- Hareket Yönetimi, Türkiye sınırları içindeki ve sınıra yakın tüm silahlı güçlerinin çekilmesini tamamlayarak, Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma ve demokratik siyasal mücadele stratejisinin gereklerini tümüyle yerine getirdi.
- Türk devletinin, artık Türkiye için bir silahlı tehdit durumundan söz edemeyeceğini vurgulayan Hareket Yönetimi, "Rêber Apo’nun özgürlüğü ve özgürlük yasaları konusunda adım atmanın önünde hiçbir engel ve gerekçe kalmadı" dedi.
Türk devletinin Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin ilerlemesi için gereken adımları gecikmeden atmasını isteyen Hareket Yönetimi, şunun altını çizdi: "Attığımız adımların değeri ve anlamı bilinmez, Önderliğimizin özgürlüğü öncelikli olmak üzere özgürlük yasaları konusunda adımlar atılmazsa bu, Türk devletinin yüzyıllık inkar ve imha politikalarını sürdürmesi anlamına gelir."
Hareket Yönetimi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Rêber Apo’nun Devlet Bahçeli’ye 23 Ekim 2024 günü "çatışmalı durumu siyasi ve hukuki zemine çekme gücüm var" diyerek cevap vermesiyle başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci üzerinden iki yılın geçtiği hatırlatıldı. Rêber Apo’nun 27 Şubat 2025 çağrısıyla birlikte bu iki yılda atılan adımların sıralandığı açıklamada, son olarak eksik ve yetersizliklerinin yanı sıra yanlışlar barındıran 'çerçeve yasa'nın da gereklerinin henüz yerine getirilmediği vurgulandı.
Tümüyle yerine getirildi
Hareket Yönetimi, buna rağmen AKP iktidarının artık hiçbir bahanede bulunmaması ve sürece yetersiz yaklaşımına gerekçe yapmaması için şu adımları da attıklarını paylaştı:
* Özgürlük Hareketimiz, Türkiye içinde herhangi bir çatışma riski yaratmayan güçlerimizi de birkaç gün önce tümden geri çekmiş bulunmaktadır.
* Ayrıca sınırdan uzakta olsa da Türkiye devletinin bir tehdit olarak görmemesi açısından Zap’ın batısında bulunan Metîna’daki 4 savaş tünelini ve mevzilerini de aynı günlerde boşalttık.
Dolayısıyla Türkiye sınırları içindeki ve Türkiye dışında sınıra yakın olduğu söylenebilecek tüm silahlı güçlerini çekmiş bulunduklarını belirten Hareket Yönetimi, "Böylece Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma ve demokratik siyasal mücadele stratejimizin gerekleri tümüyle yerine getirilmiştir" dedi.
Adımlar atılmazsa
Türk devletinin, artık Türkiye için hiçbir biçimde bir silahlı tehdit durumundan söz edemeyeceğinin altını çizen Hareket Yönetimi, şunları vurguladı: "Attığımız adımların değeri ve anlamı bilinmez, Önderliğimizin özgürlüğü öncelikli olmak üzere özgürlük yasaları konusunda adımlar atılmazsa bu, Türk devletinin yüzyıllık inkar ve imha politikalarını sürdürmesi anlamına gelir. Rêber Apo’ya yaklaşım ve Rêber Apo’nun özgür yaşar ve çalışmasının hiçbir kısıtlama olmadan gerçekleşmesi, AKP iktidarının sürece yaklaşımının ne olduğunun ifadesi olacaktır. Bu konuda gecikmeden adım atılmazsa halkımız ve Özgürlük Hareketimiz içinde sürece karşı duyulan kuşkular doğrulanmış olacak, bu da her bakımdan tutumlara yansıyacaktır. Örgüt yapımız en başta da Rêber Apo’ya yaklaşım temelinde sürece yaklaşmaktadır. Rêber Apo’ya yaklaşımı, Kürt halkına ve Kürt sorununun çözümüne yaklaşım olarak görmektedir."
Engel ve gerekçe kalmadı
Rêber Apo’nun özgürlüğü ve özgürlük yasaları konusunda adım atmanın önünde hiçbir engel ve gerekçe kalmadığını tekrarlayan Hareket Yönetimi, şunun altını çizdi: "Türk devleti, 100 yıllık bir sorunu eskisi gibi silahlı yolla değil, demokratikleşme temelinde çözmek istiyoruz diyorsa Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin ilerlemesi için gereken adımları gecikmeden atmalıdır."
En büyük yanılgısı olur
Türkiye’nin 100 yıllık sorununun güncel iç politikalara ve seçime endekslenmeyecek kadar önemli; herhangi bir partinin değil, tüm Türkiye halklarının ve siyasi güçlerinin sorunu olduğunu belirten Hareket Yönetimi, şu uyarılarda bulundu: "Eğer AKP iktidarı 'bu süreci zamana yayarak Kürt Özgürlük Hareketi'ni zayıflatır ve bu konudaki politikayı eskisi gibi sürdürürüm' diyorsa bu, Türkiye tarihinin en büyük yanılgısı olur. Rêber Apo ve Hareketimizin tüm Türkiye, hatta Ortadoğu halklarının çıkarına olacak politikalarını boşa çıkarmak olur. Böylece Türkiye halklarına büyük bir kötülük yapılmış olur. Biz böyle bir durumun ortaya çıkmaması için üzerimize düşenleri büyük bir sorumlulukla yapmaya çalıştık. Rêber Apo ve Hareketimizin bu yaklaşımının doğru anlaşılmaması, hatta bir zayıflık olarak görülmesi, yüzeysel ve basit bir politik yaklaşımdan başka bir anlam taşımaz."
'Müdahil olun' çağrısı
İktidara bu yaklaşımı bırakması yönünde çağrıda bulunan Hareket Yönetimi, Türkiye halklarına, tüm demokrasi güçlerine ve Türkiye’nin tüm yurtseverlerine de şöyle seslendi: "Bu sorun, bir partinin ve iktidarın sorunu değildir. Tüm Türkiye halklarının özgür yaşam ve demokratik geleceği sorunudur. Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni sadece AKP ile Özgürlük Hareketimiz arasındaki bir sorun olarak ele almak gerçeği görmemek olur. Rêber Apo’nun öncülük ettiği Barış ve Demokratik Toplum Süreci için sorumluluk almaya çağırıyoruz. Türkiye halkları ve demokrasi güçleri bu sürece aktif biçimde müdahil olmalıdır.” HABER MERKEZİ