• Tekirdağ Cezaevi'nde yaşanan hak ihlallerine karşı 10 kişiyle birlikte açlık grevi eylemini sürdüren Hüseyin Karadaş, "Ya yasal haklarımız tanınacak ya da cenazemiz çıkacak" dedi. 

 

Vedat Erkmen'in 19 Aralık 2021'de ketledildiği ve sonrasında Yasin Emeç'in saldırıya uğradığı Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde başlatılan açlık grevi sürüyor. 17 Ocak'ta süresiz-dönüşümsüz açlık grevine giren Ahmet Arif Yöyler, Habip Güler, Tufan İlbaş, Hüseyin Karadaş ve Süleyman Ucakan’ın eylemi 55. gününde; 1 Şubat'ta açlık grevine katılan Şahabettin Öğüt, İlyas Yorğun ve Ahmet Altay'ın eylemi 40. gününde; 16 Şubat'ta açlık grevine giren Ahmet Osman, Kutbettin Onur ve Yunus Konak’ın eylemi ise 25. gününde devam ediyor. "Can güvenliklerinin olmadığını" belirten tutsaklar, hak ihlallerinin son bulmasını talep ediyor. 

Açlık grevi eylemi başlatan ilk grupta yer alan tutuklu Hüseyin Karadaş, geçtiğimiz günlerde eşi Sevgül Karadaş’la yaptıkları görüşmede eylemlerinin amacına dair konuştu. Karadaş, cezaevindeki engellemeler nedeniyle sadece 10 dakikalık görüşme yapabildiğini ifade etti. Sonrasında eşiyle telefon üzerinden görüştüğünü kaydeden Karadaş, eşinin söylediklerini aktardı: "Burada en büyük sorunumuz personellerin küfür, hakaret ve katı yaklaşımlarıdır. Arkadaşımız Mehmet Yıldırım sırf koridorda arkadaşına selam verdiği için saldırıya uğradı. Her ne yaptıysa darp raporu verilmedi. Bir görüş esasında döndüğüm sırada bir memur bana ‘Senin için özel geldim. Bundan sonra seninle özel ilgileneceğim' diyerek, beni ölümle tehdit etti. İşkencelere son verilsin. Açlık grevini bıraktığımız an bize yönelik baskılar olacak ve başka bir arkadaşımızın yaşamına sebep olacak. Bir arkadaşımızın daha yaşamını yitirmesini kaldıramayız. Burada yapılan kötü muameleye karşı görevliler hakkında soruşma başlatılsın ve ceza verilsin. Niye cezaevinde yaşamını yitirenlerin üstü örtülüyor? Bunu kabul etmiyoruz. Sorunlar çözülmeden kesinlikle eylemimizi bırakmayacağız. Ya yasal haklarımız tanınacak ya da cenazemiz çıkacak."