İki yılda 200 kadın kaçırıldı

- Missin Afrin Women Project’in (Kayıp Efrînli Kadınlar) paylaştığı verilere göre; Türk işgali altındaki Efrîn’de son iki 200’ü aşkın kadın kaçırıldı.
Kuzey-Doğu Suriye’nin 18 Mart 2018’den beri Türk işgali altında olan Efrîn bölgesinde infaz, işkence, talana taciz, tecavüz ve kaçırılma da eşlik ediyor.
Türk ordusunun işgal ettiği Efrîn’den sıklıkla kaçırılan, işkenceye uğrayan ve katledilen sivillerin haberleri ajanslara düşüyor. Kürtsüzleştirilip nüfus yapısı değiştirilen tarihi ve kültürel dokusu tahrip edilen; Türk egemenliğinin cirit attığı bir alana dönüştürülen Efrîn’de yaşanan suçlar bununla da sınırlı değil. Tarihi eserler çalınıyor, Kürtlerin başlıca geçim kaynağı olan zeytin ağaçları kesiliyor, zeytin ve zeytinyağı ise Türkiye üzerinden Avrupa’ya bile pazarlanıyor.
Kentte kaçırılan kadınlara ilişkin kurulan Missin Afrin Women Project (Kayıp Efrînli kadınlar) adlı oluşum, ulaştığı bilgi ve verileri “https://missingafrinwomen.org/” internet adresi üzerinden kamuoyu ile paylaşıyor. Oluşumun paylaştığı verilerde hangi kaçırma olayından Türk ordusuna bağlı hangi çetenin sorumlu olduğuna kadar bilgiler yer alıyor. Kuruluşun paylaştığı son raporunda Efrîn’de, sadece Kasım’da 11 kadının kaçırıldığı, bunlardan birinin serbest bırakıldığı, diğer 10 kadının ise halen kayıp olduğu ifade edildi.
Projenin mimarlarından Meghan Bodette, Hawar Haber Ajansı’na (ANHA) verdiği röportajda Ocak 2018’den bu yana kentte 200’ü aşkın kadının kaçırıldığını ve bunların üçte ikisinin halen kayıp olduğunu ifade etti.
Gazetemize anlattı
Efrîn’de yaşayan, güvenlik nedeniyle ismini veremeyeceğimiz bir yurttaş, yaşananları yeni Özgür Politika’dan Barış Balseçer’e anlattı; Efrîn’de Kürt nüfusunun baskı, işkence ve katliam ile göçe zorlandığını söyledi.
Ödeyemeyen Türkiye’ye teslim
Hemen her gün insanların fidye için kaçırıldığını, istenen parayı veremeyenlerin ise ya katledildiğini ya da Türkiye’ye teslim edildiğini ifade eden Efrînli yurttaş, net rakam veremezse de çok sayıda kişinin hem Efrîn’de hem de Türkiye’de rehin tutulduğunu söyledi.
İki ay gözaltında
İşgal saldırıları başladığında bir akrabasını, çocuklarını ve eşini başka bir şehre gönderdiğini; onları ziyaret etmek için yola çıktığında Türk çeteleri tarafından gözaltına alındığını belirten yurttaş, "Bunun tesadüf olmadığını, takibe alındığını biliyoruz. Gözaltına alınmasının sebebi ise işgal öncesinde Efrîn’de resmi bir kurumda çalışmış olması. Gözaltına alınmasıyla ilgili hiçbir aile ferdine haber verilmedi. İki ay boyunca hapiste kaldı. Bu süre içinde de kimseyle görüştürülmedi. İki ay sonra ise para ödemesi koşuluyla serbest bırakılacağı söylendi. Akrabam 600 euro verip çıkabildi. Bu para size küçük bir para gibi görünebilir. Ama 1 Türk lirası bile 61 Suriye lirasına denk geliyor. Ona göre düşünün" dedi.
İşkence sonrası yaşayamadı
"Her güne şiddetle uyanıyoruz" diyen yurttaş, şunları söyledi: "Özellikle merkezden daha uzak köylerde çetelerin çok baskısı var. Köylülere şiddet uygulanıyor. Yaşlı insanlara dahi saldırıyorlar. Mesela yaşlı Kürt, Arap biriyle sohbet ederken, TC’yi eleştiriyor. Sohbet boyunca Arap da TC’nin varlığını şikayet ediyor. Oysa Arap ihbarcıymış ve yaşlı adamın ağzından laf alıyor. Sonrasında çetelere ihbar ediyor. Çeteler kısa süre içerisinde adamın evini basıp işkence ediyorlar. Yaşlı adam saldırıdan birkaç gün sonra vefat ediyor.
Uzak köylerde artıyor
Bu olay haberlere ‘Hırsızlık yapmak için eve girenler ev sahibini öldürdü’ şeklinde yansıtıldı. Elbette Efrîn’in her yerinde şiddet var, ancak merkeze oranla uzak köylerde daha sık oluyor. Bizim köy merkeze biraz daha yakın olduğu için oralardaki kadar yoğun şiddetle karşılaşmıyoruz.
Araplara verildi
Geçen hafta Halab Today ismindeki TV kanalı Efrîn’de çekimler yaptı. Bu kanal çetelere ait. ABD tarafından finanse ediliyor. Tamamen Kürtlere karşı propaganda yapan bir kanal. Arapları çektiler. Lütfen izleyin*. Programda Kürtlere ait olup Araplara verilen zeytin ağaçları ele alınmış. Efrîn’de Arapların malı, mülkü yoktu. Hepsi Kürtlerden çalındı.
El koyuyorlar
Zeytin ağaçlarının hasadı iki yılda bir olur. Bu yılki hasat zamanında çete üyeleri köylüleri koruduklarını iddia ederek, zeytin ağacı sahiplerinden haraç aldı. İstedikleri para 200 eurodan başlıyor. Ertesi hafta ise başka bir çete grubu geldi. Onlar da zeytin ağacı sahiplerinden haraç olarak zeytin yağı aldılar. Diyelimki toplamda 50 teneke zeytin yağı üretmişiz (Her teneke 16 litre). Bunun 12 tenekesine çeteler zorla el koyuyor. Ayrıca köylülerin zeytin yağlarını satmaları da yasaklandı. Köylüler sadece çetelerin belirledikleri yerlerde zeytinyağını satabiliyorlar. Bu satış yerlerinde ise 16 litrelik bir teneke yağını 8-10 euroya satabiliyoruz.
Hiçbir şeyim kalmadı
Babamdan kalan topraklar, zeytin ağaçları vardı. Miras olarak bana kalmıştı, ancak bunun bürokratik işlemleri için başvuru yapmak istediğimde Araplar o zeytin ağaçlarının hepsini almıştı. Elimde hiçbir şeyim kalmadı, itiraz da edemiyoruz.
Yağmalayabilir, çalabilir
Tanıdığımız bir Kürt avukatın anlattıklarını da size iletmek istiyorum. Müslüman olduğu için Araplar ona güvenmeye başlıyor. Yüksek konumdaki Arapların düzenlediği bir toplantıya katılmış. Bize aktardığına göre o toplantıda bir Arap ‘Türkiye’den ilk günden beridir gelen bir talimat var. Kürtlerin cebinde bir kuruş dahi bırakmamamız söylendi. Yağma yapabilir, çalabiliriz’ demiş.
Talimatlar Türkiye’den
Bu avukatın verdiği bilgiye göre; Efrîn’deki tüm yetkililer, Türkiye ile direkt iletişim halinde. Talimatları oradan alıyorlar. Ajanlaştırma ve ihbarcılık ise had boyutta. Kürtlerin ses çıkarması, ölüm ile sonuçlanıyor. Gözüne kestirdikleri bir Kürt varsa gidip ‘Bunun YPG ile ilişkisi var’ demek yetiyor. O Kürt’ün kurtulma şansı bulunmuyor.
Her köye cami
Efrîn geçmişte Rojava’daki en ‘seküler’ yerdi. Her köye bir cami yapılıyor. İslamlaştırma çalışmaları had safhada. Türk devleti propaganda için bir ilkokulu tümden Türk bayraklarıyla süsleyip videolar çekip paylaştı. Araplaştırma ve Türkleştirme var. Türkler için önemli olan Kürt’ün ve Kürtçenin olmaması.
Kadınlar kapanıyor
Kadınlar için süreç daha ağır. Zorla kapanma yasası yok ama sokakta tacize uğramamak ve farklı görünüp dikkat çekmemek için kapanmak zorundalar. Bu şekilde rahatsız edilmeme şansı artar diye düşünüyor kadınlar.
Êzîdîlere zehir
Êzîdîlerin durumu ise çok daha vahim. Burada onlar için hayat resmen cehennem. Belki DAİŞ’in yaptığı gibi başları kesilmiyor ama her an tacize uğrayıp şiddet görüyorlar. Çünkü Êzîdîler ‘dinsiz’ olarak görülüyor. Korkunç bir nefret var. Hayatı onlara zehir etmeye yeminliler gerçekten.
Hepsi Kürtlere düşman
Başka bölgelerden göç edip Efrîn’e yerleşen çok Arap da var. Onların en fazla yüzde 2’si bize karşı insani yaklaşıyor. Geri kalanların hepsi Kürtlere düşman.
Terk etmeyeceğim
Yurt dışına çıkabilme durumum var ama bu topraklar bizim ve ben bu toprakları asla terk etmeyeceğim.” n HABER MERKEZİ
* Televizyon programın linki:















