diyarbakır Cezaevi’nden tahliye edildi. Tedavisine dışarıda ailesinin yanında devam eden Bektaş, durumunda hiçbir düzelme olmamasına rağmen sağlık kurulunun bu halde cezaevinde kalmasında sakınca olmadığı yönündeki kararıyla geçtiğimiz günlerde yeniden tutuklanıp cezaevine konuldu.
Avukatları, Bektaş ve Çardak için ATK’ye sevkleri için İnfaz Hâkimliğine ayrı ayrı başvurularda bulundu. Sevk işlemi gerçekleştiği öğrenilen Bektaş için ATK’den çıkacak rapor beklenirken, Çardak’ın ise sevki henüz yapılmış değil. MA/AMED
Van Cezaevi’nde eldiven yasaklandı
Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ndeki tutsaklar, yaşadıkları hak ihlallerine HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na mektup gönderdi.
Mektupta hasta tutsak Talat Şanlı, Mecit Şahinkaya, Akil Nergüz, Yusuf Kenan Dinçer, Taner Korkmaz ve Murat Kaymaz’ın tecrit altında tutulmaya devam edildiği belirtildi. Gönderilen dergi ve gazetelerin verilmediği, salgın gerekçesiyle kaldırılan haftada 10 saat sohbet haklarına ilişkin uygulamaların devam ettiği, Halk TV ve TELE 1’in yayınlarının bile idare tarafından “teknik arıza ve teknik yetersizlikle” izlemelerinin engellendiği kaydedildi. Evrensel, Yeni Yaşam, Yeni Asya ve Oksijen gazetelerine abonelik işlemi yapılmadığı, tutsakların mahkeme ya da hastaneye saatsiz ve kemersiz gitmeye zorlandığı vurgulandı. Ayrıca tutuklu Akıl Nergüz’ün eldiven ve kaşkol’u “intihar edebilir” gerekçesiyle verilmediği Van Cezaevi İnfaz Hakimliği’ne ve Van 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapılan itirazların da reddedildiği kaydedildi.