Felaketin yükü kadınların omuzunda

Kadın Haberleri —

.

.

  • Rosa Kadın Derneği Başkanı Adalet Kaya, depremin tüm yükünün kadınların omuzuna bindiğini belirterek, ‘Kadınlar açısından durum çok daha kötü. Çadır koşullarında bir de ailedeki diğer bütün bireylerin bakım yükünü kadınların sırtlıyor olması da çok büyük bir soruna dönüşüyor. Yine en çok kadın ve çocuklar mağdur oluyorlar” dedi.

Mereş merkezli iki büyük depremle birlikte Bakurê Kurdistan ve Türkiye’de 10 kent büyük yıkım yaşadı ve on binlerce kişi yaşamını yitirdi. Bölgede günlük olarak binlerce artçı deprem meydana gelirken halk eksileri bulan soğuklara rağmen hala sokakta ya da kurulan az sayıda çadıra sığınmış durumda. Kentlerde kalanlar artık bina enkazlarından yakınlarının cenazelerinin çıkarılmasını bekliyor. Öte yandan deprem bölgelerinden diğer kentlere yoğun bir göç de yaşanıyor.

Diğer yandan deprem bölgelerinde en kırılgan ve korumasız gruplardan sayılan kadın, çocuk ve engelliler yaşamlarının en kötü ve savunmasız dönemini yaşıyor. Evlerinden yalın ayak ve hiçbir şey alamadan çıkabilen insanlar için yakınlarını ve evlerini kaybetmenin acısı soğuk ve ihtiyaçlardan yoksun kalmada eklenince yaşam daha da ağırlaşıyor.

Tuvalete grup olarak gidiyorlar

Deprem bölgesinde temel ihtiyaçların başında ise tuvalet geliyor. Deprem bölgelerinden gelen bilgilere göre kadınlar tuvalet ihtiyaçlarını enkazların aralarında ve güvenlik sebebiyle oluşturdukları gruplar halinde yapabiliyorlar. Onlar kadın olmalarından kaynaklı yan yana durmak zorunda! Öte yandan temel hijyen maddelerine, temiz suya erişimleri de yok. Bu durumda kadın ve çocuklarda hastalıklara neden oluyor. Uzmanlar özellikle kadın hastalıkları konusunda uyarılarda bulunurken bölgeden salgın sinyalleri gelmeye başladı. 

Kadınlarda güvensizlik hissi yoğun

Kaosun hâkim olduğu deprem bölgelerinde kadınlar güvensizlik hissini yoğun olarak yaşıyor. Kadınların açık alanlardan kendilerini çektikleri ve bir şekilde kendilerini korumaya çalıştıkları belirtiliyor. Kendileri için ‘güvenli alanlar’ yaratan kadınlar bu sınırların dışından çıkmamaya çalışıyor. Öte yandan aynı zamanda ebeveyn ya da bakım sorumluluğu olan kadınlar için yaşam daha da zor.

‘İlk gün ihtiyaç analizi yaptık’

Konuya ilişkin NÛJINHA’dan Sarya Deniz’e konuşan Rosa Kadın Derneği Başkanı Adalet Kaya depremin ilk günü ihtiyaç analizi yaptıklarını belirterek, “Biz Diyarbakır’daki Kent Dayanışma Platformu’nun ilk toplantısına katıldık. Bu toplantının hemen ardından tüm kadın ve çocuklarla ilgili çalışan sivil toplum örgütleri ile birlikte bunun bir alt ağı olarak Kadın, Çocuk ve LGBTİ+ Kriz Koordinasyonu’nu oluşturduk” dedi.

Sahada yürüttükleri çalışmalar doğrultusunda öncelikli ihtiyaçları belirlediklerini kaydeden Kaya, depremin 3’üncü gününde Semsûr’a (Adıyaman) ekipler gönderdiklerini söyledi. Kaya, “3 gün boyunca Adıyaman’daydık. Birçok çalışma gerçekleştirdik. Köylerde kadınlar ve çocuklarla görüştük ihtiyaçları tespit ettik ve ona bağlı olarak çalıştık” dedi.

Barınma ciddi bir sorun

Semsûr’u pilot bölge seçtiklerini dile getiren Adalet Kaya devamla şunları belirtti: “Her üç günde bir oraya gönüllü ekipler yönlendiriyoruz. Bu ekiplerin nitelikli oluşturulduğunu söylemek gerekiyor. Ne yapacağını bilen insanları yönlendiriyoruz. Durum orada çok daha vahim çünkü sivil toplum örgütleri yok. Meslek örgütleri çalışamaz halde. İnsanların çoğu ya yaşamını yitirdi ya yakınlarının cenazesini kaldırıyor ya da enkaz başında cenazelerin çıkmasını bekliyor. Orada barınma gibi ciddi sorun var. Hava da çok daha soğuk. Bu yönlü kadın ve çocuklar açısından alanlar yaratmak gerektiğini düşünüyoruz; böyle tespitlerimiz var.”

Çocuklara oyun alanları yaratılmaya çalışıldığını belirten Adalet Kaya, bu konu ile ilgili hem uluslararası hem de Türkiye cephesinden kadın ve çocuk örgütleriyle de iletişim halinde olduklarını söyledi.

En çok kadın ve çocuklar mağdur

Adalet Kaya, konuşmasına şöyle devam etti: “Kadın ve çocuklar açısından her bölgede yaşanan depremin farklı farklı etkileri var. Bölgelere bağlı olarak değişiyor. Amed’de şu anda evinden olma durumu var. Can kayıpları var elbette ama çok yaygın değil. O yüzden barınma meselesi, temizlik, hijyene ulaşma ön plana çıkıyor. Kadınlar açısından durum çok daha kötü. Çadır koşullarında bir de ailedeki diğer bütün bireylerin bakım yükünü kadınların sırtlıyor olması da çok büyük bir soruna dönüşüyor. Yine en çok kadın ve çocuklar mağdur oluyorlar. Çocuklar için en çok oyuncak talebi oldu. Annelerini gıda dağıtılan alanlara oyuncak almak için getiriyor çocuklar. Kadınlar açısından zaten evdeki bakım yükümlülüğünü sırtlanan kadın olduğu için böylesi afet koşullarında bu çok daha büyük bir şiddete dönüşebiliyor.”

Yardım için giden kadını sürüklediler

Çalışmalarının engellendiğini de dile getiren Adalet Kaya,“Pek çok bürokratik engele takılıyoruz. Özellikle yurtdışından kadın örgütlerinden gelen yardımları ulaştırırken sorun yaşıyoruz. Çadırlarda kadın ve çocuklarla iletişim kurmaya çalışan arkadaşlarımız kolluk tarafından engelleniyor. Örneğin bir arkadaşımız Diyarbakır Newroz Park’ta kolluk şiddetine maruz kaldı. Çadır alanından sürüklenerek çıkarıldı. Böyle durumlar yaşıyoruz. ‘Siz kimsiniz niye yapıyorsunuz bu çalışmayı’ gibi sorularla karşılaşıyoruz. Yani bir kadın ve çocuk örgütü olduğumuzu söylediğimiz halde alandan uzaklaştırılmak isteniyoruz” diye konuştu.

Örgütlü STK ile hızlı organize oldular

Destek çağrısında bulunan Kaya son olarak şunları söyledi:“Çağrımız şu Diyarbakır açısından sivil toplumun çok güçlü olması ve herkesin kendi alanlarında ortaklaştırmasından kaynaklı çok hızlı bir şekilde örgütlendik ve insanların ihtiyaçlarını giderebildik. Bunun diğer kentlerde gerçekleşmesi için çağrıda bulunuyoruz. Biz bu çalışmayı depremi yaşayan diğer kentlere de kanalize etmeyi istiyoruz. Gelin oralara birlikte gidelim. Oralarda yeni bir yaşamı örmek hepimizin birlikte ve örgütlü hareket etmemizle mümkün olabilecek.”

SARYA DENİZ/ NÛJINHA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.