- Dexda Yaylası’nda hayvanlarını otlatmak isteyen köylülere saldıran korucular hakkında soruşturma açılmadı, Türk askerleri saldırıların kaydını da sildi.
Dayatılan koruculuğu kabul etmedikleri için yaylalarına girişleri yasaklanan Mûş'un Milazgir (Malazgirt) ilçesine bağlı Zêkreş köyü sakinleri, 7 Haziran'da korucuların saldırısına uğradı. Dexda Yaylası’na gitmeye çalışan köylüler, hayvanlarını otlatmak isterken uğradıkları saldırı sonrası yaylayı terk etmek zorunda kaldı. Yayla girişinde uzun süre bekleyişlerini sürdüren köylüler, 8 Haziran'da bu sefer de jandarmaların saldırısına maruz kaldı. Hayvancılıkla geçinen köylüler, söz konusu uygulamanın hala sürüyor olmasına tepki gösterdi.
Köylülere yasak, korucalara serbest
Yurttaşlardan Burhanettin Esen ve Mehmet Koca, yaşadıklarını MA'ya anlattıları. Pazar akşamı korucular tarafından uğradıkları saldırıyı hatırlatan Burhanettin Esen, "Naim Candemir adında yurttaşın ayağı ve kolu kırık olmasına rağmen kendisine şiddet uygulanmaya devam edildi. 16-17 kişiydik. Kimine ters, kimine düz kelepçe yapıldı. Bizi yüzüstü yatırıp, arabayı üstümüze sürdüler. Jandarma bize 'Hayvanları yayladan indirin' dedi. 'Niye indirelim?' diye sorduk. Yine aynı cevabı aldık. Bizim dışımızda yaylada hayvanı otlayan köyler var. Bir tek Zêkreş köyüne yasak" dedi.
Köyde iki binden fazla büyükbaş hayvan olduğunu söyleyen Esen, dolayısıyla köyün merasının hayvancılık için yeterli olmadığını söyledi. Köyün 1999'da "PKK'li köy" diye fişlendiğini belirten Esen, "siz burada PKK'li besliyorsunuz" diyen askerlerin yaylaya girişleri yasakladığını dile getirdi. Esen, "Şu anda yaylaya el konuldu. Korucular, devleti de arkasına almış, her şeyi yapıyor. Korucular hakkında suç duyurusunda bulunacağım. İçişleri Bakanlığına da koruculuk sistemini kaldırması çağrısında bulunuyorum. Koruculuk adı altında halka haksızlık yapılıyor. Devlete faydaları yok. Vali yasak bölge ilan etmiş. Süreç mahkemede. Mahkeme kararını bekliyoruz. Bize yasak onlara serbest mi?" diye sordu.
Asker, kayıtları da sildi
Yaylada kendisine uygulanan fiziksel şiddeti anlatan Mehmet Koca da insanlık dışı bir muameleyle karşı karşıya kaldıklarını vurguladı. Koruculara yönelik bir soruşturmanın açılmadığını söyleyen Koca, şöyle konuştu: "Biz devlete bildiriyoruz, 'şikayet edin' yanıtını alıyoruz. Şikayet ediyoruz zaten. Birkaç arkadaşımızda olaya dair video vardı. Askerler zorla telefonları alarak videoları sildi."
Yaylaya dönük yasak ise hala devam ediyor. MÛŞ
***
Kürt öğrencilere saldırı
Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü'nde 8 Haziran'da kendilerine "ülkücü hareket" diyen bir grup tarafından saldırıya uğrayan Kürt öğrenciler, bir kez daha ırkçı saldırıya uğradı.
MA'nın haberine göre; saldırıya uğrayan üç öğrenci, Hukuk Fakültesi’nin amfisinde mahsur kaldı. Irkçı grup, amfi kapısını zorladı. Polis, üniversite içine girerek öğrencileri salondan çıkardı. Polisin salondan çıkardığı öğrenciler bir kez daha ırkçı grubun saldırısına maruz kaldı.
Saldırıya uğrayan öğrenciler, sınav için amfide oldukları sırada ırkçı grup tarafından fark edildiklerini; sınavın bitmesinin ardından grubun diğer üyelerinin de amfi önüne gelmesiyle saldırıya uğradıklarını, daha sonra amfide mahsur kaldıklarını söyledi. Polisin kampüs içerisine girmesinin ardından sınıftan çıkarıldıklarını belirten öğrenciler, polisin güvenlik ihmali sonucu, kampüsten ayrılırken saldırıya açık hale geldiklerini ve bir kez daha ırkçı grubun saldırısına uğradıklarını kaydetti.
Öğrenciler, can güvenliklerinin olmadığını söyledi. ANKARA
***
Gazeteciye hapis istemi
Gazeteci Mehmet Şahin’in yargılandığı davada mütalaasını sunan savcılık, “Örgüt üyesi olma” iddiasıyla ceza verilmesini talep etti.
Gazeteci Mehmet Şahin’in katıldığı toplantı ve basın açıklamaları, haber kaynakları ile yaptığı görüşmeler, hazırladığı TV programları nedeniyle “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla yeniden yargılandığı davanın 7. duruşması, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, Şahin ile avukatı Resul Tamur hazır bulundu.
Duruşmada ilk olarak mütalaasını sunan iddia makamı, Şahin’in “Örgüt üyesi olma” iddiasıyla cezalandırılmasını talep etti. Şahin’in gazetecilik faaliyetlerinin “suç unsuru” olarak görüldüğü iddianamede, “Ulaş” isimli gizli tanığın beyanlarına yer verildi. Şahin’in aralarında gazeteci ve siyasetçilerin de yer aldığı birçok isimle yaptığı görüşmelerin “suç” olarak kabul edildiği iddianamede, katıldığı iddia edilen birçok sivil eylem ve etkinlik de suçlama konusu yapıldı.
Şahin ile avukatı Tamur, mütalaaya karşı savunma yapmak üzere süre talep etti. Talebi kabul eden mahkeme, duruşmayı 8 Eylül’e erteledi. AMED