Göçmenler için PangeaKolektif kuruldu

Dünya Haberleri —

7 Nisan 2021 Çarşamba - 23:00

  • İsviçre’nin Fribourg kantonunda, Türkiyeli ve Kürdistanlı göçmenler yaşadıkları sorunların çözümü için 2020 Temmuz ayında PangeaKolektif’i kurdu. Kolektif, İsviçre’de yaşayan göçmenler için çalışmalar yürütüyor.

 

FEYZULLAH TUNÇ/CENEVRE

Pangea kelimesi, dünyada yaşam başladığında bütün kıtaların bir ada gibi birbiriyle birleşik haline verilen ad. Kolektif Eş Sözcüsü Özgür Türk, "Birlik, dayanışma içinde olmak ve kolektif bir emek ile başarmak için bu ismi kullandık. Hak ihlallerine, ırkçılığa, sağ popülist politikalara, tırmandırılan yabancı düşmanlığına, geri gönderilmelerin, dışlanmaların karşısında hep birlikte daha güçlü şekilde mücadele edebiliriz" diyor.

Baskın fikir dışlama

Özellikle 2015 yılı itibariyle dünyada, "mülteci krizi" diye ifade edilen ve Avrupa ülkelerinin mümkün olduğunca çok kişiyi sınır dışı ve izole etme mekanizmalarını yeniden ayarlamaya çalıştıkları bir yeniden yapılanma ile karşı karşıya kalındığının altını çizen Özgür Türk "Tüm bunlara rağmen ülkesini terk etmek zorunda kalan göçmenler her geçen gün Avrupa’daki yaşamın merkezi bir parçası olmaya başladılar. Ancak bu yoğunluk karşısında gelişen baskın fikir dışlanma oldu" diye belirtiyor.

"Bizler ya yardıma muhtaç bireyler olacak ve kendimizi kabul ettirmeye çalışacak ya da sorunları yaratan kapitalist sistemlerin karşısında özgürlüklerini ve haklarının mücadelesini veren özneler olacağız" diyen Özgür Türk "Kendi ihtiyaçlarımızı, özgürlük ve haklarımızı en iyi kendimiz dillendirip savunabiliriz" mesajı veriyor.

Özgür Türk

Entegrasyon adı altında asimilasyon

“Özgürlüğü”, vatandaşlık, oturum gibi haklara sıkıştırılmış haliyle düşünmeyi kabul etmediklerini, temel insani bir hak olduğunun altını çizen Türk şunları aktarıyor: "Yaklaşık 20 çeşit oturum belgesi bulunan İsviçre’de vatandaş olup olmama durumundan yola çıkarak sosyal, ekonomik, siyasal yaşamda yaşanan fırsat eşitsizlikleriyle karşıyız. Bu durum insanların oy kullanma hakkından, çalışma hakkına, barınma ihtiyacının karşılanmasından, ödenen vergilerdeki farklılığa kadar yaşamlarını etkiliyor. Vatandaşlık hakkına sahip olabilmek için 'tam entegrasyon' şartı önümüze konuyor. Devleti ve vatandaşlarını mutlu edecek bir 'uyum' göstermemizi ifade eden 'entegrasyon’ politikaları asimilasyon boyutuna ulaşıyor."

Üstenci yaklaşım pekiştiriliyor

"Göçmenler topluma yük, devletin beslediği, suç oranlarının artışına sebep olarak gösteriliyor" diyen Türk bu bakış açısının yarattığı sonuçlara ilişkin de şunları söylüyor: "İşsizlik, yoksulluk ve ekonomik krizler arttıkça, sistem tepkiyi başka yere kanalize etmek için düşmanlar yaratır. ’Avrupalı üstün ırk' bakış açısı, Avrupa dışından gelen göçmenlerin eğitilmesi gereken topluluklar olarak gösteriyor. Bu bakış açısı eğitim ve iş hayatında, sosyal ve politik faaliyetlerde karşımıza çıkıyor. Bunun izlerini Avrupa sol ve otonom gruplarda da görüyoruz. Bu yaklaşım 'mülteci krizi', 'göç sorunu', 'entegrasyon', 'geri kalmış ülkeler' gibi gerçekliği çarpıtan kavramlar ile pekiştiriliyor. Kavramların farkında olmadan olgulara bakışı şekillendiriyor."

8 Frank’a yaşam mücadelesi

İsviçre’de mültecilerin geri gönderilme kamplarında insanlık dışı koşullarda bekletildiğine dikkat çeken Türk, "Günlük 8 Frankla ihtiyaçlarını karşılayamaz halde ve korona koşullarına rağmen kalabalık bir şekilde insanlık dışı koşullarda kalıyorlar. İsviçre'de aynı zamanda barınma, çalışma ve eğitim hakkından yoksun, hiçbir geliri olmayan kağıtsız bir göçmen kitlesi var. Bu kitlenin tepkilerinin yoğunlaşacağı bir süreç içerisine girilebiliriz" uyarısında bulunuyor.

Sezgin Dağ soruşturması sonuçsuz

Mültecilere dayatılan koşulların ölümcül sonuçları olabildiğine de dikkat çeken Türk, şu örnekleri paylaşıyor: "Ülkeler arası geri gönderme anlaşmaları kapsamında, 27 Ocak 2021 tarihinde Etiyopyalı mülteciler sansasyonel bir şekilde ülkelerine gönderildi. Kürt politik mülteci Hünkâr Aslan’ın iltica talebi reddedildi, sınır dışı kararı alındı, günlerce hapishanede bekletildi, göçmen örgütlenmelerinin tepkisi sonucu serbest bırakıldı. Çarpıcı bir başka örnek de politik mülteci Suruç gazisi Sezgin Dağ’ın ölümüdür. Kalp rahatsızlığı gibi ciddi sağlık problemleri olan Sezgin Dağ gerekli özen gösterilmediğinden yaşamını yitirdi. Açılan soruşturmanın aylar geçmesine rağmen sonuçlandırılmaması ve sorumluların açıklanmaması ihmal şüphesini de güçlendiriyor."

 

PangeaKolektif

Birlikte daha güçlü olabiliriz

Genel olarak göçmenlerin yabancı bir ülkeye geldikleri andan itibaren bilgiye erişememe, dili bariyeri, ayrımcılık ve ırkçılığın yalnızlaştırıcılığı ile karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Türk, "Hak ihlallerinin, ırkçılığın, sağ popülist politikalarla tırmandırılan yabancı düşmanlığının, geri gönderilmelerin, dışlanmaların karşısında hep birlikte daha güçlü şekilde mücadele edilebiliriz" diye belirterek şu çağrıda bulunuyor: "Fikir üretmek, aktif gönüllü faaliyetlerde yer almak, deneyim paylaşmak, yapılanların bir ucundan tutmak isteyen tüm göçmenleri PangeaKolektif'e katılmaya, çalışmaları güçlendirmeye çağırıyoruz."

Kuruldukları günden bu yana çalışma grupları oluşturarak bir dizi faaliyette bulunduklarını aktaran Türk, "Bu çalışmalarımızı https://pangeakolektif.org/ adresinden takip ederek katılım sağlayabilir" diyerek son olarak şunları aktardı: "Pandemi sonrasında hayata geçirilmek üzere ana dil Atölyeleri, Almanca ve Fransızca dil kursları, eğitime destek atölyeleri, yaz kampları, hukuki danışmanlık, tiyatro ve müzik grubu projelerimiz var."

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.