Devlette esnek, özel sektörde katı

  • Salgının önüne geçilememesi üzerine hükümet tüm kamuda yeniden esnek çalışmaya dönülmesine karar verdi. Özel sektördeki milyonlarca çalışan ise kaderiyle baş başa bırakıldı.

 

Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan imzalı genelgeye göre çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabilecek. Yani kamudaki kadrolu, sözleşmeli, geçici gibi tüm personel esnek çalışma yapabilecek.

Buna dair usul ve esaslar üst yönetici tarafından belirlenecek. Üst yöneticiler bu yetkiyi devredebilecek. Dönüşümlü çalışanlar fiilen göreve gelmediklerinde idari izinli sayılacak. Esnek çalışma yöntemlerinden yararlanan çalışanlar ile idari izinli sayılanlar bu sürede görevlerini yerine getirmiş kabul edilecek.

Uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar ile görev yerinde çalışanlar hizmetin yürütülmesi sorumluluğu açısından eşit tutulacak. Uzaktan ya da dönüşümlü çalışanlar ile idari izinli sayılanların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklı olacak ve amirlerinin izni dışında görev mahallerinden ayrılamayacaklar.

Hizmetlerine ihtiyaç duyulanlar da çağrıldıkları anda görevlerine dönmek zorunda olacak. Buna göre idari izinli olanlar il dışına çıkamayacak. Buna ancak amir izin verebilecek.

TTB: Salgın ayrım yapmıyor

TTB Merkez Konseyi, Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan genelgede çalışma yaşamında ayrım yapıldığını belirtti, ”Kamuda çalışanlar yöneticilerin, kamu dışında çalışan emekçiler ise kendi kaderleriyle baş başa bırakılıyor” dedi.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan ”Covid-19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik Tedbirler” genelgesine ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, salgının Türkiye’de görülmeye başlamasının üzeriden 5 ay geçtiği hatırlatıldı. TTB, şunları belirtti: ”Söz konusu genelge de dahil olmak üzere, ülkemiz genelinde ne çalışma yaşamı ne sağlık ne eğitim ne de üniversite vb. herhangi bir alana yönelik olarak bütünlüklü, bilimsel bilgiye dayalı ve toplumsal gereksinimleri önceleme özelliklerini birlikte taşıyan herhangi bir kamusal düzenleme gerçekleştirildi. Genel bütçeden doğrudan kamusal mali destek kararıyla işverenler öncelenirken, tüm emekçiler, esnaf ve işsizler görmezden gelindi. Çalışma koşullarına ve çalışanlara yönelik düzenlemelerde de özel sektör, tarım sektörü ve kayıt dışı alanlar yok sayıldı.”

Dün yayımlanan genelgede, bir yandan kamu çalışanlarının, yöneticilerin keyfiyetine terk edildiği diğer yandan da kamu çalışanlarının dışındaki emekçilerin kendi kaderiyle baş başa bırakıldığı vurgulandı. Açıklamanın devamında şunlar ifade edildi: ”Hükümet sorumluluğunu yerine getirmekten, sermaye gruplarıyla karşı karşıya gelmekten salgının yayılması, ölümlerin artması pahasına ısrarla kaçınıyor. Son örneğinde de görüldüğü gibi, çalışma koşulları ile çalışanlara yönelik olarak, pandeminin gerektirdiği nitelik ve nicelikteki düzenleme ile denetimler özel sektör söz konusu olduğunda yok sayılmaya devam ediliyor.”

DİSK: Ayrımcılık yapmayın

DİSK Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu da ”Özel sektörde çalışanlar da kamuda çalışanlar kadar sağlıklı ve insanca yaşamayı hak etmektedir. Özel sektörde de hak kaybı olmadan benzer bir uygulamaya geçilmeli, çalışanlar arasında ayrım yapılmamalıdır” dedi.

DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu, yayımlanan genelgeye ilişkin basın açıklaması yaptı. DİSK’in, salgının ilk günlerinden itibaren bilim ve aklın kılavuzluğunda mücadele edilmesi; ekonominin ve piyasanın değil, halkın ve toplumun ihtiyaçları ile sağlığının esas alınması gerektiğini vurguladığını hatırlatan Çerkezoğlu, ”Ancak Mart’ta benzeri bir genelge ile kamuda çalışma yaşamını düzenleyen iktidar, özel sektör için ‘ne olursa olsun, kim ölürse ölsün, çarklar dönsün’ anlayışı doğrultusunda politikalar geliştirmiştir” denildi.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: ”Kamuda çalışanlar da, özel sektörde çalışanlar da insandır. Bu ülkenin eşit ve emekçi yurttaşlarıdır. Özel sektörde çalışanlar da kamuda çalışanlar kadar sağlıklı ve insanca yaşamayı hak etmektedir. Özel sektörde de hak kaybı olmadan benzer bir uygulamaya geçilmeli, çalışanlar arasında ayrım yapılmamalıdır:

* İşten çıkarma yasağı bütün istisnaları kaldırılarak yeniden düzenlenmeli ve pandemi süresince devam etmelidir.

* Bir milyonun üzerindeki işçiyi, aileleriyle birlikte açlığa mahkum eden ücretsiz izin uygulamasına derhal son verilmelidir.

* Kamuda uygulanan hak kaybı olmaksızın idari izin uygulaması, ‘ücretli izin’ olarak özel sektörde de uygulanmalı, mümkün olan işyerlerinde uzaktan çalışmaya geçilmeli, çalışanlar arasındaki ayrımcılık son bulmalıdır.

* Ülkeyi yönetenlere, hukukun en temel ilkelerini, adaletin en temel koşullarını ve insanlığın en temel değerlerini hatırlatmayı görev biliriz.

 

Başa dönüldü

Cumhurbaşkanlığı tarafından 22 Mart’ta yayımlanan genelgeyle büyük ölçüde aynı olan yeni bir genelge yayımlamasını Birgün için değerlendiren Dr. Ergün Demir ve Dr. Güray Kılıç, en başa dönüldüğünü ve ne yazık ki ders çıkaran bütünlüklü bir değerlendirme ile devamında bütünlüklü önlemlerin yine olmadığını vurguladı.

Dr. Demir ve Dr. Kılıç’ın, değerlendirmesinde bazı bölümler şöyle: ”Genelgede özetle çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma uygulanacağı ve buna dair usul ve esasları üst yöneticiler tarafından belirleneceği bildirilmektedir. Bu kapsamda dönüşümlü çalışanlar fiilen göreve gelmedikleri süre zarfında idari izinli sayılacak, mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklı kalacaktır.

SGK Mayıs 2020 aylık istatistik bültenine göre 3,1 milyon kamu çalışanı, 15,3 milyon kayıtlı çalışan işçi bulunmakta. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma uygulanacağı ve idari izinli sayılmasına karşın özel sektörde fabrikalarda, atölyelerde, şantiyelerde çalışanlara tedbirler alınmıyor.

Kronik rahatsızlığa ayrımcılık

Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve kronik hastalığı bulunanlar idari izinli sayılmasına karşın özel sektörde fabrikalarda, atölyelerde, şantiyelerde çalışan ve kronik hastalığı bulunan, aylardır çalışmayan ve ücret alamayan işçiler idari ve ücretli izinli sayılmadığı gibi bu işçilerin hangi koşullarda çalışma hayatına katılabileceği ve alınması gereken önlemler konusunda bir bilgilendirme yapılmamıştır. Özel sektörle ilgili belirsizlik halen sürmektedir.
Çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlayacak tedbirlerin uygulanmasını izlemenin yanı sıra çalışma hayatındaki mevcut ve muhtemel meselelerin çözüm yollarını araştırmak, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları koruyucu ve çalışmaya destekleyici tedbirleri almak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın görevleri arasında.

Başa dönüldüğü gösteriyor

Sonuç olarak; yayımlanan genelge salgında başa dönüldüğünü göstermektedir. AKP iktidarının ekonomik gerekçelerle 1 Haziran sonrası epidemiyolojinin yol göstericiliğinden yoksun bir şekilde erkenden, aceleci, kontrolsüz olarak açılma süreci başlatmasının bugünkü sonucu salgınının kontrol edilemez bir noktaya doğru ilerlemesi olmuştur. Bu durum pandemi ile mücadelenin bireysel sorumluluğa bırakılmasının da bir sonucudur. Tüm çalışanların çalışma koşulları giderek zorlaşmakta, sağlık ve yaşam hakları konusunda ciddi sorunlar yaşanmakta.

Salgın tüm çalışanları etkilemektedir. Çalışanlar arasında böyle bir ayrımcılık salgınla mücadeleye ve topluma zarar vermektedir. Salgınla mücadelenin dayanışma içinde, kimseyi geride bırakmadan, çalışanları korumaya özen göstererek, bütünlüklü ve organize bir şekilde sürdürülmesi gerekmektedir.
Covid-19 kapsamında sadece kamu çalışanlarına yönelik değil tüm çalışanlara yönelik tedbir alınmalı.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.