Garê; çöküşün son sahnesi

Sezai TEMELLİ yazdı —

23 Şubat 2021 Salı - 21:32

  • Garê sonrası iktidar suçlarını yine aynı yöntemle saklamaya, ikbalini kurtarmaya çalışıyor. Bildiği, elinde kalan yegâne argüman olan Kürt ve HDP düşmanlığı yeniden sahneleniyor.

Kısa geçmiş içinde, iktidar için son ne zaman başladı sorusuna verilebilecek en belirgin yanıtlardan biri kuşkusuz Roboskî olacaktır. Sorumlularının hala hesap vermediği bu vaka kendisini yinelemeye devam ediyor. Sınır ötesi operasyon tezkerelerinin iktidar adına yegâne siyaset aracı olduğu son on yıl içinde sınırdan öteye yapılan her hamle ülkenin içinden çıkılmaz bir savaş ve şiddet girdabına sıkışmasına neden oldu. Kürt meselesinin çözümsüzlüğünün beslendiği bu siyasette ısrarın başlıca nedenlerinden biri AKP iktidarının kendi beka meselesine fazlasıyla sıkışıp kalmasıdır. Bu sıkışma hali irrasyonel devlet aklının iktidar üzerindeki vesayeti ile iktidarın ikbal hesaplarının barışıklığından da kaynaklanmaktadır.
İktidarın çöküşünün ne denli büyük bir tahribata yol açacağı Garê sonrası çok daha belirgin hale gelmiş durumda. AKP-MHP ortaklığının ittifak veya koalisyon olmasının ötesinde irrasyonel devlet aklının yarattığı bir Katolik nikah olduğu görülüyor. Bu birliktelik tecrid hukuku ve otoriter rejim düzleminde kendisini var etmeye çalışırken, toplum nezdinde yitirdiği meşruiyetini Kürt düşmanlığı ve savaş politikalarıyla gizleme çabasındadır. Yoksun kaldığı başarı öykülerini hala Roboskî’yi tekrar ederek Garê’de aramaktadır. 
Demokratik siyaset alanını Kürt meselesinin çözümsüzlüğüyle tahrip eden iktidar, meselenin demokratik siyaset içinde çözülebilirliğine karşı atmış olduğu her adım toplumsal ve ekonomik yıkımı da beraberinde getirdi. Toplumsal barışın yıkılması ve ayrışmanın belirginleşmesi, hak ihlallerinin her alanda yoğunlaşması, yargı bağımsızlığının tümüyle yitirilmesi, yasamanın iktidar vesayetinde işlevsizleşmesi, yoksulluk, işsizlik gibi başlıca iktisadi sorun alanlarının giderek derin kriz içine sürüklenmesi, kısaca yapısal sorunların çoğalması faşizmin kurumsallaşması ve otoriter rejimin inşa süreciyle paralellik sergiledi. Bu kuşkusuz eşyanın tabiatına uygun bir gelişmedir…
Bugünkü rejim mevcut sorun alanlarına çözüm üretemediği gibi, yeni sorun alanları yaratmaya devam ediyor. Aynı deneyi tekrarlayarak farklı sonuç alacağını ummak ahmaklığın ötesinde bir akıl yitimi olsa gerek. Garê bunu bir kez daha ortaya koyarken, Garê sonrası iktidar suçlarını yine aynı yöntemle saklamaya, ikbalini kurtarmaya çalışıyor. Bildiği, elinde kalan yegâne argüman olan Kürt ve HDP düşmanlığı yeniden sahneleniyor. Demokratik siyasetin tasfiyesi adına iktidar tarafından son altı yıl boyunca HDP’ye yönelik saldırılar şimdi kapatma ve fezleke tartışmasıyla bir kez daha kamuoyuna servis ediliyor.    
Topluma düşmanca yaklaşan güvenlikçi politikalar ve kifayetsiz kadrolarla farklı bir şey üretemeyeceği ortada olan AKP-MHP kirli koalisyonu, onun medya soytarıları ve idrakten yoksun iktidar dışı siyaset, buna muhalefet demek siyasi söyleme haksızlık olurdu, HDP üzerinde tepinirken ortaya çıkardıkları gürültünün kendilerinden değil dipten gelen fay kırılmasının sesi olduğunun farkında bile değiller. Türkiye’nin tarihsel, kültürel, toplumsal fay hatlarının ne denli kırılgan olduğu, bu kırılganlığın farkındalığıyla bir siyasetin inşasının ne denli önemli olduğu her geçen gün kendisinin belirgin bir biçimde ortaya koyarken bunu algılamaktan yoksun bir anlayışın yaratacağı tahribat kriz gibi naif sözcüklerle artık açıklanamaz.
HDP ve onu var eden fikriyatı, tarihsel ve toplumsal gerçekliğin imbiğinden geçmiş paradigması demokratik toplum, demokratik cumhuriyet anlayışıyla bu tahribata karşı yeni ve kurucu bir siyaset çağrısıdır. Tekçiliğin karşısına bu kadim coğrafyanın çoğulcu gerçekliğini, birarada yaşamanın siyasetini, eşitlikçi paylaşımın çözümünü savunanlara karşı bu saldırıyı anlıyoruz. Şimdi aslolan bu saldırıya karşı ne yapacağımızdır. Radikal demokrasi anlayışımızla faşizme karşı demokrasi mücadelemizi radikalleştirme zamanı gelmiştir…

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.