- 10 Ekim Barış Derneği Eşsözcüsü İshak Kocabıyık, Gerçek adalet tesis edilinceye kadar mücadele edeceklerini vurgulayarak, "Mücadelede ortaklaşabilirsek zaman aşımı engelini aşabiliriz" dedi.
Ankara Tren Garı önünde 10 Ekim 2015'te MİT'in DAİŞ'e yaptırdığı ve 104 kişinin katledildiği saldırıyla ilgili dava, 10 yıldır sürüyor. Davanın yeni duruşması 25 Eylül'de Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Katliamda yakınlarını kaybeden ailelerden Budak ailesi, 10 yıldır sürdürdüğü hukuk mücadelesinde adaletin yerini bulmasını istiyor. Katliamda vücuduna 4 bilye ve şarapnel parçaları isabet eden Mustafa Budak, 2 yıla yakın süren tedavisinin ardından 25 Haziran 2017'de hayatını kaybetti. Budak'ın ailesi, devletin ölüm nedeninin saldırıyla ilgisi olmadığı yönünde yaklaşımı nedeniyle uzun süre dava açma konusunda mücadele etti. Budak'ın ölümünün patlama esnasında vücuduna isabet eden bilye ve şarapnel parçalarının verdiği zarardan ötürü gerçekleştiği yönünde oluşturulan hastane raporları neticesinde Budak ailesinin de dosyası açıldı.
MA'ya konuşan Budak'ın eşi Hanife Budak, duruşmalarda kendilerinin fail, faillerin ise tanık muamelesi gördüğünü söyledi. Hanife Budak, "Adalet istiyoruz. Hukuk istiyoruz. Çocuklar babasız, anneler evlatsız kaldı. Büyük bir katliamdı. Eşimi de bir barış güvercini olarak görüyoruz ve her zaman kalbimizde taşıyoruz" dedi.
10 Ekim Barış Derneği Eşsözcüsü İshak Kocabıyık da 10 yıldır hukuk ve adalet mücadelesi verdiklerini belirterek, kamu görevlilerinin sorumluluğuna dönük taleplerini 25 Eylül'deki duruşmada da yineleyeceklerini ifade etti. Kocabıyık, şunları söyledi: "Bu dava, sadece Ankara Garı Katliamı davası açısından değil, Türkiye’deki bütün katliam davaları açısından; dolayısıyla barış süreci açısından çok önemli bir kırılma noktası. Gerçek adalet tesis edilinceye kadar mücadelemiz asla bitmeyecek. Hep beraber bu gidişatı değiştirme imkanımız var. Bu davada sonuç alınırsa sadece Ankara Garı Katliamı davasında değil, bütün davalardan sonuç alma ihtimali ortaya çıkacak. Zekeriya Öz davasında zaman aşımı kararı kaldırıldı. Bunların çok önemli noktalar olduğunu düşünüyoruz. Madımak Katliamı, Kemal Türkler’in, Musa Anter’in, bunlar birer siyasi cinayet. Bu davalar zaman aşımından dolayı düşmüştü. Eğer bu mücadelede yan yana gelip ortaklaşabilirsek zaman aşımı korkusunu, engelini aşabiliriz. Gerçek adalete bir adım daha yaklaşabiliriz. Tüm duyarlı kamuoyunu, kurumları, 25 Eylül’de Ankara Adliyesi 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmayı sahiplenmesini ve katılmalarını istiyoruz." İZMİR