40 bin insan dönüş yolunda

Dosya Haberleri —

Efrîn dönüş

Efrîn dönüş

Efrîn İnsan Hakları Örgütü Eşsözcüsü İbrahîm Şêxo ile Efrîn’de başlayan geri dönüş sürecini konuştuk.

  • Ramazan ayının sonuna kadar çok sayıda ailenin Efrîn’e dönmesi hedefleniyor. İnsanların yıllar sonra evlerinde bayramlarını kutlaması çok önemli. Şu an geri dönmek için hazırlık yapan yaklaşık 8 bin aile var.

ERKAN GÜLBAHÇE

Şam hükümeti ile Özerk Yönetim arasında 29 Ocak’ta varılan anlaşmanın 14’üncü maddesinde yer alan, “Efrîn, Şêxmeqsûd, Serêkaniyê’de yerinden edilen kişilerin şehir ve köylerine dönüşünün sağlanması ve bu bölgelerdeki sivil yönetimler içinde yerel yöneticilerin atanması” hükmü pratikte uygulanmaya başlandı. 9 Mart’ta yola çıkan ilk konvoydaki yaklaşık 400 aile Efrîn’e ulaşarak Mabeta, Şiyê ve Cindirês’teki evlerine yerleşti. Efrînlilerin 8 yıl sonra evlerine dönüşüyle bu sürecin hızlanması bekleniyor. Ailelerin bir kısmının bayrama, geri kalanların ise Newroz’a kadar evlerine dönmesi hedefleniyor. Efrîn’e geri dönüş sürecini, sahadaki güvenlik durumunu, yaşanan zorlukları ve evlerine dönen insanların karşılaştığı tabloyu Efrîn İnsan Hakları Örgütü Eşsözcüsü İbrahîm Şêxo’ya sorduk:

Efrînlilerin 8 yıl sonra evlerine döndüğünü görüyoruz. Uzun süredir beklenen bu gelişmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

9 Mart’ta yaklaşık 400 aileden oluşan bir konvoy Efrîn’e döndü. Bu aileler Mabeta, Şiyê ve Cindirês’teki evlerine yerleştiler. Konvoya Özerk Yönetim’e bağlı Asayiş güçleriyle Geçici Şam Hükümeti’ne bağlı güvenlik birimleri eşlik etti. Güvenlik güçleri aileleri evlerine kadar ulaştırdı. Efrîn’e varan konvoy halk tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı. Konvoy oldukça kalabalıktı. Yüzlerce araç ve otobüsle insanlar evlerine döndüler. Zılgıtlarla, alkışlarla, sloganlarla ve yerel kıyafetleriyle kendi kentlerine girdiler. Bu gerçekten tarihi ve çok önemli bir gündü. Uzun yıllar sonra ilk kez evlerini terk etmek zorunda kalan insanlar, varılan bir anlaşma sonucunda yeniden kendi evlerine dönebildiler.

29 Ocak’ta Geçici Şam Hükümeti ile Özerk Yönetim arasında imzalanan anlaşma bu dönüşlerin önünü açtı. Her iki taraf da bu anlaşmanın uygulanması konusunda kararlılık gösterdi ve ilk geri dönüş böyle gerçekleşti. Bu yönüyle bakıldığında 29 Ocak’ta varılan anlaşma çok önemli bir adımdı. Çünkü 8 yıl boyunca evlerini bırakıp gitmek zorunda kalan insanlar, ilk kez bu anlaşma sayesinde yeniden kendi topraklarına dönebildiler. Biz Efrîn İnsan Hakları Örgütü olarak bu anlaşmayı gönülden destekliyoruz. Efrîn’den göç etmek zorunda kalan halkımızın 8 yıllık rüyası yavaş yavaş gerçekleşiyor. İnsanlar yeniden doğdukları, büyüdükleri, anne ve babalarından miras kalan topraklara dönüyorlar. İnsan hakları savunucuları olarak herkesin kendi evinde, kendi toprağında yaşama hakkını savunuyoruz.

Bu geri dönüşler sadece 400 ailenin dönüşü olarak görülmemeli. Biz bunu daha geniş bir sürecin başlangıcı olarak değerlendiriyoruz. Çünkü masada kurulan diyalogun ve varılan anlaşmanın uygulanabildiği görüldü. Bu da hem Efrîn için hem de diğer bölgeler için önemli bir örnek oluşturuyor.

2018’deki işgalle birlikte 300 bini aşkın kişi Efrîn’den göç etmek zorunda kalmıştı. Şu anda nasıl bir tabloyla karşı karşıyasınız?

8 yıl önce Mart ayında insanlar kervanlar halinde Efrîn’i terk etmek zorunda kalmıştı. O günkü tablo son derece acıydı. Bugün ise bunun tam tersini görüyoruz. O gün göç yollarına düşen insanlar, şimdi yeniden kendi evlerine dönüyor. Şu anda yaklaşık 400 aile evlerine döndü. Önümüzdeki günlerde 200 ailenin daha gelmesi bekleniyor. Bu süreç yeni konvoylarla devam edecek. Ramazan ayının sonuna kadar çok sayıda ailenin evlerine dönmesi hedefleniyor. İnsanların yıllar sonra kendi evlerinde bayramlarını kutlaması bizim için çok önemli. Şu anda geri dönmek için hazırlık yapan yaklaşık 8 bin aile var. Bu da yaklaşık 40 bin insan demek. Eğer bu dönüş gerçekleşirse Efrîn’de önemli bir güven ortamı oluşacaktır. Bu durum sadece Efrîn için değil, göç etmek zorunda kalan diğer bölgeler için de örnek olabilir. Çünkü yaşanan tablo bize açıkça şunu gösteriyor: Taraflar masaya oturup sorunları konuştuğunda bir çözüm bulunabiliyor. Bunun en somut örneği de bugün yüzlerce ailenin evlerine dönebilmiş olmasıdır.

Efrîn her anlamıyla işgal edildi; zeytin ağaçlarından, evlere, tarihi yapılara kadar her şey yağmalandı… Aileler, çetelerin yerleştiği evlerini gerçekten geri alabiliyor mu? Bu süreç nasıl işliyor?

Dönen ailelerin büyük bölümü kendi evlerine yerleşebildi. Evleri işgal eden kişilerin önemli bir kısmı evleri boşaltmış durumda. Boşaltılmayan evlerin de boşaltılması için Efrîn yönetimi çeşitli girişimlerde bulunuyor. Efrîn’e dönen 400 aile arasında 11 ailenin evi ya işgalciler tarafından boşaltılmamış ya da evleri yıkılmış durumda. Bu aileler şimdilik Efrîn yönetimi tarafından hazırlanan yerlerde misafir ediliyor ve bir süre burada yaşamlarını sürdürecekler. Yetkililer, işgal altında olan evlerin boşaltılacağını, evi yıkılan ya da kullanılamaz durumda olanlar için de geçici barınma imkânı sağlanacağını söylüyor. Elbette yönetimsel anlamda eksiklikler ve yetersizlikler var. Ancak Esad rejiminin devrilmesinden sonra güvenlik konusunda belli bir ilerleme sağlandığını söyleyebiliriz. Şikayeti olan insanların başvurabilecekleri kurumlar mevcut. Yetersiz olsa da insanlar sorunlarını iletebilecekleri bir mekanizma bulabiliyor.

Burada önemli bir nokta var: Evlerine dönmeyen insanlar mallarını ve mülklerini geri almakta çok daha fazla zorluk yaşayabilir. Bu nedenle insanların geri dönmesini çok önemli görüyoruz. Evine dönmek bir anlamda direnişin de bir parçasıdır. İnsanların atalarından kalan toprakları ve evleri korumaları gerekiyor. İnsan geri döndüğünde ve başvurusunu yaptığında, idari kurumlar üzerinde de bir baskı oluşuyor ve bu da çözümü hızlandırıyor. Evlerin bir kısmı boşaltılmış durumda ama bazı evlerde hâlâ sorunlar var. Ayrıca bazı evlerin ve özellikle bazı zeytinliklerin yağmalandığı ya da tahrip edildiği de biliniyor. Buna rağmen insanlar kendi mülklerinden vazgeçmemeli.

Efrîn’e dönen sivillerin güvenliği en çok tartışılan konulardan biri. Sahadaki güvenlik durumu nasıl? Bugün geri dönen insanlar kendilerini güvende hissediyor mu? Türkiye’ye bağlı güçler Efrîn’den çekildi mi?

Suriye’nin genelinde olduğu gibi Efrîn’de de tam anlamıyla bir güvenlik ve huzur ortamından söz etmek henüz mümkün değil. Ancak geçmiş yıllarla kıyaslandığında durumun belirgin şekilde daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Şu ana kadar evlerine dönen yaklaşık 400 aile, yani yaklaşık 2 bin kişi herhangi bir baskı ya da zorlamayla karşılaşmadan evlerine yerleşti. Konvoy huzurlu bir şekilde Efrîn’e ulaştı ve ciddi bir sorun yaşanmadı. Güvenlik açısından bakıldığında özellikle 2018-2020 yıllarıyla kıyaslandığında bugün durum çok daha iyi. O dönemde bölgede faaliyet gösteren silahlı gruplar oldukça güçlüydü. Bugün ise bu gruplar ciddi ölçüde zayıflamış durumda.

Türkiye’ye bağlı askeri güçler hâlâ bazı noktalarda bulunuyor. Özellikle Raco’ya bağlı Çiyê köyü, Bilbilê’ye bağlı Şêx Xurze Jorîn, Şêrawa ilçesinde Rubarlê Cilbirê ve Basilê bölgelerinde Türkiye’nin askeri üsleri var. Ancak geçmişe kıyasla bu askeri varlığın azaldığını söyleyebiliriz.

Efrîn merkezinde Türkiye’ye bağlı MİT unsurları daha görünürdü. Bugün ise bu kişiler ya bölgeden ayrıldı ya da eskisi kadar açık şekilde görünmüyorlar. Genel tabloya baktığımızda Türkiye’nin daha dikkatli hareket ettiğini ve 29 Ocak’ta varılan anlaşmaya karşı doğrudan bir engelleme görüntüsü vermediğini görüyoruz. İnsanlarımız sahadaki bu değişimi görüyor. Onun için dönüyorlar. Halk kendi toprağına döndükçe ve çoğaldıkça güvenlik de daha kalıcı hale gelecektir.

foto:AFP

Geri dönen insanların hayatlarını yeniden kurabilmesi için ekonomik koşullar da büyük önem taşıyor. Bugün Efrîn’de iş, geçim imkânları ve temel hizmetler ne durumda? Ayrıca geri dönen ailelere herhangi bir destek sağlanıyor mu?

Güvenlik alanında kısmi bir iyileşme olsa da hizmetler ve altyapı konusunda Efrîn’de ciddi sorunlar yaşanıyor. Daha önce Türkiye’ye bağlı yönetim bazı hizmetler sunuyordu. Şu anda ise Halep’e bağlı yönetimin imkânları oldukça sınırlı olduğu için Efrîn’de yeterli hizmet sağlanamıyor. Altyapı oldukça zayıf durumda. Elektrik, su ve diğer temel hizmetler konusunda ciddi eksiklikler var. Bu nedenle geri dönen insanların ilk etapta büyük ölçüde kendi imkânlarıyla hayatlarını sürdürmeleri gerekiyor. Çünkü burada kolay bir yaşam yok. İş imkânları da son derece sınırlı. Efrîn’de şu anda iş bulmak oldukça zor. İnsanların burada adeta sıfırdan yeni bir yaşam kurması gerekiyor. İşsizlik büyük bir sorun. Geçici Şam Hükümeti tarafından şu ana kadar geri dönen ailelere doğrudan bir yardım yapılmış değil. Ancak insanlar henüz çok kısa bir süre önce evlerine döndüler. İlk günlerde daha önce bölgede yaşayan halk birbirine destek oluyor ve ellerindeki imkânları paylaşıyor. Bunun dışında bazı yardım kuruluşları bölgede faaliyet yürütüyor. Kızıl Haç, Xêrxaziya Barzanî ve Komela Bahar gibi kuruluşlar zaman zaman yardımlar ulaştırıyor. Özellikle Xêrxaziya Barzanî uzun zamandır bölgedeki en büyük yardım faaliyetlerinden birini yürütüyor. Ancak ihtiyaç hâlâ çok büyük ve önümüzdeki dönemde hem insani yardım hem de yeniden yaşam kurma konusunda daha ciddi desteklere ihtiyaç duyulacak.

 

* * *

 

Halk ciddi ekonomik sıkıntılar yaşıyor

Halep’te Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd mahallelerinin durumu da sık sık gündeme geliyor. İki mahalledeki güvenlik ve yaşam koşulları nasıl?

Bu iki mahallede en önemli gelişme çatışmaların sona ermiş olmasıdır. Şu anda bölgede aktif bir çatışma yaşanmıyor ve yeni tutuklamalar da görülmüyor. Ancak daha önce tutuklanan bazı kişilerin akıbeti konusunda ciddi belirsizlikler var. Geçmişte yaşanan çatışmalarda siviller hayatını kaybetti, kayıplar oldu, hem sivil hem de askeri kayıplar yaşandı. Çatışmaların sona ermesinden sonra güvenlik kısmen düzeldi ve insanlar yeniden evlerine dönmeye başladı. Efrîn’den Halep’e göç etmek zorunda kalan bazı insanlar da tekrar evlerine dönüyor. Güvenlik açısından ciddi bir çatışma durumu olmasa da zaman zaman hırsızlık gibi olaylar yaşanıyor. Güvenlik boşluğundan yararlanmak isteyen bazı küçük gruplar bu tür olaylara karışabiliyor. Efrîn ile Halep arasındaki yollar da açık durumda. Kontrol noktaları olsa da genel olarak ulaşım sağlanabiliyor. Ancak ekonomik durum burada da oldukça zor. İnsanların büyük bir kısmı işsiz. Daha önce Özerk Yönetim tarafından bu mahallelere belirli bir bütçe ayrılıyor ve insanlar bu bütçeden aldıkları maaşlarla geçimlerini sağlıyordu. Özerk Yönetim bölgeden çekilince bu gelir kaynağı da ortadan kalktı. Bugün Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd halkının büyük bir bölümü ciddi ekonomik sıkıntılar yaşıyor ve yardıma ihtiyaç duyuyor. Xêrxaziya Barzanî ve Komela Bahar gibi yardım kuruluşları zaman zaman bölgeye yardım ulaştırıyor. Ancak mevcut destekler ihtiyacı karşılamaya yetmiyor.

 

* * *

İşgalciler evlerden çıkmıyor

Efrîn’de başlayan geri dönüş süreci Sêrekaniyê ve Girê Spî gibi diğer bölgelere de yayılabilir mi? Bu kentler için benzer bir dönüş planı var mı?

Serêkaniyê ve Girê Spî konusunda durum daha karmaşık. Bu bölgelerde Kürtlere ait evlere yerleşmiş bazı gruplar hâlâ çıkmak istemiyor. Bu da süreci zorlaştırıyor. Ancak 29 Ocak’ta varılan anlaşmaya göre bu şehirlerde işgal edilmiş evlerin de gerçek sahiplerine iade edilmesi gerekiyor. Anlaşmanın kapsamı bu bölgeleri de içeriyor. Buna göre Serêkaniyê’de evlerin boşaltılması ve Kürtlerin geri dönmesi gerekiyor. Güvenliğin de Asayiş güçleri tarafından sağlanması planlanıyor. Fakat şu ana kadar elde ettiğimiz bilgilere göre birçok ev talan edilmiş ve yaşanamaz hale getirilmiş durumda. Bu da geri dönüş sürecini sadece siyasi değil, aynı zamanda insani bir mesele haline getiriyor. Girê Spî konusunda ise bazı görüşmeler yapılıyor ve insanların geri dönmesi için çalışmalar yürütülüyor. Evleri işgal eden grupların çıkarılması yönünde baskılar da uygulanıyor. Ancak Girê Spî’nin Reqa’ya bağlı olması nedeniyle durum biraz daha karmaşık. Bu nedenle henüz tam bir anlaşma sağlanmış değil. Bizim temennimiz şu: Efrîn’de başlayan bu süreç Serêkaniyê ve Girê Spî için de bir örnek olsun. İnsanlar kendi evlerine, kendi topraklarına dönebilsin. Çünkü herkesin kendi doğduğu yerde yaşama hakkı vardır ve biz bunu her bölge için savunuyoruz.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.