• Çocuk yaşta tutuklanan, 6 yıldır cezaevinde tutulan müebbetle yargılanıp yaşından büyük ceza verilen; hem Emniyet’te hem de cezaevinde işkenceden geçirilen 23 yaşındaki Şervan Can Güder’in cezaevinden cenazesi çıktı. Ailesi ve arkadaşları, “Çocukluğunu çaldılar, yavaş yavaş öldürdüler. Şervan’ı katleden devlettir” dedi. 

ERDAL BAZ/BREMEN

Van Cezaevi’nde 2016’dan itibaren tutulan Şervan Can Güder, şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Cezaevi idaresi, 22 Mart’ta ailesini arayarak, çocuklarının ‘kalp krizi’ geçirerek yaşamını yitirdiğini ileri sürdü. Aile üyeleri, cenazeyi almak için Gever’den yola çıktı. Güder Ailesi ve avukatları olmadan apar topar otopsi yapıldı; cenaze aynı gün verildi. İtiraz üzerine Gever’de tekrar otopsisi yapılan Güder, akşam saatlerinde Bajirge Mezarlığı’nda toprağa verildi. 

Şervan, 1999 doğumlu ve henüz 17 yaşındayken öz yönetim direnişi sırasında YPS üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklanmıştı. Müebbet hapis cezası, yaşının küçük olması nedeniyle 18 yıl olarak belirlenmişti. 

Apar topar otopsi yapıldı

Gazetemize konuşan Güder Ailesi ve Şervan’ın arkadaşları, herhangi bir hastalığının olmadığını ve kalp krizine inanmadıklarını belirtti. Kardeşi Mervan, “Sapasağlamdı. İki gün önce konuşmuştuk. İki gün önce sağlıklı olan çocuğumuzun cenazesini bize verdiler. Biz gelmeden apar topar otopsi yaptılar. Herkes bu ölümü soruşturmalı, cezaevinde gencecik bir çocuk nasıl kalp kriziyle ölüyor? Orada kim müdahale etti? Cezaevinde doktor var mıydı? Bu soruların cevabını istiyoruz. Bunun cevaplarını almadan bu işin peşini bırakmayacağız” dedi. 

Yavaş yavaş öldürdüler

Şervan’ın daha çocukken işkencelerle tutuklandığını belirten Mervan, “Yetmedi cezaevinde de her gün işkence gördü. Bugün de öldürüldü. 6 yıl boyunca yavaş yavaş öldürüldü, hayattan koparıldı. Onun çocukluğunu ondan çaldılar” diye konuştu.

Kafesinden çıkan kuş gibiydi

Şervan ile iki yıl Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Cengiz Er ise şunları söyledi: “Şervan bizim odamıza 2017’de geldiğinde 18 yaşına girmişti. O zamana kadar çocuk koğuşunda kalmıştı. Çocuk olduğu için birçok baskıya maruz kalmış ve iradesi kırılmak istenmişti ama bu onu etkilememişti. Yanımıza geldiği için çok mutluydu. Kafesinden çıkan bir kuş gibiydi. Kısa sürede kendisini herkese sevdirdi. 25 arkadaşın neşe kaynağı oldu. 

Süngerli odada işkence gördü

Cezaevi müdürü, ‘ben sizin Esat Oktay’ınız olacağım. Hiçbiriniz buradan sağ çıkamayacaksınız’ diyerek tehditlerde bulunuyordu. Odamızı basıp yerlerde sürükleyerek süngerli odaya alıyor, günlerce işkence eediyordu. Şervan’ı en son yerlerde sürüklenirken gördüm. Gardiyanların arasında yerlerde sürükleniyordu. O gün kolunu kırdılar. Süngerli odada işkence edip aylarca tekli hücrede bıraktılar. Daha sonra Van F Tipi Kapalı Cezaevi’ne sürgün ettiler.” 

Onu sağ çıkartmadılar

“Şervan T Tipi’nden sağ kurtuldu ama F Tipi’nde kurtulamadı” diyen Er, şöyle devam etti: “Şervan korkunç şeyler yaşadı. Bir çocuk için çok çok ağır şeyler. Hücrelerde kaldı, işkence gördü, tehdit edildi. Şervan bir çocuktu ama düşmanca muamele gördü. Ona öldürmek isteyen devlet, bunu başardı. Onu sağ çıkartmadılar oradan.” 

Sonunu devlet hazırladı

Er, “Şervan’ın kalp kriziyle öldüğüne inanmıyorum” diyerek, şöyle konuştu: “Hiçbir sağlık problemi olmayan birinin durup dururken ölmesi şüpheli bir ölümdür. Kalp krizi geçirmiş olsa bile bu devletin işkenceleri sonucudur. Son günlerde genç arkadaşlarımızın da cenazesi cezaevinden çıkıyor. Şervan’ı bu devlet öldürdü, kimse cezaevlerinden çıkan cenazelere alışmasın. Şervan’a yapılan, bütün çocuklara yapılandır. Bunun önünü geçmek gerekir.”

Şervan geri adım atmadı 

Şervan’ın hem çocukluk hem de cezaevi arkadaşı olan Star Kurt ise “Çok fedakar bir arkadaştı. Hiçbir şeyden kaçınmazdı. Cezaevinde de aynıydı. Çocuk olmasına rağmen çocuk koğuşlarını örgütledi. Onlara destek oldu. Bu yüzden işkenceler gördü. Hücrelere atıldı ama asla geri durmadı” dedi.

Şervan’ın yaşadıklarını kitaplaştırmak istediğini dile getiren Kurt, şunları paylaştı: “Şervan yazmayı seviyordu. ‘Bize yaşatılanları herkes okusun diye anılarımı yazacağım’ diyordu. Yazdıklarını sürekli bize okuturdu. Yazdığı bir defter vardı, ailesine göndermişti. Onu kitaplaştırmak istiyordu. Hayali, bir gün tekrardan Gever sokaklarında olmaktı. Ssürekli hayallerinden bahsederdi. Aldığı cezayı umursamıyordu. Bir gün yine Gever’in sokaklarında yürüyeceklerini, Newroz’da lastik yakacaklarını söylüyordu. Ne yazık ki onu bir Newroz ertesi gününde katlettiler.” 

Katili devlettir

Şervan ile cezaevinde iki yıl aynı odada kaldığını ifade eden Mustafa Sarı da “Şervan daha çocuk yaşta cezaevine girdi ama iradesinden ve duruşundan taviz vermedi. Kendisine yapılanları kabul etmiyordu. Onun katili devlettir” diye konuştu. 

Esat Oktaylar her yerde 

Şervan’ın gece yarısı yapılan cenaze törenine katılan HDP Hakkari Milletvekili Sait Dede, cezaevlerinde bir ölüm konsepti uygulandığını ve Şervan’ın da bu konseptin bir sonucu olarak katledildiğini dile getirdi. Dede, “Cezaevlerinde tarihin gördüğü en büyük baskılar yaşanıyor. Her gün bir cenaze çıkıyor. Her cezaevi bir Diyarbakır Zindanı’na dönüşmüş durumda. Her yerde Esat Oktay’lar var. Kimse bunu görmezden gelmesin. Biz buna karşı mücadele edeceğiz” dedi.

Konuyla ilgili Van İHD ve ÖHD’den avukatların dün Van F Tipi Kapalı Cezaevi’ni ziyaret ederek, Şervan’ın koğuş arkadaşlarıyla görüşmesi bekleniyordu. Avukatların bir rapor hazırlayarak kamuoyuyla paylaşacakları belirtildi. 

 

Dört gün önce bir ölüm daha 

Sinan Kaya 

 

Iğdır S Tipi kapalı Cezaevi’nde tutsak olan 28 yaşındaki Sinan Kaya da 20 Mart günü şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. 8 ay önce tutuklanıp Iğdır S Tipi Cezaevi’ne konulan Kaya tek kişilik hücrede tutuluyordu. Cezaevi idaresi tarafından aranan Sinan Kaya’nın ailesine çocuklarının intihar ettiğine dair bilgi verildi. Hastaneye giden Sinan Kaya’nın ailesi, cenazeyi alarak Hoşhaber beldesinde toprağa verdi. Kaya’nın cezaevine girmeden önce akciğer nakli olduğu ifade edildi. Kaya’nın ailesi, çocuklarının intihar ettiğine inanmadıklarını belirterek, aydınlatılmasını istedi.