- Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı delegeler tarafından CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na şaibe karıştığı, delegelerin oylarının rüşvet karşılığı satın alındığı gerekçesiyle farklı mahkemelerde açılan davalar, 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde birleştirildi.
Davacılar, 38. Olağan Kurultay'da rüşvet ve oylamaya hile karıştırılmasıyla delege iradesinin sakatlandığını savunarak bu kurultayın iptal edilmesi, yok hükmünde (mutlak butlan) sayılarak Özel ve ekibinin görevden uzaklaştırılması ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin görevine iade edilmesi gerektiğini savunuyor. Davacılar ayrıca, 6 Nisan 2025'te yapılan 21. Olağanüstü Kurultay'ın da iptal edilmesini istiyor.
Dava süreci ve erteleme
Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, 26 Mayıs 2025'teki duruşmada, davalıların "ihtiyati tedbir" olarak mevcut parti yönetiminin görevden uzaklaştırılması talebini reddetti, davayı da 'sözlü savunma' için 30 Haziran'a erteledi. 30 Haziran 2025'teki 38. Olağan Kurultay'ın iptali istemli davanın görülmesine kısa süre kala Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile 11 kişi hakkında CHP delegelerine "oy karşılığında para, telefon ve ev verildiği" iddiasıyla başlattığı soruşturma kapsamındaki iddianameyi tamamladı ve Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderdi. Asliye Ceza Mahkemesi "görevsizlik" kararıyla, dosyayı Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise mahkemenin "görevsizlik" kararına itiraz etti. CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın görüldüğü Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi ise bu itirazın sonuçlanmasının beklenmesine hükmederek duruşmayı önce 8 Eylül'e erteledi. Bu tarihin CHP'nin 4-9 Eylül tarihleri arasındaki kuruluş yıldönümü etkinliklerine denk gelmesi nedeniyle partinin yaptığı itiraz üzerine duruşma 15 Eylül'e ertelendi.
Ceza davasının durumu
Ankara Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Cemil Tugay, tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve CHP Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş'in de aralarında bulunduğu 12 kişi hakkında "oylamaya hile karıştırdıkları" iddiasıyla bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ve aldıkları ceza süresince de "siyasi yasak" isteniyor. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, Ekrem İmamoğlu ve 11 kişinin "şüpheli" olarak yer aldığı ceza davasının "görevsizlik" kararı veren 26. Ankara Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmesine hükmetti. Mahkeme, bu karara itiraz ederek Anayasa Mahkemesi'ne götürdü. Anayasa Mahkemesi ise 10 Eylül'de mahkemenin başvurusunu reddetti ve davanın Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmesi kesinleşti. Bu davanın ilk duruşması 4 Kasım'da yapılacak.
Ceza davasının bağlayıcılığı
İki davanın doğrudan birbirini bağlaması sözkonusu değil ama Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne de 30 Haziran'daki iptal davası öncesinde açılan dava dosyasını inceleme olanağı sağladı. Bazı CHP kurmayları, zamanlamayı anlamlı buluyor ve ceza davasındaki iddiaların, 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vereceği karar üzerinde etkili olabileceğini savunuyor.
İptal davası ihtimalleri
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davanın dünkü duruşmasında çıkabilecek karara ilişkin birden çok olasılık gösteriliyor. Bunlar arasında, kurultay iptali talebinin reddedilmesi, mahkemenin tedbir olarak kayyum veya çağrı heyeti ataması, kurultayın "mutlak butlan"la iptal edilmesi ihtimalleri öne çıkıyor.
Olağanüstü kurultay
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetimi, mahkemeden kayyum ya da mutlak butlan kararı çıkması halinde, gelecek heyetin en fazla 6 gün görev yapabileceğini savunuyor. Buna gerekçe olarak, 1000 dolayındaki delegenin imzasıyla yaptığı 21 Eylül'deki olağanüstü kurultay çağrısı gösteriliyor. Parti tüzüğü, genel başkanın doğrudan kendi kararı, Parti Meclisi'nin (PM) veya delegenin salt çoğunluğunun talebiyle olağanüstü kurultay kararı alabileceğine hükmediyor. CHP'nin hukukçu kurmayları, mahkemenin 21 Eylül'de İstanbul hariç, delegelerin tamamına yakının çağrısı ile yapılan olağanüstü kurultay çağrısını da dikkate alarak "dava konusuz kaldı" diyerek dosyayı kapatması gerektiğini savunuyor. Olağanüstü kurultayın mutlak butlanın yanı sıra kayyum veya çağrı heyeti ihtimallerini de ortadan kaldıracağı savunuluyor.
Kılıçdaroğlu'nun bekletilişi
Eski CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, kurultay davasıyla ilgili sessizliğini sürdürüyor. Kılıçdaroğlu'na yakın bazı isimler, mutlak butlan çıkması halinde, partinin başına geçeceğini öngörüyor. Gerekçe olarak da delege veya PM çoğunluğunun olağanüstü kurultay talebini, genel başkanın uygulamaya koyacak olması gösteriliyor. CHP kulislerinde Kılıçdaroğlu'nun "hemen kurultay" kararı almayacağı ve olağan kurultay takvimini sonuna kadar kullanabileceği yorumları yapılıyor. Böyle bir durum, Kılıçdaroğlu'nun Kasım 2026'ya kadar partinin başında kalmasının yolunu açıyor. HABER MERKEZİ