İktidar kayyumdan vazgeçmiyor

Kayyum protesto
AKP iktidarı, kayyum atanan belediyelerin çoğundaki beraat ve takipsizlik kararına rağmen işgalini sürdürüyor
- DEM Parti Eşbaşkan Yardımcısı Mehmet Rüştü Tiryaki, kayyum uygulamasının sona ermesi için bırakın kanun değişikliğini, İçişleri Bakanlığı ve valilikler hiçbir işlem yapmasa bütün belediye eşbaşkanlarının görevlerine geri döneceğini söyledi.
- Kayyum uygulamasına son verilmesinin süreci de pozitif etkileyeceğini kaydeden Tiryaki, Mêrdîn, Wan, Dêrsim, Colemêrg, Êlih, Sêrt, Akdeniz ve Esenyurt’ta kayyumdan vazgeçilmesinin Kürt meselesinin çözülmesinde önemli bir adım olarak görüleceğini kaydetti.
AZİZ ORUÇ / İSTANBUL
Kayyum uygulamasının hukuksuz bir şekilde devam ettirildiğini belirten DEM Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Mehmet Rüştü Tiryaki, “İlk etapta bir yasa değişikliğine bile gerek yok” dedi.
Kürtlere yönelik kayyum politikası, özellikle 2016 sonrasında yoğunlaşan bir merkezi iktidar politikasına dönüştü. Bu politika 10 yıldır aralıksız sürüyor. Seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınarak yerine kayyum atanması, sadece bir yönetim değişikliği değil, aynı zamanda halkın siyasi iradesinin görmezden gelinmesi anlamına geliyor. DEM Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Mehmet Rüştü Tiryaki ile kayyum atanan belediyeleriyle ilgi son durumu konuştuk.
Hukuksuz ve dayanaksız
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nden sonra yaygın biçimde belediyelerine kayyum atanmamış olsa da bugüne kadar kayyum atanan belediyelerdeki işgalin sürdüğünü ve hiçbir arkadaşlarının görevine iade edilmediğini hatırlatan Tiryaki, "Kayyum kararı, hukuksuz ve dayanaksız bir şekilde sürdürülüyor” dedi. İktidarın, kayyum atanan belediyelerin birçoğundaki beraat ve takipsizlik kararına rağmen gasp politikasından vazgeçmediğini belirten Tiryaki, örnekleriyle anlattı:
* Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk hakkında açılan üç dosya kayyuma gerekçe gösterilmişti. Biri takipsizlikle, biri de beraat ile sonuçlandı. Diğeri ise kayyumla hiç ilgisi olmayan 2016 Kobanê Kumpas Davası'dır. Buna rağmen hukuksuz gerekçelerle kayyum politikası sürdürülüyor.
* Wan’ın Miks (Bahçesaray) Belediyesi'ne de benzer gerekçelerle kayyum atanmıştı. Belediye Eşbaşkanımız Ayvaz Hazır hakkında beraat kararı verildiği halde hala kayyum uygulaması sürdürülüyor.
* Akdeniz, Mardin, Bahçesaray, Esenyurt ve kayyum atanan diğer belediyeler için birçok kez İdare Mahkemeleri’ne başvurular yaptık fakat kayyum uygulamasının devamı yönünde karar verildi.
Hiçbir şey yapmazsa iade edilir
Kayyum uygulamasının sona ermesi kanun değişikliği gerekmediğini; İçişleri Bakanlığı ve valilikler hiçbir işlem yapmasa bütün belediye eşbaşkanlarının görevlerine geri döneciğini vurgulayan Tiryaki, "Çünkü İçişleri Bakanlığı, iki ayda bir tekrar tekrar karar alarak kayyum yetkisini, arkadaşlarımızla ilgili görevden uzaklaştırma kararlarını uzatıyor. Yani İçişleri Bakanlığı yeni bir karar almazsa , hatta hiçbir şey yapmayıp kalem oynatmazsa bütün arkadaşlarımız geri dönecek. İlk etapta bir yasa değişikliğine bile gerek yok ama iktidar bunu yapmıyor, kayyumda diretiyor, kayyumu dayatıyor, kararı da öyle alıyor.”
Mevcut yasa da Anayasa'ya aykırı
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kayyum uygulamalarının yaygınlaştığını ve 10 yıldır kayyumun bir politika haline geldiğini anımsatan Tiryaki, şöyle izah etti: “5393 sayılı Belediye Kanunu'nda düzenlemeler içeriyor. 43 ve 45. maddelerinde yapılacak bir değişiklikle kayyum uygulamasının dayanağı, bu konuda idareye, bakanlığa, valiliklere verilen takdir yetkisi ortadan kaldırılabilir. Bugüne kadar pek çok kez İdare Mahkemesi’ne başvurarak, 43 ve 45. maddelerin Anayasa’nın 127. maddesine aykırı olduğunu dile getirdik. Anayasa’ya göre, bir seçilmiş belediye başkanı ancak göreviyle ilgili bir suç nedeniyle görevden uzaklaştırılabilir. Belediye Kanunu’nun kapsamı genişletilerek, ‘terör soruşturması’, 'terör davaları’ adı altında kayyum atamaya başladılar. Bu yasa da Anayasa’ya aykırıdır. Ona rağmen kayyum uygulamasını KHK’lerle, ‘terör’ denilerek, meşrulaştırmaya çalışıyorlar.”
Ahmetler nasıl makama dönecek?
İktidar ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Ahmetler makama” diyerek, kayyum uygulamasına son verilmesi yönündeki açıklamasına rağmen İçişleri Bakanlığının tedbir olarak kayyum uygulamasını sürdürmesine tepki gösteren Tiryaki, şunları söyledi: “Kayyumun hiçbir makul ve mantıklı gerekçesi yok. Kürt sorununun ve özellikle çatışmalı sürecin sona erdirilmesi amacıyla Türkiye'de yürüyen ve toplumun geniş kesimlerinin siyasi partilerin destek verdiği bir süreç var. İktidar ise hiçbir yasa, Anayasa değişikliği gerektirmeyen sadece idari yollarla çözülebilecek sorunları çözme konusunda bir adım atmıyor. İktidarın ortağı MHP, ilk günden beri kayyum uygulamasına son verilmesi gerektiğini belirtiyor, ‘Ahmetler makama’ diye çağrı yapıyor. İktidar ise ‘hayır’ diyor. Hiçbir akılla, mantıkla açıklanamayacak bir şekilde iktidar, kayyum uygulamasından vazgeçmiyor.”
Süreci de pozitif etkiler
Kayyum uygulamasına son verilmesinin süreci de pozitif etkileyeceğini kaydeden Tiryaki, şunları ekledi: "Mêrdîn, Wan, Dêrsim, Colemêrg, Êlih, Sêrt ve Esenyurt'ta atanmış kayyum uygulamasından vazgeçilmesi, Kürt meselesinin çözülmesinde de önemli bir adım olarak görülecek. Hükümet bir an önce kayyum uygulamasından vazgeçmeli, kayyum uygulamasına olanak veren düzenlemelerin hepsini yürürlükten kaldırmalı.”
* * *
Yerel yönetim reformu şart
Türkiye’de kayyum uygulamasına son verilse de bunun tek başına Türkiye’de yerel demokrasinin sağlanması anlamına gelmeyeceğinin altını çizen Tiryaki, bunun için yerel yönetim reformuna ihtiyaç olduğunu belirtti.
Tiryaki, şunların altını çizdi: “Geçen yıl Cumhurbaşkanlığı ‘Tasarruf tedbirleri’ konulu bir kararname yayımlandı. Bu kararnameyle belediyelerin yeni bir bina yapma, tamirat, tadilat yapma, araç satın alma, araç kiralama hatta gazete ve dergiye abone olmaları bile Cumhurbaşkanlığının onayına bağlandı. Belediye bir gazete bile alamıyor. Cumhurbaşkanlığının onayı olmadan yeni bina yapamıyor. Binaları tamir edemiyor. Araç alamıyor, kiralayamıyor. Böyle bir durumda yerel demokrasiden veya seçilmiş belediyelerinin yetkilerinden söz edilebilir mi? Elbette edilemez. Belediyelerin farklı birçok yetkisi de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve diğer bakanlıklara devredildi. Dolayısıyla Türkiye'de bir yerel yönetim reformuna ihtiyaç var."
Yerel Yönetimler Özellik Şartı
Mehmet Rüştü Tiryaki, Avrupa Yerel Yönetimler Özellik Şartı’na konulan çekincelerin ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayarak, "Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, belediyelerin yetkilerinin genişletilmesi gerekiyor" dedi.








