• 29 yıllık hasta tutsak Selahattin Genç, felç geçirmesi üzerine kaldırıldığı hastaneden  iki gün sonra tekrar cezaevine götürüldü. 

 

Genç, tutulduğu Diyarbakır T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 16 Şubat’ta kısmi felç geçirdi. Sol kolundan felç olan Genç, kaldırıldığı hastanede iki gün tutulup cezaevine geri gönderildi. Genç’in eşi Ayşe Genç, daha önce anjiyo yapıldığı, akciğer iltihabı, bronşit ve astım hastalıkları olduğunu belirterek, durumunun her geçen gün kritik bir hal aldığını söyledi. Genç, eşinin durumunun ağırlaşması sonucu felç geçirdiğini ifade ederek, "Selahattin 29 yıl 2 ayı aşkındır cezaevinde. Tutuklandığı ilk zamanda Elazığ Cezaevi’ne götürüldü. Daha sonra Midyat, Kırıkkale, Şırnak ve Rize gibi cezaevlerinde kaldı. Hastalıklarından dolayı daha önce birkaç ameliyat geçirdi. İlk önce kalın bağırsaktan ameliyat oldu. Daha sonra karaciğerinde yaralanma ve iltihaplanma oldu. Durumunun kötüye gitmesiyle birlikte de felç geçirdi. En son görüşüne gittiğimde zar zor yürüyordu, kolları ve bacakları titriyordu. Felç olmadan önce bile ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çekiyordu” dedi. 

Ayşe Genç, eşinin tedavisinin engellenmesinin hastalığının ağırlaşmasına neden olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Tedavi edilmiyor, böylesi hasta bir insan hastaneye yatırılmalıdır. Bu hastalıklara ek olarak bronşit ve astımı da var. Eşimin tedavi görmesi gerekir. Felç geçiren bir kişi en az bir hafta doktor gözetiminde olmalıdır fakat sadece iki gün hastanede kaldı. Bir an önce serbest bırakılıp tedavi altına alınmasını istiyoruz.”

 

Ağız içi itiraza hastane engeli

Kürtçüler F Tipi Cezaevi'nde kalan çok sayıda hasta tutsak, “Ağız içi arama” uygulamasını kabul etmedikleri için tedavileri edilmiyor.

İHD Adana Şubesi Hapishaneler Komisyonu, Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerini raporlaştırdı. Raporda, cezaevinde Ağustos 2021'den beri doktor nezdinde ve mevzuata uyguna yapılması gereken "ağıziçi arama"nın hastane sevki sırasında Jandarma tarafından gerçekleştirildiği belirtildi. Raporda, uygulamanın mevzuata göre yapılmasını talep eden tutsaklar için “Aramayı kabul etmiyor” şeklinde tutanak tutulduğu hastaneye sevklerinin gerçekleşmediği kaydedildi. 

Raporda, Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki 9 tutsak ile yapılan görüşmelere yer verildi. Kronik bağırsak hastalığı olan Fatih Özgür Aydın, hastalığının tedavisinin olmadığını, yoğun ağrı ve acılar çekmesine rağmen jandarma tarafından uygulanan “Ağız içi arama” nedeniyle doktorun belirttiği tarihlerdeki kontrollerine gidemediğini söyledi. Aydın, ayrıca kendisi ile birlikte kalan Ercan Yıldız'ın çölyak, kalp hastası olduğunu, yine İbrahim Algan'ın mide ve göz hastalıkları, Ümit Gündüz Altun'un ise deri ve diş hastalıklarının bulunduğunu ancak söz konusu uygulamadan dolayı hastaneye gidemediklerini ifade etti. 

Raporda görüşlerine yer verilen tutsak Ahmet Kopkaya ise sırtında şarapnel parçaları olduğunu, uzun süreden bu yana yoğun ağrılar çektiğini belirtti.  Kopkaya, “Hastaneye götürüleceğim esnada Jandarma ağzımı açmamı istedi. Ben de bu durumu kabul etmedim. Bu uygulamayı 2021 Ağustos ayından bu yana devam ettiriyorlar” diye konuştu. 

Aynı cezaevinde kalan İsmail Tüzün de, “Ağız içi arama” uygulamasının son 5 ayda daha da yoğunlaştığını aktararak, “Bize 'Ya ağız içi aramayı kabul eder hastaneye gidersiniz ya da kabul etmezseniz hastaneye gidemezsiniz' deniliyor. Ben İHD'nin de ağır hasta mahpus listesinde yer almaktayım. Ağız içi aramayı kabul etmediğim için aylardır hastaneye gidemiyorum” dedi. 

 

Tokalaşmak yasak!

Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde 13 kadına, ziyaret sırasında tokalaşma ve sarılma yasağını ihlal ettikleri gerekçesiyle soruşturma açıldı.

Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde 28 Ocak'ta gerçekleşen açık görüşte tutuklu Ayten Anlaş, Dilek Tataş, Elif Yaş,  Esra Soyaktaş, Gamze Nihal İyidoğan, Güneş Akan, Hatice Duman, Hiyam Yolcu Akyol, Nurcan Demir, Serpil Cabadan, Songül Dilek, Zeynep Yeter ve Zühal Sürücü’nün yakınları ve diğer tutsakların yakınlarıyla “tokalaşması” ve “sarılması” nedeniyle haklarında disiplin soruşturması başlatıldı. 

Cezaevi idaresi, 1 Şubat’ta açılan soruşturmaya gerekçe olarak ise salgını gösterdi.

Soruşturma evrakında, tutukluların yakınları dışında ziyaretçilerle “tokalaştığı” ve “sarıldığı” ifadeleri yer aldı. Ayrıca tokalaşma ve sarılmaya müdahale eden gardiyanlara tepki gösteren tutsakların tepkisi evrakta, “agresif tavır” olarak gösterilip, suçlama konusu yapıldı. Tokalaşma, sarılma ve tepki göstermeyi “eylem” olarak değerlendiren cezaevi idaresi, yazılı veya sözlü olarak “savunma” yapmasını istedi. İdare, ayrıca üç gün içinde “savunma” yapmayan tutsakların, savunma hakkından "vazgeçmiş sayılacağı" şeklinde beyanda bulundu.