1 milyona yakın insan 'tutsak'

Öztürk Türkdoğan

Öztürk Türkdoğan

  • DEM Parti Eşbaşkan Yardımcısı Öztürk Türkdoğan, yasama ve yürütme erklerinin önünde yapılması gereken çok iş olduğunu belirterek, bazı konularda yasal düzenleme bile gerekmediğini söyledi.
  • Son düzenlemelere rağmen cezaevleri nüfusunun 400 binin altına düşmediğini anımsatan Türdoğan, yaklaşık 1 milyona yakın insanın kapalı ya da açık alanlarda denetim altında bulunduğunu ifade etti.

Yeni bir aşamaya geçiliyorsa Rêber Apo'nun hukuki statüsünün belirlenmesini isteyen DEM Parti Eşbaşkan Yardımcısı Öztürk Türkdoğan, geçici ve müstakil yasanın doğrudan doğruya Kürt Hareketi ve Rêber Apo'yu ilgilendireceği için onlarla da müzakere edilmesi gerektiğini söyledi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu'ndan Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Öztürk Türkdoğan, Rêber Apo'nun Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın yıl dönümüne gönderdiği açıklamaya dair MA'dan Ömer Güngör'e konuştu. Mesajın çok net olduğunu belirten Türkdoğan, bugüne kadar tek taraflı olarak yürüttüğü sürece yönelik eleştirileri de dikkate alarak, gelinen noktada artık demokratik entegrasyon için pozitif barış dönemine geçilmesi gerektiğini açık biçimde ifade ettiğini söyledi. Sürecin kalıcı ve sağlıklı ilerleyebilmesi için yasal zeminin oluşturulmasının zorunlu olduğuna dikkat çektiğini vurgulayan Türkdoğan, bu çağrının hem siyasal hem de toplumsal açıdan yeni bir dönemin kapısını araladığını ifade etti.

Barış yasalarının müzakeresi 

İktidarın, Meclis Komisyon raporunun 6 ve 7. bölümlerinde tavsiye edilen yasaların bir an önce hayata geçmesi noktasında harekete geçeceğini kaydeden Türkdoğan, "Bu da yeni bir diyalog ve müzakere süreci gerektiriyor. Özellikle barış yasalarının muhatabıyla müzakere edilmesi gerekecek. Hem Meclis zemininde siyasi partiler bunu müzakere edecek hem de doğrudan ilgilendireceği için Sayın Öcalan ve Kürt Hareketi ile de müzakere edilmesi gerekecek. Yasadan yararlanacak olanların görüşlerinin alınması, onlarla konuşulması gerekir" dedi. 

Artık yasal zemin gerekli

Bütün bir mevzuatın aslında gözden geçirileceğini ama en başta bir barış yasası ve onunla bağlantılı çeşitli ceza ve infaz yasalarının mutlaka düzeltilmesi gerektiğini söyleyen Türkdoğan, "Bu yeni aşamada Sayın Öcalan'ın hukuki statüsünün belirlenmesi gerekiyor. Biz ana hatlarıyla özgür çalışma koşullarına sahip olmasını, sağlık ve güvenliğine azami derecede dikkat edilmesi gerektiğini ediyoruz. Dünyada bunun çok değişik örnekleri var. Mutlaka artık yasal zemine dayalı olarak bu çalışmaların yapılması gerekiyor. Türkiye'de hali hazırda bazı yasal dayanaklar var. Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca uygulanması gereken kararları var" şeklinde konuştu.

Sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için artık açık bir yasal çerçevenin oluşturulması gerektiğini vurgulayan Türkdoğan, detayların kamuoyu önünde tartışılmasından ziyade hukuki ve kurumsal bir zeminde ele alınmasının önemine dikkat çekti.

Yasaya da gerek olmayan

Türkdoğan, ayrıca bazı konularda yasa yapmaya da gerek olmadığını belirterek, şöyle devam etti:

* Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararlarını uygularsanız siyasi mahpuslar hapishanelerden tahliye edildiğinde toplumun sürece olan güveni artacaktır.

* Kayyumların görev süreleri uzatılmayarak, seçilmiş belediye eşbaşkanlarımız görev iade edilebilir. Bunun için herhangi bir yasa yapmaya gerek yok.

* Kürtçe ile sorunu olanlar, artık bunu sorun olmaktan çıkarsınlar. Yani Kürtçenin kullanımı, günlük yaşamında kullanımı, önündeki engelleri örneğin kaldırsınlar.

En azından TMK'nın kaldırılması

Yasalarla ilgili konuların detaylıca konuşulması ve tartışılması gerektiğini vurgulayan Türkdoğan, şunları dile getirdi: "Ana hatlarıyla hiç değilse Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) kaldırılması lazım. Bu konuda ısrarcıyız ama kaldırılmıyor. Şiddete başvuran ile başvurmayan arasında bir ayrım yapılması için daha ne bekleniyor? Ceza yasasında ifade özgürlüğünü ve örgütlenme özgürlüğünü engelleyen çok sayıda madde var. Bunların ayıklanması gerekiyor. Nefret söylemiyle mücadele edilmesi, nefret suçlarının yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Hele hele eşitsizliğe ve ayrımcılığa dayalı infaz rejimi… Yani bu infaz rejimiyle Türkiye zaten yoluna devam edemiyor."

Yapısal sorunların işaretidir

Denetimli serbestlikle ilgili son düzenlemelere rağmen cezaevlerindeki kişi sayısının 400 binin altına düşmediğini anımsatan Türkdoğan, mevcut tablonun vahametine dikkat çekti. Denetimli serbestlik kapsamındaki kişiler de hesaba katıldığında yaklaşık 1 milyona yakın insanın kapalı ya da açık alanlarda denetim altında bulunduğunu ifade eden Türkdoğan, 86 milyon nüfusa göre bu sayının ciddi yapısal sorunlara işaret ettiğini vurguladı. Türkdoğan, "Bunlar için beklemeye gerek yok. Pekala bunlar için adımlar atılabilir. Ayrımcı uygulamalar örneğin sona erdirilebilir. Çok konu var; hani onlarla pekala başlanabilir, yerine getirilebilir. Yeter ki bu konuda bir siyasi irade ortaya konsun ve harekete geçilsin. Süreç o zaman hızlanabilir." ifadelerini kullandı. ANKARA

 

 * * *

Barışın tesisini gösteriyor

Yazar Nesrin Akgül, Rêber Apo'nun son mesajının, barışın nasıl tesis edileceğini demokratik entegrasyon karakteriyle ortaya koyduğunu söyledi.

MA'ya konuşan Akgül, bir yıl önce başlayan sürecin aşama aşama ilerlediğini; yeni dönemin de kendi içinde aşamaları olacağını belirterek, "İlk aşama, karşılıklı olarak birbirini ikna, yeni sürece ikna edici adımların, samimiyetin ve güven arttırıcı adımların atılması aşamasıydı. Eksiklikleriyle birlikte birinci aşamayı geçmek üzereyiz. Sürecin ikinci aşamasına, yani demokratik entegrasyon aşamasına nasıl geçileceğini, tarihi alt yapısı ve bununla birlikte atılması gereken adımları Sayın Öcalan deklare etti" dedi.

Çağrının halklar için çok önemli bir çağrı olduğuna dikkat çeken Nesrin Akgül, "Her maddesinin tek tek tartışılıp nelerin gerekli olduğunun tartışılması gereken bir zemin. Hem Türkiye hem Kürt halkına demokratik cumhuriyetin inşası için nelerin gerekli olduğunu, barışın nasıl tesis edileceğini demokratik entegrasyon karakteriyle ortaya koyan bir çağrıydı" diye konuştu.

Nesrin Akgül, mesajda öne çıkan konulardan birinin de tarihi çağrının ardından bir yılın bir şekilde arkada bırakılması olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: "Bu bir yılın elbette çok fazla kazası da oldu ama arkada bırakabilmek çok önemliydi. Devlet açısından ve bizler açısından sorumlulukların ne olduğunu, Kürtler ve Türklerin birlikte nasıl yeni demokratik cumhuriyeti inşa edeceği, demokratik cumhuriyetin inşası için yapılan bir çağrıydı."

* * *

İncirlik görüntülerinden gözaltında tutuluyorlar

'İncirlik Üssü' yayını soruşturmasında gazetecilerin gözaltı süresi uzatıldı.

İncirlik Hava Üssü’nün canlı yayınlanmasıyla ilgili soruşturmada Anka Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener, Koza TV’den gazeteciler Sergen Ölçer ve Mehlika Bilen ile Adana Büyükşehir Belediyesi personeli Güral Bıçakçı gözaltında. ANKA Haber Ajansı söz konusu canlı yayını önceki gün (28 Şubat) X hesabından İsrail ve ABD’nin İran’a başlattığı saldırıya atıfla ‘İncirlik Üssü’nde operasyon hareketliliği’ başlığıyla paylaşmıştı.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, iktidara yakın medya tarafından hedef gösterilen yayın nedeniyle re’sen soruşturma başlatmıştı. ANKA Haber Ajansı başlığın yanlış anlaşılmalara neden olduğunu belirtip ilgili yayın nedeniyle özür dilemişti.

Olaya ilişkin şu isimler gözaltına alındı: ANKA Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener, Koza TV’den gazeteciler Sergen Ölçer ve Mehlika Bilen, Adana Büyükşehir Belediyesi personeli Güral Bıçakçı.

Gözaltı süresi uzatıldı

MLSA’nın aktardığına göre; dört ismin Emniyet'teki işlemleri tamamlandı ve gözaltı süreleri bir gün uzatıldı. Gazetecilere canlı yayının kim tarafından talep edildiği, görüntülerin nereden alındığı ve yayının hangi kurum adına yapıldığı soruldu. Dört kişinin bugün Adana Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilmesi bekleniyor. ADANA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.