- Gülistan Canbey (Aso Dîren Têkoşîn), düğün gecesi gerillaya katıldı. Annesi, "Bu hayatı kabul etmedi ve kendi yolunu seçti" dedi.
Gülistan Canbey (Aso Dîren Têkoşîn), 1994'te Bedlîs’in Tetwan ilçesinde, yurtsever bir ailede dünyaya geldi. Ailesi onu yurtseverlik değerleriyle yetiştirdi. Aso Dîren Têkoşîn, henüz çocuk yaşlardayken devletin inkâr, imha ve asimilasyon politikalarına tanıklık etti. Bu politikaları hiçbir zaman kabul etmedi; yüreğinde bu politikalara karşı her zaman büyük bir öfke ve nefret büyüdü. Aso Dîren Têkoşîn, 18 yaşındayken nişan gecesinde Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne katıldı.
Aso’nun annesi Remziye Canbey, AW'den Sema Gezici ve Önder Akbulut'a konuştu. Remziye Canbey, "Mitinglere ve etkinliklere gittiğimde o da benimle gelmek isterdi. Babası, okuduğu kitapları görünce şaşırırdı. Çok zeki bir kızdı ve doğayı çok severdi. Ülkesinin ovalarında ve dağlarında dolaşır, oralarda fotoğraflar çekerdi. 17 yaşından sonra daha fazla kitap okumaya başladı; arkadaşlıklarını ve dostluk ilişkilerini daha da geliştirdi” dedi.
Kardeşi Diren'in katılması
Remziye Canbey, Aso’nun kardeşi Diren’in mücadeleye katılmasının ve köylüsü Karvan’ın şehit düşmesinin üzerinde derin bir etki yarattığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun üzerine babası, onun da partiye katılmasını önlemek amacıyla evlenmesini istiyordu, ancak Aso, bu anlayışa her zaman karşı çıkıyordu. Önderliğin böyle evlilikleri kabul etmediğini söylüyordu. Evlenmeyi kabul etmiyordu fakat sonunda kuzeniyle nişanlandı. Nişanlılıkları yaklaşık bir yıl sürdü. Kına gecesi için Tetwan’a gitti ve kendisine yeşil, kırmızı ve sarı renklerde bir gelinlik aldı. ‘Beyaz giymeyeceğim, makyaj yapmayacağım; kendi renklerimle kalacağım' dedi. Köydeki herkes şaşkınlık içinde kaldı. Düğün sona erip herkes dağıldıktan sonra Aso’nun kaybolduğunu fark ettik. Onu aradık ama bulamadık. İnandığı yolu seçeceğini biliyordum.”
Kızımla başım dik
Aso Dîren Têkoşîn’in mücadeleye katılma kararı vermesinin ardından devletin aile üzerindeki baskı ve şiddeti de arttı. Remziye Canbey, şunları paylaştı: “Yaklaşık bir ay boyunca polisler bize çok sıkıntı çektirdi. ‘Git, onu getir; bütün masraflarını biz karşılayacağız’ dediler. Direndim ve ‘O benim çocuğum. Kendi kına gecesinde bu hayatı kabul etmedi ve kendi yolunu seçti. Peşinden gitmeyeceğim. Kızımla başım dik' dedim.”
Rojava, Başûr ve Gever
Aso, üç yıl boyunca Rojava’da, ardından da Başûr’da kaldı. Bu dönemde zaman zaman benimle konuşurdu. Kızım bana, ‘Asla pişman değilim’ derdi. Daha sonra Gever bölgesine geçti. 19 Eylül 2022’de Darê köyünde çıkan çatışmada arkadaşı Evîn Rêber Andok ile birlikte şehit düştü.
Cenazesini ben yıkadım
Cenazesini Wan’dan köyümüze getirdik. Cenazeyi camiye götürüp yıkamak istedik ama polisler caminin önünde engel çıkardı. Cenazeyi onların camisine sokmamıza izin vermeyeceklerini söylediler. Bunun üzerine cenazemizi eve götürdük ve kızlarımla birlikte yıkadım. Düşmana ve hainlere boyun eğmeyeceğime, onları sevindirmeyeceğime dair kendime söz verdim. Cenazemizi kalabalık bir toplulukla defnettik.
Başımızı eğmeyeceğiz
Başımızı onların önünde eğmedik, bundan sonra da eğmeyeceğiz. Şehitlerimizin izindeyiz; onların yolu bizim yolumuzdur ve onlarla gurur duyuyoruz. Devlete hiçbir zaman güvenmedik. Önderimize, halkımıza, kızlarımıza, kahramanlarımıza ve siyasetçilerimize inanıyoruz.” BEDLÎS