Esra’yı böyle katlettiler

Kadın Haberleri —

Çocuk istismarı

Çocuk istismarı

  • Esra Yücel’in intihara sürüklenmesine dair davada verilen kararın gerekçesi 7 aydır açıklanmadı ve ağabeyi Ömer Yücel’in tutuklanmasına gerekçe yapılan ‘swap raporu’ 7 yıl sonra dosyaya ekledi. Avukat Nükeyf Onursal, delillerin karartılmaya çalışıldığını söyledi.
  • Esra’nın babası Bazit Yücel ise köy halkı, muhtar ve imam tarafından baskı gördüklerini, oğlu Ömer’i öldürmekle tehdit edildiğini söyledi ve ekledi: “Kızımın cenazesi bile saatlerce ortada kaldı. Dini vecibelerin yerine getirilmesine ve defnedilmesine izin vermediler.”

Colemêrg'in, Şemzînan (Şemdinli) ilçesine bağlı Oğlaklı köyünde 27 Mayıs 2016’da Nihat Yılmaz (31) Veysi Yılmaz (35) ve Zahir Yılmaz (32) isimli 3 kuzen, 11 yaşındaki Esra Yücel’e tecavüz etti. Olayın ortaya çıkmasının ardından tutuklanan 3 fail, bir süre sonra tahliye edildi. Faillerin serbest bırakılmasının ardından Esra Yücel, intihara sürüklendi. 7 yıl sonra dosyadaki 3 fail beraat etti. Failler beraat alırken, bu kez aile bireyleri Yücel’in ölümüne dair gözaltına alındı, tutuklandı. 11 yaşındaki çocuk tecavüze uğrayıp, toplumsal baskı sonucu intihara sürüklenirken, ardında birçok delile rağmen koskoca bir cezasızlık örneği bıraktı. MA’dan Mazlum Engindeniz, Esra Yücel’i ölüme götüren cezasızlık politikası ve toplumsal baskılarla dolu süreci derledi.

Tecavüze uğradı, uçurumdan atıldı

Esra Yücel, 27 Mayıs 2016’da köylüler tarafından bir uçurum dibinde yarı baygın halde kanlar içinde bulundu. Babası tarafından yarı baygın halde eve getirildi, sonra ambulans çağrılarak hastaneye götürüldü. Hastanede kendine geldikten sonra ilk ifadesinde, gece çöp dökmek için evden dışarı çıktığında 3 erkek tarafından kaçırıldığını ve tecavüze uğradığını söyledi. 

Tedavisinin ardından 6 Haziran 2016’da verdiği ifadede aynı beyanları tekrarlayarak Nihat, Veysi ve Zahir Yılmaz tarafından evin önünden kaçırıldığını, alıkonduğunu, darp edildiğini, tecavüze uğradığını görüntülerinin çekildiğini ve bir uçurumdan atılarak ölüme terk edildiğini belirtti.

Tecavüzcüler tahliye edildi

Yücel’in ifadesi üzerine Nihat, Veysi ve Zahir Yılmaz, “Çocuğun nitelikli cinsel istismarı” ve “Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlamasıyla gözaltına alındı. Tecavüzcüler suçlamaları reddederken, suçtan kurtulmak için tecavüz suçunu Esra Yücel’in akrabası olan E.Y.’nin işlediğini öne sürdü. Ancak yapılan inceleme ve DNA eşleşmesi sonucunda E.Y.’nin bu suçu işlediğine dair herhangi bir delile rastlanmadı. 3 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ancak 8 ay sonra istinaf ve temyiz yolu açık bırakılarak “delil yetersizliğinden” tahliye edildiler. Tecavüzcülere yargılama aşamasında yaklaşık bir yıl sonra 42’şer yıl hapis cezası verildi.

 Toplum baskısı

Tecavüzcülerin serbest bırakılmasının ardından Esra, 6 Mart 2017’de henüz 12 yaşındayken intihara sürüklendi. Evde ateşli silahla intihar ettiği iddia edildi. Ancak Esra’nın, tecavüzcüler tutukluyken aileleri ve köylüler tarafından baskı gördüğü ve serbest bırakıldıktan sonra bizzat kendileri tarafından baskı gördüğü ortaya çıktı. Bu süreçte Esra, birkaç kez intihar girişiminde bulundu. Köyün ileri gelenleri başta olmak üzere muhtar ve köy imamı da ailenin şikayetlerinden vazgeçmesi yönünde baskı kurdu. Yücel’i yaşamını yitirmeden önce herkesin önünde yemin etmeye zorladı.

Sil baştan yargılama

42 sene ceza ile kurulan hüküm üzerine tecavüzcü avukatları dosyayı Van Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıdı. Tekrar yargılanma kararının ardından davanın ilk duruşması 27 Mayıs 2021 tarihinde Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Mahkeme heyeti ilk duruşmada, Yücel'in kemik yaşının tespiti ve kemik incelemesi gerekip gerekmediğine dair talebin değerlendirilmesine karar vererek, duruşmayı 30 Eylül 2021’e erteledi. 17 Temmuz 2022’de görülen 9’uncu duruşmada ise mahkeme, “faillerin duruşmalara katıldıkları ve adli kontrol tedbirlerini ihlal etmediğini" ileri sürerek tutuksuz yargılanmalarına karar verdi.

Yargıdan beraat hediyesi

3 Kasım 2023’de Yüksekova 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında Veysi, Zahir ve Nihat Yılmaz hakkında beraat kararı verildi. Son duruşmanın üzerinden 7 ay geçmesine rağmen gerekçeli karar açıklanmadı. Avukatlar, bu nedenle dosyayı istinafa taşıyamadı.

Siyasi el mi uzandı?

Olay yerinde yapılan HTS incelemelerinde 3 tecavüzcünün oldukları ispat edilmesine rağmen beraat kararı verilmesi, dosyaya siyasi bir elin uzandığı tartışmalarını beraberinde getirdi. Adli tıp uzmanları ise mahkemenin beraat kararına gerekçe yapılan “kadın DNA’sının erkek DNA’sına nazaran baskın çıkması ve sanıkların kimliklerinin tespit edilememesinin” mümkün olmayacağı yönünde görüş bildirdi.

 

Bazit Yücel

 

Aileye baskı, tutuklama

Esra’nın ölümü üzerinden yaklaşık 7 yıl geçtikten sonra mahkeme, Esra’nın yaşamını yitirdiği gün evde bulunan aile bireyleri hakkında inceleme yapılması talimatı verdi. Baba Bazit, ağabey Ömer Yücel ve diğer aile bireyleri “kasten öldürme” şüphesiyle 3 Nisan 2024’de gözaltına alındı. 5 gün süren gözaltının ardından ağabey Ömer Yücel, 8 Nisan’da “kasten öldürme” iddiasıyla tutuklandı.

Dosyaya 7 yıl sonra swap raporu eklendi

Ömer Yücel’in tutuklanmasına “swap raporu” gerekçe yapılırken, bu raporun 7 yıl boyunca dosyada olmaması ve 7 yılın ardından gizlilik kararı getirilerek dosyaya eklenmesi dosyadaki “siyasi el” iddiasını daha fazla güçlendirdi. 

Cenazesi saatlerce yerde kaldı

Baba Bazit Yücel, Esra yaşamını yitirdikten sonra cenazesinin morgdan alınması için köy muhtarının kendisini arayarak, “Gel kızının cenazesini al, sessiz sedasız defnet, zaten bir avuç kemik, ne yapıyorsan yap” dediğini ifade etti. Yücel, “Cenazeyi köye getirdik, muhtar dahil tüm köylüler cenazeyi camiye getirmemem şartı koştu. Ancak faillerin aileleriyle barış sağlamam durumunda cenazeyi camiye götürmeme izin vereceklerini söylediler. Kızımın cenazesi saatlerce ortada kaldı. Dini vecibelerin yerine getirilmesine ve defnedilmesine izin vermediler” dedi.

Aynı zamanda, köylüler tarafından dışlandıklarını, her duruşma öncesi köylüler tarafından “olay çığırından çıkmadan şikayetinizi geri çekin" şeklinde baskı gördüklerini, avukatlar üzerinden kendilerine ulaştıklarını tecavüzü normalleştirmeye çalıştıklarını söyledi.

Muhtar ve imanın toplumsal baskının öncüsü olduğunu belirten baba Yücel, “Oğlum Ömer’i öldürmekle tehdit ettiler. Kızımı kaybettim, oğlumu da kaybetmemek için şikayetimi geri çektim. Dava süreci boyunca baskılar nedeniyle iki kez şikayetimden vazgeçtim” dedi.