Devlet benim, dedi; öyle olduğu anlaşıldı

23 Kasım 2021 Salı - 19:24

  • İmam nikahlı eşini ve oğlunu öldüren, tutuklanınca korucubaşı olduğu deşifre olan Mahmut Karaaslan ve oğlu, üç ay içinde tahliye oldu. Cezaevindeyken ‘Devlet de benim, kanun da benim, kimseye hesap vermem. İstediğim anda buradan çıkarım’ diyen korucubaşının MHP Diyarbakır İl Başkanı üzerinden 20 milyon ödediği anlaşıldı.

YILMAZ KAYA/AMED

Korucubaşı Mahmut Karaaslan ve oğlu Sidar Karaaslan yüzlerce yıl hapisle yargılanırken, duruşma dahi olmadan ara kararla tahliye edildi. Tahliyenin arkasında MHP Diyarbakır İl Başkanı Cihan Kayaalp’in olduğu belirtiliyor. Baba oğul Karaaslanlar tahliye için 20 milyon TL rüşvet ödemiş. Babası ve üvey kardeşlerinin ”Devlet de benim, kanun da. Kimseye hesap vermem” diyerek tehdit edildiklerini belirten Sevinç Karaaslan, ”Köyde kalan kardeşlerimin can güvenliğinden endişe ediyorum” dedi. Karaslan kardeşler tahliyeyi protesto etmek için Diyarbakır Adliye Sarayı önünde ”Adalet Nöbeti”ne başladı.

Amed’in Bismil ilçesine bağlı Kağıtlı Mahallesi’nde, korucubaşı Mahmut Karaaslan ve resmi nikahlı eşinden olan 5 çocuğunun, imam nikahlı eşi ve çocuklarına yönelik silahlı saldırısında Hamdiye Şık ve oğlu Kadir Karaaslan yaşamını yitirdi. 18 Temmuz 2020’de yaşanan saldırı sonrasında korucubaşı Mahmut Karaaslan ve 5 çocuğu ”Altsoya karşı kasten öldürmek, altsoya karşı kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından” tutuklanarak cezaevine gönderildi. En son 22 Ekim 2021’de yapılan duruşmada, 6 kişinin tutukluluğunun devamına karar verilirken, üç hafta sonra mahkeme heyetinde yapılan değişiklik sonrasında avukatlara haber verilmeden ara kararda Mahmut Karaaslan ve oğlu Sidar Karaaslan tahliye edildi. 19 Kasım’da yapılması gereken duruşma ise gerçekleşmedi.

Evin damından kalaşnikofla vurdu

Sanıklar hakkında 2 Şubat 2021’de hazırlanan iddianameye göre; ara kararla tahliye edilen korucubaşı Mahmut Karaaslan, olay tarihinde oğlu Sidar Karaaslan’ın yaptırmakta olduğu evin inşaatı bölgesinde silah sesleri gelmesi üzerine dama çıktığını ve jandarmaya haber vermek için ruhsatlı kalaşnikof marka silahı ile havaya 4-5 kez ateş ettiğini ileri sürüyor.

Olay sırasında saldırıya uğrayan Fatma Karaaslan ise verdiği ifadesinde kayınpederi Mahmut Karaaslan ile oğlu Sidar’ın evlerinin damından kalaşnikofla kendilerine doğru ateş ettiğini, Mahmut Karaaslan ateş ettiği anda Hamdiye Şık’ın vurularak yere düştüğünü söyledi. Saldırıda yaralanan Bahar Karaaslan da ifadesinde, kayınpederi Mahmut Karaaslan’ın açtığı ateşle kayınvalidesi Hamdiye Şık’ın vurulduğunu belirtti.

Görgü tanıklarının ifadesi

Saldırıya tanık olan Kerem Karaaslan da jandarmaya verdiği ifadesinde; Hamdiye Şık ile gelinleri Fatma Karaaslan, Bahar Karaaslan’ı, Sidar Karaaslan için yapılan inşaat alanına doğru giderken gördüğünü; kadınlar inşaat alanına gittiğinde beyaz bir Ford-Connect marka aracın geldiğini, araçtan Hamdiye Şık’ın çocukları Mehmet ve Kadir Karaaslan’ın indiğini ve inşaat alanına gittiğinde bir itiş kalkış olduğunu; daha sonra silah sesleri duyduğunu ve kadınlar ile Mehmet’in yere düştüğünü gördüğünü; Hamdiye Şık’ın oğlu Murat Karaaslan’ın aracın bagajından silahı alarak havaya ateş ettiğini; o esnada Mahmut Karaaslan ve evin damında bulunan bir erkek şahısın kalaşnikofla Murat’a ateş ettiğini gördüğünü söyledi.

Savcı ceza istedi

İddianamede Sidar, Serdar, Mazlum, Serhat, Zafer ve babaları Mahmut Karaaslan’ın iştirak idaresi ve eylem birlikteliği içerisinde Hamdiye Şık ve Kadir Karaaslan’ı öldürdükleri ve cezalandırılmaları gerektiği belirtildi. Van Jandarma Kriminal raporunda Murat Karaaslan ve oğullarının ellerinden, yüzlerinden ve giysilerinden alınan swaplarda atış artığı tespit edildiği bilgisi de iddianamede yer aldı.

Sevinç Karaaslan

Tahliyeyi e-devletten öğrendiler

Annesi ve kardeşi öldürülen Sevinç Karaaslan, babası Mahmut Karaaslan ile üvey kardeşlerinin korucu olduklarını bilmediklerini, bu olaydan sonra babasının ”gizli” korucubaşı olduğunu öğrendiklerini söyledi. İki cinayetten yargılanan babası ve üvey kardeşinin tahliye edildiklerini tesadüfen öğrendiklerini belirten Karaaslan, ”Kardeşim e-devlet üzerinden dava sorgulama bölümüne girince ikisinin tahliye edildiklerini öğrenmiş. Ne zaman duruşma yapılmış, kim katılmış bilmiyoruz. Bizim avukatlarımızın da haberi yok. Avukatlarımız da tahliye edildiklerini bizden öğrendi” dedi.

Cinayet planlı

Babasının saldırıdan bir süre önce CİMER’e şikayette bulunduğunu, annesi ile kardeşlerini PKK’li olarak suçladığını belirten Sevinç Karaaslan, cinayetin planlı olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: ”Bu cinayetlerin planlı olduğuna inanıyoruz. Saldırı olduğunda yaklaşık 30-40 dakika boyunca silahlar sıkılıyor. Olay yerine Kağıtlı Jandarma Karakolu 500 metre mesafede. Ancak daha sonra müdahale ediyorlar. Saldırıdan sonra bir binbaşı bizimle görüşmeye geldi. Ona neden karakolun ilk silahlar sıkıldığında müdahale etmediklerini sorduğumda, ‘Baban zaten zaman zaman istediği yerde havaya ateş açıyor. Biz de öyle bir şey sandık’ dedi.”

Devlet de benim kanun da!

Tanık ifadelerine rağmen duruşma yapılmadan ve yeni bir delil ortaya çıkmadan iki kişinin tahliye edilmesini kabul etmediklerini ve can güvenliklerinin olmadığını ifade eden Sevinç Karaaslan, şöyle devam etti: ”Tahliye olacaklarından emindiler. Çünkü bize haber gönderiyorlardı. Babam ‘Devlet de benim, kanun da benim, kimseye hesap vermem. İstediğim anda buradan çıkarım’ diyordu. Dediği gibi de oldu. Duruşma yapılmadan ikisinin tahliyesine karar verdiler. Biz adaletin yerine gelmesini beklerken, tahliyeler yapıldı. Artık yasalara güvenimiz kalmadı. Tehditler alıyoruz. Kağıtlı’da kalan kardeşlerim, yeğenlerim var. Onların can güvenliklerinden endişeliyim.”

 

Kardeşler Adalet Nöbeti’nde

Korucubaşı babaları ile üvey kardeşlerinin tahliye edilmesini protesto eden Karaaslan kardeşler, geçen hafta Amed Adliye Sarayı önünde Adalet Nöbeti başlattı. Tüm delillere rağmen yaşanan tahliyelere anlam veremediklerini belirten Sevinç Karaaslan, adalete olan güvenlerinin sarsıldığını, her gün hafta içi Adliye binası önüne gelerek eylem yapıp seslerini duyurmak istediklerini söyledi.

 

MHP ile 20 milyonluk pazarlık

Korucubaşı ve oğlunun yüzlerce yıl hapisle yargılanırken para karşılığında tahliye edilmeleri, Diyarbakır Adliyesi’nde kurulduğu belirtilen ”yargı borsasını” gündeme getirmişti. Edindiğimiz bilgilere göre iki kişinin tahliyesinin arkasında MHP Diyarbakır İl Başkanı olan ve daha önce de adı birçok suça karışan Cihan Kayaalp var. Gazetemize konuşan Kağıtlı köyündeki bazı kaynaklar, MHP İl Başkanlığı ile pazarlık yapıldığını söyledi. İlk başta cinayette yer aldığı tanık ifadeleriyle de tespit olan Sidar Karaaslan’ın tahliyesi için 6 milyonda anlaşıldığı, ardından baba Mahmut Karaaslan’ın tahliyesi için önce 9 milyon teklif edildiği, ardından toplam 20 milyon TL ödenerek davanın bir numaralı sanıkları olan baba Mahmut Karaaslan ile oğlu Sidar’ın tahliye edildiği aktarıldı. Mahmut Karaaslan’ın da bu parayı temin etmek için Kağıtlı Mahallesi ile İstanbul Başakşehir’de bulunan arazilerinden bir kısmını satışa sunduğu ileri sürüldü. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.