• Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye olan Resul Demir, “kafesli oda”da tutulduklarını, üç kişilik odalarda ranzasız 6 kişinin kaldığını, odası değiştirilenlerin yerlerde sürüklendiğini, ihlalleri aktaranlara ve açlık grevine girenlere soruşturma açıldığını söyledi. 

 

Mersin’de 2019’da “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanan ve bir yıl sonra serbest bırakılan Resul Demir (24), gezmek için gittiği Edirne’de gözaltına alındı. Arkadaşlarıyla birlikte Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde gözaltına alınan Demir, Uzunköprü İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde darp ve hakarete maruz kaldığını dile getirdi. “Yurt dışına çıkma” şüphesiyle gözaltında tutulan Demir, bir günlük gözaltı süresinin ardından daha önce tutuklu yargılandığı dosya kapsamında tekrar “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanarak, Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’ne konuldu.

Kafesli odada kaldı

 Edirne F Tipi Cezaevi’nde 6 buçuk ay tutuklu kaldıktan sonra ikamet ettiği “Mersin ili dışına çıkma yasağı” verilerek 30 Nisan’da tahliye edilen Resul Demir, cezaevinde maruz kaldıkları hak ihlallerini, MA’dan Ömer Akın’a anlattı. Cezaevine ilk girişte kendilerine yönelik “çıplak arama” yapılmak istendiğini ifade eden Demir, buna karşı çıktıklarında gardiyanlar tarafından darp edildiklerini söyledi. Darptan sonra “kafesli oda” diye tabir ettikleri bir odaya konulduklarını belirten Demir, “Burada normalde 14 gün karantinada kalacaktım ama üç defa süremin bitmesine rağmen bizi hücreden çıkarmadılar. Buna karşı çıktığımız zaman ‘Sizi buradan çıkarmayacağız, sizin yeriniz kafesli odalardır’ diyerek, psikolojik baskı uyguladılar” dedi.

Yerlerde sürüklediler

 36 günün sonunda karantinadan çıkarıldıklarını belirten Demir, üç kişilik odalarda 6 kişi kaldıklarını söyledi. Odada sadece üç ranzanın olduğunu ve üç kişinin sürekli yerde yatmak zorunda bırakıldığını dile getiren Demir, şöyle devam etti: “Ranza talebinde bulunduk fakat aradan 6 ay geçmesine rağmen ne cevap geldi ne de ranza. Pandemide yerde bizi yatırmaya mahkûm ettiler. Belli aralıklarla odalarımızı değiştirdiler. ‘Neden değişimler yapıyorsunuz’ diye sorduğumuz zaman bize, ‘Canımız böyle istiyor’ yanıtını verdiler. Arkadaşlarımızı koridorlarda sürükleyerek başka odalara zorla götürüyorlardı. Bu sırada Murat Kılıç adında bir arkadaşımızın kolunu kırdılar. Hastaneye götürüldük, darp raporu istememize rağmen rapor verilmedi.”

Disiplin soruşturmaları

 Hak ihlalleri için cezaevi idaresine yapılan tüm görüşme taleplerinin sonuçsuz kaldığını söyleyen Demir, dışarıda bulunan insan hakları örgütlerine yazdıkları mektup ve dilekçeler nedeniyle cezaevi idaresi tarafından “cezaevinde gizli kalması gereken bilgileri paylaşma” gerekçesiyle arkadaşları hakkında disiplin soruşturmalarının açıldığını aktardı. Demir, tecrit ve ihlallere karşı başlattıkları açlık grevi dolaysıyla da “kurumda kaygı veya panik yaratmak, cezaevi yönetimine başkaldırmak” iddiasıyla disiplin soruşturması açıldığını kaydetti.

Ne revire ne de hastaneye

Ağır hasta tutsakların durumuna dikkat çeken Demir, şunları ekledi: “Bu arkadaşların revire çıkarılması için dilekçeler yazdık fakat arkadaşlarımız ne revire götürüldü ne de hastaneye sevk edildi. Edirne F Tipi Cezaevi’nde haksız ve hukuksuz uygulamalar yaşanıyor. Arkadaşlarımız tecrit içinde tecrit yaşıyor.”