- DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, ortada organize bir hisse manipülasyonu, bir fon vurgunu, yani bir şebekenin varlığına işaret ederek, "Kamu kaynaklarını kullanmayın, bu organize işin üstünü örtmeyin” diye seslendi.
Meclis’te, “Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi” görüşmelerinde konuşan DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, yaşananların organize olduğunu vurgulayarak, “şebekenin” ortaya çıkarılmasını gerektiğini söyledi.
Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'nda “Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi” görüşmeleri başladı. Görüşmelerde söz alan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, “Ortada organize bir hisse manipülasyonu var, bir fon vurgunu var, bir organize iş var yani bir şebeke var” diyerek şebekenin açığa çıkarılması gerektiğini belirtti. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Banka Denetleme ve Düzemleme Kurulu (BDDK) ve Borsa İstanbul’un bilerek ya da bilmeyerek bu sürecin işlemesine yardım ve yataklık ettiğini belirten Oluç, “Münferit bir meseleden bahsetmiyoruz, organize bir iş. Bu organize işin ortaya çıkarılması gerekiyor” dedi.
Bilerek müdahale edilmedi
SPK’nın 18 Eylül açıklamasında 2025’in son çeyreğinde fiyat hareketlerinin gözlemlendiğinin belirtildiğini hatırlatan Oluç, “9 ay boyunca niye karınca hızıyla ilerliyorsun ey SPK?" diye sordu. Oluç, herkes tarafından bilinmesine rağmen müdahale edilmediğini ifade etti.
Oluç, fonlardaki yatırımcı ve fiyatlara dair şu bilgileri verdi:
* 2025 Temmuz-2026 Şubat döneminde yatırımcı sayısı, 161’den 50 bine çıktı.
* Birim fiyat 574 liradan 3 bin 553 liraya çıktı.
* Haziran’da yatırımcı sayısı 85 bine, fon büyüklüğü de 168 milyara ulaştı.
* Ağustos sonunda 111 bin yatırımcı ve 269 milyarlık büyüklüğe erişildi.
Bir eskinin istifası yetmez
Morgan Stanley Capital International’in (MSCI) daha önce yaptığı “koordineli işlem davranışları ve yapay fiyat oluşumu algısı” uyarısını hatırlatan Oluç, “Daha ne desin yahu?” diye sordu. Oluç, SPK Kanunu’nun 107/1, 107/2, 106, 21 ve 110. maddelerinin ihlal edildiğini; TCK açısından nitelikli dolandırıcılık, örgüt kurma ve suç gelirlerinin aklanması suçlarının söz konusu olduğunu söyledi. Oluç, “Eski bir bakanın istifasıyla, birkaç fon yöneticisinin sorumlu tutulmasıyla geçiştirilebilecek bir konu değil” dedi.
Kamu kaynağı değil mi?
Teklifte yer alan “Kamu kaynağı kullanılmayacak” ibaresine işaret eden Oluç, Emlak Katılım’ın Katılımevim ve Birevim’i devralmasının; Türkiye Varlık Fonu’nun hisse alımlarının, Ziraat Katılım, Halk Katılım ve Vakıf Katılım’ın sürece dahil edilmesinin kamu kaynağı kullanılması anlamına geldiğinin altını çizdi. Oluç, “Halkın alın teri ve vergileriyle oluşturulan kamu kaynaklarını bu vurgunu örtmek, kapatmak için kullanmayın” diye seslendi.
Cesur olun!
2011’de yapılan düzenlemeyle SPK ve BDDK’nın özerkliğinin ortadan kaldırıldığını belirten Oluç, “Liste” tartışmasına da değindi. Oluç, “Siyasi kimlikleriyle, varlıklarıyla, aidiyetleriyle temayüz etmiş kişiler var mı? Bürokraside olan ve ‘insider trading’ yapma imkânına sahip isimler var mı? Bunu merak ediyoruz. Varsa açıklayın, cesur olun, bunun üstünü örtmeyin” ifadelerini kullandı. Komisyon görüşmeleri devam etti.
1 milyon liraya kadar
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarında tasfiye sürecinin adil, şeffaf ve etkin yürütülmesini ve ödemelerin hukuki güvenceye kavuşturulmasını amaçlayan teklif, 9 Ekim'de Meclis Başkanlığına sunuldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, düzenlemenin yasalaşması halinde tasfiye sürecinden etkilenen yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılmasının öngörüldüğünü belirtti. Yılmaz, ödemelerde net yatırım tutarının esas alınacağını, küçük yatırımcılar ile para piyasası fonlarının önceliklendirileceğini söyledi.
Yararlanamayacaklar
Hukuk dışı işlemler yapan veya haksız kazanç elde ettiği belirlenen kişilerin ödemelerden yararlanamayacağını kaydeden Yılmaz, ana parasını daha önce geri almış yatırımcıların da düzenleme kapsamında ödeme alamayacağını ifade etti.
Yılmaz, düzenlemenin Meclis'ten geçmesi halinde ödemelerin Ekim ayı içinde yapılabileceğini değerlendirdiklerini söyledi. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK), Takasbank, Ziraat Bankası ve İş Bankası'nın teknik hazırlıklarını tamamladığını belirten Yılmaz, kanun yürürlüğe girer girmez ödemelerin yapılacağını bildirdi.
Ödemelerde üç kaynak
Yatırımcılara yapılacak ödemelerin üç kaynaktan karşılanması öngörülüyor:
* Tasfiye edilen fonlarda kalan ve nakde dönüştürülebilecek varlıklar,
* Haksız veya fahiş kazançların iadesiyle oluşturulacak kaynaklar,
Sorumlu kişi ya da şirketlerin mal varlıklarının değerlendirilmesinden elde edilecek gelirler.
Kamu kaynağı iddiası
Yılmaz, hem olağan hem de olağanüstü tasfiye süreçlerinde kamu kaynağı kullanılmayacağını vurguladı. Kanun teklifinde, tasfiye sürecine özgü olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) ilave yetkiler verilmesi de öngörülüyor. Bu yetkilerle el konulan varlıkların daha hızlı değerlendirilmesi ve yatırımcılara yapılacak ödemelerin finanse edilmesi amaçlanıyor.
131 fon için 131 hesap
Her fon için ayrı hesap açıldığını belirten Yılmaz, 131 fon için 131 hesap oluşturulduğunu, haksız kazançlar ve mal varlıklarının satışından elde edilecek gelirler için ayrıca genel bir hesap açıldığını söyledi. Bir fonla doğrudan ilişkili gelirlerin ilgili fonun hesabına aktarılması, belirli bir fonla ilişkilendirilemeyen kaynakların ise belirlenen kriterlere göre dağıtılması öngörülüyor.
Yılmaz, bazı fonlarda 1 milyon liraya kadar ödeme yapılmasını sağlayacak yeterli kaynak bulunmaması ihtimaline karşı iki yöntem üzerinde durulduğunu belirtti:
* Diğer hesaplarda toplanan kaynakların ilgili fonlara aktarılması,
* Mevcut kaynağın en düşük alacaklıdan başlanarak dağıtılması.
40,5 milyar liralık tasfiye
Fon Koordinasyon Kurulu'nun açıklamasına göre; A1, Bulls ve Pardus portföy yönetim şirketlerinin yönetimindeki fonlarda bulunan 43 bin 643 yatırımcıya Ziraat Bankası tarafından toplam 6,4 milyar lira ödeme yapıldı. Bu üç portföy yönetim şirketinin geriye kalan 49 fonunda toplam 34,1 milyar liralık tasfiye sürecinin hafta sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiği bildirildi. Böylece üç portföy yönetim şirketindeki toplam 66 yatırım fonunda bulunan 45 bin 745 kişiye yönelik 40,5 milyar liralık ayni ve nakdi tasfiyenin tamamlanması planlanıyor. Kanun teklifinin yasalaşmasının ardından tasfiye sürecindeki diğer 65 fona ait ara ödemelerin de hızla tamamlanması hedefleniyor.
Olumsuz etkilenen 455 bini aştı
Yılmaz, sorunlu fonlara ilişkin süreçte toplam 7 portföy yönetim şirketi ve bunların altında bulunan 131 fona tedbir getirildiğini belirtti. Söz konusu fonların toplam fon sayısının yüzde 4,6'sını, toplam fon portföyünün ise yüzde 7,7'sini oluşturduğunu söyledi. Fonlardan olumsuz etkilenen yatırımcı sayısının 455 bini aştığını kaydetti.
DDK incelemesi devam ediyor
Fon soruşturmasına ilişkin idari incelemeler de sürüyor. Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın görevlendirdiği Devlet Denetleme Kurulunun (DDK), ilgili kurumları kapsayan çalışmalarını yaklaşık 15 denetmen ve müfettişle yürüttüğünü açıkladı. İncelemede bağımsız finansal otoriteler dahil ilgili kurumların değerlendirileceğini belirten Yılmaz, hazırlanacak raporla idarelerin açıklarının ve kişilerin sorumluluklarının ortaya konulmasının hedeflendiğini söyledi. Rapor doğrultusunda ihtiyaç duyulması halinde yeni yasal düzenlemelerin de Meclis'in değerlendirmesine sunulabileceğini ekledi. ANKARA
***
Fon soruşturmasında karışıklık!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce haklarında mal varlığı tedbiri uygulanan 85 kişinin ardından, hafta başında 141 kişilik yeni bir liste açıkladı. Listede iş dünyasından ve farklı çevrelerden çok sayıda kişinin adı yer aldı. Savcılık, daha sonra yeni bir açıklama yaparak listedeki 29 kişinin isimlerinin sehven yer aldığını duyurdu. Böylece ilk açıklanan listedeki isimlerin bir bölümü çıkarıldı. İlk listedeki 141 kişiden 29 kişinin çıkarılmasıyla 112 kişiye ulaşılması, 109 rakamıyla arasındaki farkın nedenine ilişkin soru işareti oluşturdu. İSTANBUL