Deniz Gezmiş'e Kürtçe öğreten okul!

Toplum/Yaşam Haberleri —

12 Temmuz 2021 Pazartesi - 21:00

  • Kayyum darbesiyle daha güçlü bir müzik grubu kurduklarını söyleyen Zarok Ma eğitmeni Şêrko Kanîwar: 'Pandemi darbesiyle de bir dersten bir okula dönüştük' diyor. Şimdi hayalleri tüm sanat dallarının olduğu bir müzik köyü.

GÜLCAN DERELİ

 

Lotus çiçeğini bilirsiniz. Bataklıkta yetişen bir çiçektir. Tüm o çamur deryasının içinde öyle güzel yeşerir ki... Geceleri iç dünyasına kapanır, gün doğumuyla beraber yapraklarını açar ve güneşe yüzünü döner. İşte Amed'de şu aralar çocuklar için böyle bir lotus çiçeği açıyor. Tüm o yara bere içinde, devletin bataklığa çevirmeye çalıştığı büyük medeniyetler doğuran Mezopotamya'nın bu güzelim başkentinde çocuklar için açan lotus çiçeklerine şahit oluyoruz. Amed Büyükşehir Belediyesi'ne 2016 yılında atanan kayyum Cumali Atilla, belediye bünyesinde 2010 yılında kurulan Aram Tigran Konservatuarı'nı kapattı. Ancak kayyumların asimilasyon politikasına, baskı ve Kürt kurumlarının kapatılmasına karşı güçlenerek büyüyen Aram Tigran Konservatuarı'nın üyeleri önce Ma Music Akademisi’ni ardından da Zarok Ma'yı kurdu. Anne karnındaki bebekten 5 yaşına kadar tüm çocuklara müzik eğitimleri verecek olan Zarok Ma, “Mala we ya duyemîne (İkinci eviniz)” sloganıyla 6 Temmuz'da açılışını gerçekleştirdi. Hem Aram Tigran Konservatuarı hem de Zarok Ma, Kürtçe müzik okulu anlamında dünyada ilklere imza attı. Zorak Ma'nın kurucularından biri olan eğitmen Şêrko Kanîwar ile çalışmalarını ve Zarok Ma'yı konuştuk.

 

Dünyada bir ilk

Çalışmalara nasıl başladıklarına dair bilgi veren mamoste Kanîwar, "Aram Tigran kent konservatuarı Türkiye’deki ilk ve tek Kürtçe anadilde sanat eğitimleri dalında eğitim veren bir konservatuar idi. Kayyumlardan önce biz belediye bünyesinde çalışma yürütüyorduk. Tabi bu konservatuarın bölümlerinde çocuk eğitimi de vardı. O zaman çocuk eğitimlerimiz 7-14 yaş arasıydı. Sadece benim doğal ritim orkestramda çalışan 5-14 yaş arası çocuklarla sınırlıydı. 6 yıllık çocuk konservatuarı yani çocuk müzik okulunda 6-14 yaş bu akademik eğitimi taşıyabilecek ve gerçekten müzikal algısı biraz yüksek olan çocukları seçmeye çalışıyorduk. Kurslar dışında, çünkü bu müzik okuluydu" diyor.

 

Çocuk şarkıyı söyleyince!

Seçmelerde çocuklardan bildikleri bir Kürtçe şarkı varsa söylemelerini istediklerini anlatan momoste Kanîwar, bunu çocukların melodik hafızasını, şarkı söylerken tonlamasını ve ölçüm duygularını ölçmek için yaptıklarını anlatıyor. Ve başvuruya gelen bir çocuğun Zarok Ma'ya rota verdiğini söylüyor. İşte o çocuğun hikayesini mamoste Kanîwar, şöyle anlatıyor: "Deniz Gezmiş adında bir öğrencimiz o zaman anasınıfına yeni başlamıştı ve tek kelime Kürtçe bilmiyordu. Deniz, bana Kürtçe şarkı bilmediğini söyledi. Sorun değil dedim ve kendini rahat hissetsin diye: Türkçe de biliyorsan Türkçe de söyleyebilirsin. Şöyle bir şarkı söyledi: 'Eğer ödevini yaparsan büyüyünce iş sahibi olursun para kazanırsın/ Ödevini yapmazsan, çok çalışmazsan büyünce iş sahibi olamazsın, para kazanamazsın.' Böyle bir şarkı söyledi. Ya benim tepemden böyle kaynar sular aşağı döküldü."

 

 

Bir başka örneği yok

Bu, mamoste Kanîwar için bir dönüm noktası olmuş. Ve müzik eğitimin daha erken yaşta başlaması için büyük bir çaba içerisine girmiş. Nitekim çalışma azmi ve inadı onu hayalleriyle buluşturmuş. Yaşadığı süreci bizimle paylaşan Kaniwar, sözlerine şöyle devam ediyor: "Ben de kendi kendime dedim ki bu eğitim 6 yaştan önce başlamalı ama nasıl başlayacak. Daha önce Kürtçe olarak hiç denenmediği için dünyada örneği var mı diye araştırmaya koyuldum. Amerika’da bir müzik okulu 2 yaşında öğrenci alıyor ama dersin içeriği yok. Dünyanın farklı ülkelerinde erken yaşta müzik eğitimi var ama yine içerik yok. Sadece şarkılar, oyunlar."

 

Müfredatımız var

Kendilerinin bir müfredatı olduğunu söyleyen Kanîwar, "Biz çocuk müzik akademisinde geleneksel müzikler, geleneksel şarkılar ve kendimizin çocuklar için yaptığı özel bestelenmiş çocuk şarkılarıyla oluşturulmuş bir müfredat ile müzik eğitimi veriyorduk. Ve biz eğitimlerde Aram Tigran şarkıları öğretiyoruz, Şakiro, Ayşe Şan anlatıyoruz. Bazı çocuklar diyordu ki ya kapatın bu şarkıları bu nedir çünkü evde yok ya, ee evde yok. Zaten anadilinde bu ülkede eğitim olmadığı için ana sınıflarında, okul öncesinde de eğitim yok" diyor.

 

 

Çocuklara inandım

Kanîwar adım adım çalışmasını şöyle anlatıyor: "Önce bir pilot çocuk bulmam lazım. E pilot çalışma da tanıdık ebeveynlerin çocuklarıyla olur. Evet ben matematik öğretmenliği mezunuyum. Müzik alanında kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Şu bilgi ve inançla yola çıktım: Çocuklar hep dinlediği şeyi çok iyi kaydeder ve bu her hafta düzenli saatlerde rutinlerle yapıldığı zaman çocuklar bunu bir alışkanlık haline getirir."

 

Kimse inanmıyordu

Arayışlarının sonuç verdiğini söyleyen mamoste Kanîwar, "İşte o zaman Aram Tigran’da böyle beraber çalıştığımız ebeveynler, aileler, dostlar derken 8 çocuk bulduk. Dörderli 2 grup yapalım dedik. Nerede ders yapacaktık? O zaman Aram Tigran’ın hiçbir sınıfı 0-5 yaş arası eğitime uygun bir mekan değil. Aileler dedi ki isterseniz bizim evlerimizde de yapabilirsiniz. Karar aldık her hafta bir çocuğun evinde aynı saatte bu çalışma başladı. 8 çocuk ile başladı. 8 ay devam etti. İnanmayacaksınız bu çocuklar öyle bir gelişme kaydettiler ki. Kimse inanmıyordu, beraber çalıştığımız müzik eğitmenleri, müzisyenler bile inanmıyordu. Hatta yüzüme değil de arkamdan söylüyorlardı. İşte Şêrko’nun fantezileridir boş verin zaten yarın çocuklar da sıkılır bu yarıda kalır diye ailelere diyenler olmuştu" diye vurguluyor.

 

30 Kürtçe şarkı biliyor

O çalışmaların meyvelerini gördüklerinin altını çizen Kanîwar, "8 ayın sonunda en az 30 tane Kürtçe şarkıyı ezbere bilen çocuklar var. Bunlarla beraber ebeveynler de destek verdi. Şarkıları öğrendiler ve bunu evlerinde bir rutin hale getiren ebeveynlerden bahsediyorum. O zaman dedik evet bu bir derse dönüşmeli, 2015 yılında artık bu yıla kadar her yıl 250 ile 300 arası çocuk 32 hafta boyunca adını daha yeni Zarok Ma metodu olarak koyduğumuz ebeveyn katılımlı müzik dersleri dediğimiz çalışma pandemi öncesine kadar devam etti" diyor.