- Ablası Emgîhan Botan’ın izinde Kürt Özgürlük Mücadelesi'ne katılan şehit Şîlan, gerilla yaşamına bağlılığını şu sözlerle dile getirmişti: “Gerilla ve dağlar benim için ulaşılmam gereken bir zirveydi. Dağlarda bir dakika bir gün kalmanın anlamı bende çok büyük.”
Şehid Şîlan Emgîhan (Sabah Oğur)’un yaşamı, 1990’lı yılların zorunlu göç ortamından metropollerdeki çalışma hayatına, gençlik faaliyetlerinden örgütsel çalışmalara, uzun tutukluluk döneminden yeniden dağlara dönüşüne uzanan uzun soluklu bir özgürlük hikayesini barındırıyor.
Köylerinin boşaltılması ve yakılmasıyla başlayan sürgün yaşamı, onun kimlik ve aidiyet arayışının başlangıç noktası oldu. Şîlan’ın yaşamındaki en belirgin dönüm noktalarından biri ise, ablası Emgîhan Botan (Zehra Oğur)’un 1997’de şehadete ulaşmasıydı.
Kürdistan sevgisini yok edemediler
Botan’ın köklü yurtseverlik geleneklerine ve direniş ruhuna sahip Şirnex’in Hezex ilçesinde dünyaya gözlerini açan Şîlan, çocukluğunun ilk yıllarında sömürgeci Türk devletinin Botan coğrafyasında uyguladığı en barbarca, en acımasız baskı politikalarının somut yüzüyle tanıştı. Doğup büyüdüğü, ana ve atalarının kök saldığı topraklar ve köyü; işgalciler tarafından yakılıp yıkılarak yaşanamaz hale getirildi. Bu vahşi saldırılar neticesinde ailesiyle birlikte Türkiye metropollerine göç etmek zorunda kaldı. Metropol yaşamı, onun açısından yalnızca mekansal bir değişim anlamına gelmedi. Ailesinin yaşadığı zorunlu göç, doğduğu topraklarla kurduğu bağı ve Kürt kimliğine ilişkin aidiyet duygusunu da şekillendiren temel deneyimlerden biri oldu. Şîlan’ın yüreğindeki Kürtlük bilinci ve Kürdistan sevgisi asla yok olmadı.
Yaşamın gerçekliğiyle tanıştı
10 yıl süren resmi okul eğitimini, sömürgeci sistemin Kürt gençliğini özünden koparma, kimliksizleştirme ve uyuşturma aracı olduğunu bilerek terk etti. Tekstil atölyeleri başta olmak üzere farklı işlerde çalışan Şîlan, ailesine ekonomik katkı sağlamaya çalıştı. İşçilik deneyimi, onun yaşamında yalnızca geçim mücadelesi anlamına gelmedi; çalışma koşulları, ekonomik eşitsizlik ve emek ilişkileriyle doğrudan karşılaşmasını sağlayan bir dönem oldu. Bu yıllarda yaşadığı deneyimler, ilerleyen dönemde siyasi ve toplumsal meselelere ilgisinin gelişmesinde etkili oldu.
Ablasının mücadelesini esas aldı
Şîlan’ın yaşamındaki en belirgin dönüm noktalarından biri, 1992’de PKK saflarına katılan ablası Emgîhan Botan (Zehra Oğur)’un 1997’de Xakurkê’de şehadete ulaşması oldu.
Ablasının destansı yaşamını, devrimci duruşunu, yoldaşlık sevgisini ve şehadetini kendisine devrimci bir pusula kılan Şîlan; ablasının bıraktığı ardılı olma, onun devrettiği mücadele bayrağını en yüksek zirvelere taşıma ve bir gün mutlaka özgürlük dağlarıyla buluşma amacını sarsılmaz bir kararlaşmaya dönüştürdü.
Tehditlere meydan okudu
Özgürlük Hareketi’nin 2007’de geliştirdiği “Êdî bes e” hamlesi, Şîlan’ın arayışlarına tarihsel bir yanıt oldu. Kısa sürede yerel düzeydeki devrimci çalışmalara dâhil oldu. 2008 yılı itibarıyla Yurtsever Devrimci Gençlik Çalışmaları bünyesinde aktif bir kadro olarak sorumluluk üstlendi. Bakurê Kurdistan’ın ve Türkiye’nin birçok büyük metropolünde; gece gündüz demeden, faşizmin tüm baskı ve tutuklama tehditlerine meydan okuyarak aralıksız bir pratik yürüttü. Özel savaş politikalarıyla, uyuşturucuyla, asimilasyonla ve geleceksizlikle kıskaca alınmaya çalışılan Kürt gençlerine ulaştı. Onların bilinçlenmesinde, öz değerleriyle ve tarihleriyle buluşmasında, örgütlenerek mücadele saflarına katılım sağlamasında önemli bir emeğin ve iradenin sahibi oldu.
Mücadelesini dağlara taşıdı
Şîlan, 2009’da yönünü özgür Kürdistan dağlarına çevirdi. Medya Savunma Alanları’na geçerek PAJK bünyesindeki Şehîd Nûda Akademisi’nde ideolojik eğitim sürecine katıldı. Eğitimini tamamladıktan sonra yeniden Bakur metropollerine dönen Şîlan, gençlik çalışmalarını çok daha üst düzeyde, örgütsel bir disiplin ve eylemsellikle sürdürdü. Şîlan, gençlik faaliyetleri sırasında yürütülen operasyonlar kapsamında 2011 yılında tutuklandı ve 2014 yılına kadar cezaevinde kaldı.
Zindandan tahliye olduğu ilk andan itibaren hiç duraksamadan yönünü bir kez daha tutkuyla bağlı olduğu Kurdistan dağlarına çeviren Şîlan, Komalên Ciwan bünyesindeki Şehîd Alî Çîçek Akademisi’nde eğitim sürecine dâhil oldu. 2015’de ise Şehîd Mawa Tolhildan Akademisi’nde askeri eğitim gördü. Bu süreçte gerilla faaliyetlerine ilişkin taktik ve teknik eğitimler aldı.
Gerilla ve dağlara duyulan sevgi
Şîlan gerçekleştirdiği bir röportajda gerilla yaşamını ve bu yaşama olan bağlılığını şu sözlerle dile getiriyordu: “Dağlara kavuşmak benim için tarifi zor bir duygu. Gerilla yaşamına ulaşmak yüreğimde büyük bir coşku ve heyecan yaratıyordu. Gerilla ve dağlar benim için ulaşılmam gereken bir zirveydi. Büyük bir manevi güç alıyordum. Dağlarda bir dakika bir gün kalmanın anlamı bende çok büyük.”
Her alanda iz bıraktı
Eğitim dönemlerinin ardından Komalên Ciwan Koordinasyonu içerisinde görev üstlendi. Gençlik çalışmalarının farklı alanlarda geliştirilmesine yönelik faaliyetlerde bulundu ve sorumlulukları arttı. Kürdistan gençliğinin devrimci yürüyüşüne öncülük eden, en üst düzeyde sorumluluk üstlenen ve gençliğin dinamizmini mücadele mevzilerine taşıyan öncü bir kadın devrimci haline geldi. Gençlik örgütlülüğünün Bakur’dan Rojava’ya, metropollerden dağlara kadar her alanda geliştirilmesi amacıyla muazzam bir emek harcadı; gittiği her alanda iz bıraktı, yol gösterdi ve devrimci dinamiği harekete geçirdi.
Şîlan, 2019’da kendi talebi doğrultusunda YJA Star saflarına geçti. Şehîd Mahîr Akademisi’nde orta otomatik silahlar konusunda eğitim aldı. Askeri tekniğe hâkimiyeti, taktik zekâsı ve disiplinli duruşuyla dönemin ruhi ve teknik ihtiyaçlarını şahsında birleştirdi. Bu nitelikli birikiminin ve uzmanlığının ardından 2020’de YPS çalışmalarına geçti.
Şîlan Emgîhan, 13 Ağustos 2022 tarihinde YPS bünyesinde faaliyet yürüttüğü sırada gerçekleştirilen bir saldırı sonucunda şehadete ulaştı. HABER MERKEZİ