• Ceza hukukçusu Ercan Kanar, Meclis'e sunulan 'çerçeve yasa'nın "çok eksik ve yetersiz bir çerçevesi var” diyerek, özgürlükler açısından yeterli hale gelmesi için mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.

 

12 maddeden oluşan yasa teklifi, bugün Adalet Komisyonu’nda, Pazar günü de Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek. MA'ya konuşan ceza hukukçusu Ercan Kanar, "Bu haliyle yasa tam anlamıyla özgürlüğe hizmet eden bir yasa olmaz. Yani yasanın çok eksik ve yetersiz bir çerçevesi var” dedi. Yasa teklifinin güvenlik anlayışının, sadece devlet güvenliğini geliştirmek ve korumak üzerine kurulduğunu kaydeden Kanar, neler olmadığını şöyle sıraladı: "Çok geniş kapsamlı bir siyasal affın gündeme gelmesi gerekir. Koruculuk sistemine son verilmesi gerekir. Ana dilde eğitim hakkının tanınması gerekir. Bunların hiçbirisi bu çerçeve yasada yok. Şimdi yerel yönetimlerin özerklik şartının uygulanması demiş fakat çekincelerin kaldırılmasını vurgulamamış. Halbuki çekincelerin kaldırılması gerekir. Yine seçim sistemindeki barajın kaldırılması gerekir. Yine PKK gerillalarının siyaset yapabilmesinin önünün açılması gerekir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına uyulmasının vurgulanması gerekir. Yine 6526 sayılı yasanın gerekçesine uyulması gerekir. Yargılamada silahların eşitliği ilkesine uyulması gerekir. Yargıtay'da geçen tutukluluk sürelerinin de dikkate alınması gerekir. Acilen ağır hasta tutuklu ve hükümlülerin serbest bırakılmasının sağlanması gerekir. Şimdi bu söylediğim noktaların hiçbirisi mevcut çerçeve yasada söz konusu değil."

Kanar, 'çerçeve yasa'nın özgürlükler açısından yeterli hale gelmesi için mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Eksik ama anlamsız değil

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Salim Orhan ise yasa taslağının her şeyden önce çıkmış ve destek görmüş olmasının önemli olduğunu belirterek, ancak yoğun şekilde güvenlik bürokrasisini sürece dahil eden çerçevesinin sınırlı olduğunu söyledi. Orhan, “Bütün Kürt sorununu çözecek bir yasayı kimse beklemiyordu. Siyasetin göstereceği iradeye bağlı olarak ilerleme kaydedecektir” dedi.

Özellikle silahsızlanmayı hukuki bir çerçeveye oturtuyor olmasının önemine dikkat çeken Orhan, 5 yıl erteleme alanlarda 2 yıl, 10 yıl erteleme alanlarda 3 yıl sonra siyasete girmelerinin, çeşitli görevler almalarının kapı aralanmasının başlı başına önemli olduğunu savundu. 2005 yılı öncesinin kapsam dışında kalmasının kamuoyunun tepkisinin göz önünde bulundurarak değerlendirdiğini belirten Orhan, "Af yasası olmadığını biraz ortaya koymak için muhtemelen bunu öngörmüş olabilirler" şeklinde yorumladı.

Uygulama önemlidir

Bundan sonrası için önemli olanın taslağın nasıl uygulanacağı olduğunu söyleyen Orhan, şunları dile getirdi: “Bundan sonrası nasıl uygulanacağına dair genelgeler çıkacak. Bazen çok güzel yasalar çıkarırsınız ama uygulaması yasayı sekteye uğratabilir. Çok iyi bir yasa olmayabilir ama bunu uygularsınız çok anlamlı olur. Bu yasa hiç kuşkusuz çözüme bir kapı aralayacak. Yasayla ilgili çıkarılacak genelgeler, yönetmelikler ve uygulama biçimleri. Öcalan, 27 Şubat Çağrısı'nda ısrarla 'bu sorunu çatışmalı halden siyasi ve hukuki bir zemine taşıyacağız' dedi. Bu yasada ve akabindeki düzenlemelerle buraya doğru adım atılıyor.”

Kapı aralıyor

Kürt meselesinde devletin attığı hiçbir adımın olmadığını gördüklerini ama sorunun artık silahsızlanma zemininde devam edeceğini vurgulayan Orhan, şöyle konuştu: "Bu yasa, buna kapı aralıyor. Bu yasanın esas amacı silahsızlanmadır, silahsızlanma süreci ile ilgili nasıl uygulanacağı bu yasa kadar önemlidir. Bu ilk adımı önemli ve kıymetli görüyorum. Ben 6 ay süresini de kısa bulurum. Daha güvenlik eksenli olmasından ziyade gerektiğinde özellikle oluşturulacak olan kurula STÖ'lerden, demokratik kuruluşlara, akademiye kadar kurumlarında dahil edilmesini beklerdim. Bu yasanın eksik olması anlamsız olduğu anlamına gelmiyor.”

Kapsamı genişlemeli

Colemêrg Barosu Başkanı Ergün Canan da eksikliklerine rağmen hukuka dayalı ilk adım olması bakımından önemli ve değerli bulanlardan. Canan, devamında da şunları belirtti: “Mevcut yasa sınırlı tutulmuş. Demokratikleşme ve reform adımlarıyla güçlendirilmesi şarttır. Tek başına Kürt sorununun çözümünü sağlayamaz. Yasa, infaz ve silahsızlanmaya ilişkin sınırlı bir düzenlemedir. Terörle Mücadele Kanunu (TMK), Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve Türk Ceza Kanunu (TCK) başta olmak üzere temel yasalarda demokratikleşme yönünde değişiklikler yapılması gerekiyor. Hakkında soruşturma ya da kovuşturma bulunan kişilerin ülkeye dönerek özgürce siyaset yapabilecekleri ve aileleriyle bir araya gelebilecekleri hukuki zeminin oluşturulması gerekiyor. Yasanın kapsamının ilerleyen süreçte genişletilmesi lazım. Kapsam dışında bırakılan düzenlemelerin de dahil edilmesi halinde Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü açısından önemli adımdır. Sürece ilişkin umutluyuz daha geniş kapsamlı hukuki reformlarla sorunun demokratik yöntemlerle çözülebileceğine inanıyoruz.”

Devamı gelmeli

Mûş Barosu Başkanı Kadir Karaçelik de süreç bağlamında “ilk hukuki adım olarak” değerlendirdiği taslağın ceza hukuku anlamında sürecin tekniğini ortaya koyan bir yasa olduğunu söyledi. Karaçelik, "Yarım asırlık bir süreç toptan bir yasayla çözülemez. Bu adım adım örülmesi gereken bir süreçtir. 1 Haziran 2005 öncesini kapsamıyor. ‘Kasten öldürme’ suçlarını muaf tutuyor. Yine aynı tarih öncesinde müebbet alanları kapsam dışında tutmakta. Örgüt yöneticileri, üyeleri, örgüte yardım edenler ve örgüt propagandası yapanlar kapsam içine alınmış. Önemli bir yasa. Arzuladığımız gibi toplumsal yaşama katılım ve barışı tam anlamıyla sağlama noktasında ihtiyaçlara cevap vermiyor. Bu adım adım gerçekleşecek bir şey. Yasa tek başına yeterli değil. Örgütün yönetim kadrosu ve en önemli aktörlerden biri olan Sayın Öcalan'ın durumu henüz düzenlemeye konu edilmedi. Kuvvetle muhtemelen ileriki süreçte gelişen toplumsallaşma ve demokratik siyasetin güçlendirilmesiyle tartışılması gereken hususlardır. Bu ayaklar eksik bırakılarak, sürecin tamamlanması düşünülemez. Yasal düzenleme, ilk pedal çevirmelerden biriydi. Bu yasayla iş bitmiş değil. Bir kapı aralıyor. Umarım devamı da gelir, toplumsal barış kalıcı hale gelir. Demokratik siyasetin önündeki engeller kalkar” ifadelerini kullandı.