Hasankeyf’in ruhunu sahneye taşıyacağız

Kültür/Sanat Haberleri —

5 Haziran 2020 Cuma - 11:40

DÎLAN KARACADAĞ

Kürtçe tiyatro yapan Şa Performans, Hasankeyf’in sular altında kalmasını konu alan bir oyunla Hasankeyf’in ruhunu sahneye taşımayı amaçlıyor.

Batman’ın Hasankeyf ilçesinde yapılan Ilısu Barajı, 12 bin yıllık tarihi sular altında bıraktı. Binlerce yıllık tarih ve kültürün yanında birçok köy de baraj nedeniyle sular altında kaldı, yolları kapandı. Şa Performans kurucularından oyuncu ve yazar Tuncay Özel, Hasankeyf’in sular altında kalmasını konu alan yeni bir oyun yazdı. Mart’ta yazmaya başladığı oyunu Mayıs’ta bitirdiğini belirten Özel “Hasankeyf sular altında kalmış da olsa ruhu yaşıyor. ‘Kelpha 12500’ adını verdiğim oyunda Hasankeyf’in ruhunu canlandırmak istiyorum” dedi. Özel, oyun için Hasankeyf tarihini anlatan kitaplardan, dökümanlardan ve bölgede ettiği sohbetlerden faydalanarak 15 günlük bir araştırma yaptığını belirtti.

Kelpa 12500

Batman’da tiyatro yönetmeni Murat Korkmaz ile bu fikrini paylaştığını söyleyen Özel, Korkmaz ile oyunu çalışmaya başladığını söyledi. Provaların devam ettiğini, koronavirüs salgını nedeniyle gösterimlere başlayamadıklarına dikkat çeken Özel, ”Pandemiden sonra sahneler uygun bir zemin olduğu zaman Hasankeyf’in ruhunu sahneye taşıyacağız” dedi.

Özel, oyunun neden “Kelpha 12500” ismini taşıdığına dair ise “Kelpha, Hasankeyf’in ilk ismi. 12500 ise son arkeolojik çalışmalardan sonra belirtilen yaşı” dedi.

Hasankeyf’i Kürdistan’dan bağımsız düşünemeyiz

Hasankeyf’in bir doğa katliamından ibaret olmadığını söyleyen Özel, Kürdistan’da yaşanılan diğer katliam ve acıları da sahneye taşıyacaklarını belirterek, “Hasankeyf’i Kürdistan’dan bağımsız işleyemeyiz” dedi.

Çocukluk, hafıza, arşiv yok ediliyor

Yönetmen Murat Korkmaz da “Hasankeyf bir coğrafyanın arşivi” diyerek, aynı şekilde doğup büyüdüğü bölgenin hikayesinin sahneye taşımanın anlam ve önemine değindi: “Sanat, çocukluğa yolculuktur. Hasankeyf de Tuncay ve benim olduğu gibi birçok kişinin çocukluğudur. Babamın, dedemin çocukluğu. Burada yok edilen sadece bir tarih değildir, aynı zamanda anılarımız, hafızamız… Çocukluk arşivimin yok edilmesi, bencil, bireyci, empatiden yoksun bir topluma ‘entegre’ edilmesidir. Dolayısıyla bu oyun, tarihimize yolculuktur.”

Oyunu yazan ve oynayan Tuncay ile oyuncu-yönetmen ilişkisinden daha farklı bir durum içinde olduklarına dikkat çeken Korkmaz, “Tuncay ve benim elim, koyun, ağayım. Ben de onun için öyleyim. Bu oyuna hazırlanırken keskin çizgilerle ayrılan bir görev dağılımı yoktur. Hasankeyf’i salt bir doğa katliamı sorunu olarak işlemedik. Ruhumuzu işledik” diye konuştu.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.